LOKMAN HEKİM – SADE BİR HAYAT

Gerçek Tıp – Yitik şifanın izinde ( Sade bir hayat )

DÜNYA SÜRGÜNÜ YAŞADIK

Posted by Site - Yönetici Aralık 15, 2014

aidin_salih-jpg20141109202437

Sürgün hayatta hep yanımdaydı

Özbekistan Halk Hareketi Lideri Muhammed Salih, geçtiğimiz günlerde vefat eden eşi Dr. Aidin Salih’i Yeni Şafak’a anlattı. “Yaşadığımız sürgün hayatta eşim hep yanımda oldu” diyen Salih, eşinin herkese hizmet ettiğini, fakat yaşamı boyunca kendisine hizmet ettirmediğini söyledi.

Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Dr. Aidin Salih’in (71) son anlarını ve uzun yıllar süren evliliklerini, eşi Özbekistan Halk Hareketi Lideri Muhammed Salih anlattı. 40 yıllık evliliklerinde sevgi, saygı ve vefanın hâkim olduğunu söyleyen Muhammed Salih, uzun yıllar yaşadıkları sürgün hayatında eşinin her zaman destekçi olduğunu belirtti. Eşi Aidin Salih’in son günlerinde metaneti asla kaybetmediğini anlatan Muhammed Salih, “Eşim talebelerinin gözyaşları arasında vefat etti” dedi.

DÜNYA SÜRGÜNÜ YAŞADIK
İstanbul’a ilk olarak 1993 yılında Turgut Özal’ın daveti ile geldiklerini dile getiren Muhammed Salih, “Özal ile akşam 20.30’da randevumuz vardı. Fakat yanına gideceğimiz günün sabahı Özal vefat etti” diye anlattı. İstanbul’da 1 yıl kaldıktan sonra, sınır dışı edildiklerini, Abdullah Gül’ün daveti ile 1996 yılında tekrar döndüklerini, ancak 1 yıl sonra tekrar çıkarıldıklarını anlatan Salih, hayatlarının sürgün şeklinde geçtiğini ifade etti. 1999 yılında Norveç’in ardından ABD’nin kendilerini mülteci olarak kabul ettiğini anlatan Salih, 2005 yılında Recep Tayyip Erdoğan’ın kendilerine kapı açtığını belirterek, “2005’ten beri Türkiye’de sorunsuz yaşıyoruz. Sürgün hayatımız İstanbul’da başladı, İstanbul’da bitti.” dedi.

BAŞARDI VE GİTTİ
“Eşim, ‘Ben artık görevimi bitirdim ve gideceğim. Arkamdan ağlamayın, dua edin’ diyerek hayata veda etti diyen Salih, eşinin mezarını da kendisinin seçtiğini aktardı. Salih, “Son günlerinde su içemiyordu fakat ‘inşallah içecek çok sularımız’ olur diye sürekli dua ederdi. Defin yapıldıktan 2 gün sonra eşimin mezarının yanına çeşme yapıldı” dedi. “İbn-i Sina hayranıydı” dediği eşi için Salih, “Modern tıpta kullanılan bazı yöntemlere karşı çıkardı. Sağlıklı yaşamın, doğanın bozulmadan olacağına inanırdı. Ardında sağlıklı bir ilim bıraktı. Ömrünü insanlığa adadı, başardı ve gitti” dedi.

Hiç şikayet etmedi

Muhammed Salih eşinin vefatının ardından kaleme aldığı yazıda şunları yazdı: 2Yârimi İstanbul Anadolu yakasında Karacaahmet mezarlığına defnettim. Hüzünlü şiirlerimin kahramanı olmuş bir hanımefendiyi İstanbul topraklarına gömdüm. Sabır timsali idi. 40 yıl yaşadım onunla. Hayatımızda hep zorluklar vardı, ben ona haksızlık ettim, zulmettim. O ise tüm bunları metanet ile karşıladı. Dudaklarından bir kez olsun şikayet çıkmadı, kızmadı, beddua etmedi. Gözyaşlarını gizledi, bize ise masum çehresi ile yüzlendi. Benim kusurlarımı çocuklarımdan, çocuklarımın kusurlarını benden gizledi. Beni onlara, onları bana methetti. Yapmacık değil, hakiki bir tevazu sahibi idi. Herkese hizmet etti ama kimseyi kendisine hizmet ettirmedi. Kralların hanımları onun yanına geldi ama o bundan asla kibirlenmedi. Anadolu’dan gelen yaşlı kadınlara nasıl ilgi gösterdiyse, devlet yöneticilerine de öyle muamele etti; samimiyet ve sabır ile.’

.

Posted in Diger Konular, GENEL KONULAR | Leave a Comment »

Özbek Hekim Aidin Salih Hayatını Kaybetti

Posted by Site - Yönetici Kasım 9, 2014

Aidin Salih vefat etti,Özbek Hekim Aidin Salih Hayatını Kaybetti

Özbek Hekim Aidin Salih Hayatını Kaybetti

Geleneksel tıbbın üstadı” ve “Zamanımızın Lokman Hekimi” olarak anılan Özbekistanlı Salih, dünyanın birçok ülkesinden 10 binden fazla kişiye sağlık, doğal yaşam ve sade hayat konusunda eğitim verdi.

İslam tıbbı üzerine yaptığı çalışmalarıyla bilinen Özbekistanlı hekim Aidin Salih, hayatını kaybetti.

Yaklaşık 35 yıldır İslam tıbbı üzerinde çalışmalar yürüten ve 20 yıldır ailesiyle Türkiye’de yaşayan 71 yaşındaki Salih, öğle saatlerinde İstanbul’daki evinde hayata gözlerini yumdu.

2011’de Salih’in öğrencileri tarafından kurulan İstanbul Doğal Sağlık Enstitüsünün başkanı ve aynı zamanda Salih’in öğrencisi olan Faruk Günindi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İslam tıbbının esaslarını günümüz diliyle anlatan Salih’in hem Türkiye’de hem de dünyanın çeşitli ülkelerinden çok sayıda öğrenci ve hastası olduğunu, sağlık, doğal yaşam ve sade hayat konularında 10 binden fazla danışanı bulunduğunu belirtti.

Günindi, Salih’in Ukrayna, Özbekistan, Almanya, Norveç, Suudi Arabistan, İngiltere ve Suriye’de çalışmalar yürüttüğünü ve 5 yılda Türkiye’de birçok yere gittiğini ifade etti.

Salih’in en büyük başarısının, “insanların kalbine dokunabilmiş olması” olduğunu belirten Günindi, kendisinin danışanları ile doğrudan temas halinde olduğunu söyledi. Salih’in televizyon programlarını katılmak yerine konferanslarında insanlarla doğrudan iletişim kurduğunu anlatan Günindi, Salih’in çoğu zaman insanlarla direkt temas kurabilmek için mikrofon bile kullanmadığını bildirdi.

Rusya’da tıp, Özbekistan’da biyoloji eğitimi alan Salih’in, başarılı bir hekimken İslam dinini seçtiğini bildiren Günindi, Salih’in, İslam tıbbının kaynaklarına yönelip tüm ömrünü bu kaynakları insanlara ulaştırmaya adadığını söyledi.

Eski Özbek lider Muhammed Salih’in eşi olan Aidin Salih, 2007’de basılan “Gerçek Tıp” adındaki kitabında günümüz yaşam tarzı, sade hayatın önemi ve sağlığı bozan alışkanlıklardan bahsederek bunlara çözüm önerileri getirdi.

H.z Allah Rahmet eylesin. Mekanı Cennet Olsun. Yakınlarının başı sag olsun.

.

Posted in Diger Konular | 4 Comments »

Mazı ve Meşe Palamutları Hangi hastalıklara nasıl uygulanmalıdır.

Posted by Site - Yönetici Kasım 9, 2014

Mazı ve Meşe Palamutları Hangi hastalıklara nasıl uygulanmalıdır.

Mazı ve Meşe Palamutları Hangi hastalıklara nasıl uygulanmalıdır.

Mazı ve meşe palamutları hemen hemen aynı etken maddeleri içerisinde bulunduran şifalı bitkiler dir. Gallik, tanenler, gallik asit, ellagik asit, nişasta ve şeker palamut un başlıca etken maddelerindendir.

Meşe palamudunun kullanıldığı yerler.

Anadolu’da birçok hastalık için kullanılan meşe palamutları ayrıca kahve yapımında da kullanılmaktadır. İkram için hazırlanan kahvelerden farklı olan palamut kahvesi genelde şifa bulmak maksadıyla tüketilmektedir. Şifalı bitki olarak meşe palamudu,

Kabızlık yapıcı etkisinden dolayı ishal vakalarında,Mikrop öldürücü ve kanama durdurucu etkisinden dolayı açık yaraların sarılmasında,İltihap giderici olarak boğaz, göz, karaciğer iltihaplanmalarında,Yine kanama durdurucu özelliği açısından mide kanamalarında,Damarlar üzerindeki yatıştırıcı etkisinden dolayı basur gibi rahatsızlıklarda,Egzama ve arpacık gibi hastalıklarda bolca kullanılmaktadır.

Hangi hastalıklara nasıl uygulanmalıdır.

Meşe palamudu ve kabuğu kaynatılıp, balla tatlandırılıp içildiğinde, boğaz iltihabı, karaciğer iltihabı, göz iltihabına faydalı olur. İshali keser, anjin, basur, mide yanması, mide kanamsı, gastrit, ağız yaralarına faydalıdır.Ağır ishallerde 1 gram palamut tozu günde 2–3 kere yutulabilir.Özellikle iç hastalıklarında( mide yanması, gastrit, ülser vb) 15 gr. palamut kahvesi 1 lt. Suda kaynatılır bal veya pekmez ile tatlandırıldıktan sonra günde 2–3 bardak içilir.Pamuk mazısı denilen bir tür yaraların üzerine sarılarak mikroplara karşı koruma sağlanılır.Meşe yaprakları kabukları ve palamutları kaynatılarak elde edilen su banyodan sonra egzama bölgeleri ve mayasıl için kullanılabilir.

Posted in Diger Konular, GENEL KONULAR | Leave a Comment »

E-471 – Haram Jelatin Nasıl Üretiliyor ?

Posted by Site - Yönetici Ekim 30, 2014

E-471 – Haram Jelatin Nasıl Üretiliyor ?

Posted in Diger Konular, GENEL KONULAR | Etiketler: , | Leave a Comment »

Ev yoğurtlarına evet.. Market yoğurtlarına hayır !!!!

Posted by Site - Yönetici Eylül 15, 2014

Ev yoğurtlarına evet.. Market yoğurtlarına hayır ,Ev yoğurt larına evet.. market yoğurtlarına hayir !!!!,Ev yoğurt larina evet.. market yoğurt larina hayir!!!!

YOĞURDU HAYATINIZDAN ÇIKARIN , ÇÜNKÜ….

Çapa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Yavuz Dizdar, endüstriyel yoğurdun yoğurt olmadığını ve son dönemde artan kanser vakalarında bunun etkisinin ilk sırada olduğunu söyledi.

Kanser hastalığı her geçen gün artıyor.

Etrafımızda her gün birisine kanser teşhisi konulduğunu duyuyoruz. Uzmanlar, kanserdeki bu kadar yoğun bir artışı yalnızca sigara ile alkolle ve obezite ile açıklamanın mümkün olmadığını düşünüyor.

Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi öğretim üyesi Dr. Yavuz Dizdar bu kadar çok hasta ortaya çıkmasını herkesin maruz kaldığı bir etmenle olabileceği görüşünde.

Beslenme açısından da birbirinden çok farklı sosyal statüdeki insanlarda da kanserin görüldüğüne dikkat çeken Dizdar, “şunları hayatınızdan çıkarın diyebileceğiniz neler var” sorusuna şu cevabı verdi:

Biz bilim adamları olarak geçtiğimiz yıllarda bunu çok tartıştık. Birinci sırada olan yoğurt hala ilk sıradaki yerini koruyor. Bizim ülkemizde yoğurt, diğer ülkelere göre açık ara daha çok tüketilen bir üründür. Yoğurt, beslenmeden öte insan vücudunun dengesinin korunması açısından da çok önemlidir.

Bu sözleri ifade eden Yavuz Dizdar, bir noktanın altını çiziyor. “Ama işlemden geçmemiş, endüstriyel yoğurt olmamalı” diyor. Dizdar, endüstriyel yoğurttan niçin uzak durulması gerektiğini de şöyle anlayor:

Çünkü endüstriyel yoğurt, yapay bir ürün.

Ekşimiyor, dolapta bekleyen yoğurdu haftalar boyunca üstten yemeye devam etseniz bir şey olmuyor. Bunu ben defalarca test etmiş biri olarak biliyorum. Biraz dikkat eden herkesin de bildiğini düşünüyorum.

Bir ürün bu kadar çok tüketiliyorsa, bu kadar derin bir değişime gitti ise sorun var demektir. Bir gıdanın bozulma biçiminin dönüşmüş olması, ekşimenin ötesinde küflenmeyi bile atlıyor olması içerikte çok fazla değişiklik yapıldığını gösterir. Kimse kusura bakmasın. Bunlar yoğurt değiller.

Ana fermente ürünün yoğurt olduğunu hatırlatan Dizdar, maalesef Türkiye’de olmazsa olmazın başında yoğurt ve ayranın geldiğini hatırlatıyor.

HER ŞEY SON 10 YILDA DEĞİŞTİ

Türkiye’de yoğurdun bir 10-15 yıl önce kesinlikle böyle olmadığını hatırlatan Dizdar, bu yeni yoğurt yönteminin bilinçli bir şekilde Türkiye’ye dayatıldığını söyledi. Dizdar, bu güçlerin, yoğurda ilişkin Türkiye’deki yasal tebliğleri bile değiştirdiğini ifade etti.

Kendisinin bu konuda eleştirileri gündeme getirdiğinde bazı endüstriyel yoğurt üreticilerinin, “Hocam size bozulmayan yoğurt verdik daha ne istiyorsunuz” diyenlerin olduğunu dile getirdi.

Dizdar, “Peki hayatımızdan her şeyi ile yoğurdu çıkarmalı mıyız?” sorusuna da kesin bir cevap veriyor.

Kesinlikle hayatımızdan çıkarmamalıyız. Tam tersine mümkün olduğu kadar daha çok yer açmalıyız. Ama, endüstriyel yoğurdu bırakıp yoğurdu evde yapmalıyız” diyor.

.

Posted in Diger Konular, GENEL KONULAR | Etiketler: | Leave a Comment »

Gözlerin ağrıdığı halde hurma mı yiyorsun? Ağrımayan tarafıyla yiyorum….

Posted by Site - Yönetici Ağustos 13, 2014

 Tablo (56)

Gözlerin ağrıdığı halde hurma mı yiyorsun? Ağrımayan tarafıyla yiyorum….

Hukemâdan biri oğluna şunları tavsiye etti:
‘Ey oğul! Kahvaltını yapmadan evden çıkma. Çünkü akıl kahvaltı ile yerinde kaldığı gibi, saldırganlık da onunla kaybolur.
Bir de çarşıda göreceklerine karşı isteklerini azalt‘.

Bir hekim şişman birine târiz yoluyla şöyle dedi:
‘Sırtındaki kadifeyi kim dokudu, bunu nasıl temin ettin?
Şişman ‘Buğdayın özünü, genç hayvanın etini yemekle; menekşe ile yağlanıp, keten elbise giymekle temin ettim’ dedi.

‘Perhiz hastalara faydalı, sağlamlara zararlıdır’ denilmiştir.
Bazıları da şöyle söylemiştir: ‘Kendisini (anormal) koruyan kimsenin zararı kesindir. Fakat sıhhatli olması şüphelidir’. Bu söz, sıhhatli bir kimse için tam yerinde söylenmiş bir sözdür.

Hz. Peygamber (s.a.v) Suheyb Rûmî’yi bir gözü ağrıdığı halde hurma yerken gördü ve bunun üzerine şunları söyledi:
Gözlerin ağrıdığı halde hurma mı yiyorsun?
Suheyb ‘Ey Allah’ın Rasülü! Ağrımayan tarafıyla yiyorum‘ dedi.
Bu cevabı alan Hz. Peygamber (s.a.v) gülümsedi.

İhya-i Ulumu’d-Din – İmam Gazâli

Posted in Diger Konular, GENEL KONULAR | Leave a Comment »

Bunları Biliyormuydunuz !

Posted by Site - Yönetici Ağustos 12, 2014

Bunları Biliyormuydunuz !

Hz. Ali (r.a) şöyle demiştir: ‘Yemeğine tuzla başlayan bir kimseden Allah Teâlâ yetmiş çeşit hastalığı uzaklaştırır’.
Kim günde yedi hurma yerse, o hurmalar, onun içinde bulunan bütün tenyeleri öldürür. Hergün yirmibir kırmızı kuru üzüm yiyen bir kimsenin bedeninde şikâyet edecek bir hastalığı kalmaz.
Et, eti bitirir. Yahni (veya et suyu) arapların yemeğidir.
Biskarcat (et ve tavuk çorbası) şişmanlatır ve kalçaları sarkıtır.
Sığırın eti hastalık, sütü şifa ve yağı devadır.
İçyağ ve benzeri şeyler hastalıkların kökünü kazır.
Lohusalı kadın, yaş hurmadan gördüğü şifayı başka bir şeyden görmez.
Balık, bedeni eritir. (Yani kaba ve lüzumsuz etleri eritir ve insanı zindeleştirir).
Kur’an okumak ve misvak kullanmak balgamı söker.
Uzun yaşamak isteyen bir kimse, kahvaltısını erken yapsın, akşam yemeğini (tekrarlasın) ve pabuç giysin.
Halk yağ kullanmaktan daha verimli bir tedavi usulü bulamamıştır.
Refah ve sıhhat içinde yaşamak isteyen bir kimse, cinsi münasebeti ve borcunu azaltsın.

Haccac-ı Zâlim bir doktora ‘Bana öyle bir şey tavsiye et ki, onunla amel edip başkasına muhtaç olmayayım’ dedi. Doktor şöyle tavsiyede bulundu:
Genç kadınlarla evlen.
Etlerden ancak gencecik etleri ye.
Hiçbir şeyi güzelce pişirmeden yeme.
Hastalık olmadan keyfî olarak hiçbir ilâç içme.
Meyvelerin iyi olmuş, tam kıvamına gelmiş olanını ye. Ancak yemeği güzelce çiğnedikten sonra yut.
İstediğin yemeği ye. Fakat üzerine su içme.İçtiğin takdirde o zaman onun üzerine yeme. Küçük ve büyük abdestlerini bekletme.
Gündüz yedikten sonra uyu. Geceleyin yediğin zaman uyumadan önce yüz adım da olsa yürü.
Arapların şu darb-ı meseli de aynı mânâyı taşımaktadır: ‘Kahvaltı et ve uzan, akşam yemeği ye ve yürü’.
Denilir ki: ‘Küçük abdestin bekletilmesi, yolu kapatılan suyun etrafını tahrip etmesi gibi bünyeyi tahrip eder!’
Damarların kesilmesi hastalığa, akşam yemeğini terketmek de ihtiyarlığa sebeptir.[Merceme b. Adî]

Kaynak : İhya-i Ulumuddin – İmam Gazali

Posted in Diger Konular, GENEL KONULAR | 1 Comment »

ŞU MÜBAREK RAMAZAN GÜNLERİMİZDE GIDALARIMIZA DİKKAT EDİYORMUYUZ?

Posted by Site - Yönetici Temmuz 13, 2014

Çarşıdan hazır yufka, börek, çörek, ekmek, pide, baklava ve unlu tatlılar alırken nelere dikkat etmeliyiz

ŞU MÜBAREK RAMAZAN GÜNLERİMİZDE GIDALARIMIZA DİKKAT EDİYORMUYUZ?

PİYASADAKİ UNLAR VE UNLU ÜRÜNLERİMİZ(hazır yufka, börek, çörek, ekmek, pide, baklava ve unlu tatlılar) İÇİN NELER BİLMELİYİZ?…
Çarşıdan hazır yufka, börek, çörek, ekmek, pide, baklava ve unlu tatlılar alırken nelere dikkat etmeliyiz?

GİMDES olarak kurulduğumuz günden beri helal , sağlıklı, hijyenik ve kaliteli ürünleri sertifikalandırıyoruz. Birçok firma da sertifika almak için başvuru yapıyor. Ancak GİMDES olarak hammadde girdileri incelendiği zaman kefil olamayacağımıza karar vererek sertifikalandıramadığımız firmalar bulunmaktadır.

Un ve Unlu Mamüllerde Kritik Noktalar

1- GDO’suz buğday veya tahıl olmalı.
2- Vitamin, enzim gibi katkılar veya mikslerin güvenilir bir helal sertifikası olmalı.
3- Pestisit ve ağır metal riski analizler ile kontrol edilmeli.
4- Unlu mamüller için hidrojene ve esterifiye bir yağ kullanılmamalı ve kullanılacak olan yağın güvenilir bir helal sertifikası olmalı.
5- Unlu mamüllerde kullanılan; sucuk, peynir, zeytin, pekmez, tahin, hertürlü baharat vs.’ningüvenilir bir helal sertifikası olmalı.
Bu ürünlerde kullanılabilen katkı maddeleri:
Enzimler, mayalar, E 300 Askorbik Asit(C vitamini), Bitkisel Yağlar, Emülgatörler(E 471-E477 Mono- ve digliseridler ve modifiye edilmiş formları), E 282 kalsiyum propiyonat, E 281 sodyum propiyonat, E 262 Sodyum diasetat, sirke, E 260 asetik asit, E 280 propiyonik asit, E 200 sorbik asit, E 202 potasyum sorbat ve E 203 kalsiyum sorbat, E 283 potasyum sorbat, Şekerler (Sakaroz,Maltoz,Fruktoz,glukoz), E170 kalsiyum karbonat, E332 Potasyum sitrat, E481 Sodyum stearol-2-laktilat,E422 Gliserol (gliserin)
“Ayrıca, Daha beyaz görünen un elde etmek için, E928 benzoil peroksit ve E924 potasyum bromat gibi kanserojen ve alerjik maddeler beyazlatıcı olarak, E920 Sistain gibi insan saçından ve domuz kılından üretilen ve hacım artırıcı ve hamur geliştirici olarak kullanılan katkı maddeleri de söz konusudur.”

GİMDES bu ürünlerde kullanılan katkıların tüketiciyi hem helallik hem sağlık açısındanriske sokabildiğinden dolayı güvenilir bir Helal sertifikaya sahip olmayan maddelerin kullanılmasına izin vermez ve analizler yaptırarak kullanılmadığını teyit eder.

Piyasada GİMDES’den sertifika alamayanlar veya almayı göze alamayanlar kefalet hukukuna riayet etmeyen yerlerden aldıkları belgelerle haksız kazançları uğruna kardeşlerimizi aldatabiliyorlar. Lütfen araştırın sorgulayın , maddi ve manevi hayatınız sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın.

Kaynak : gimdes.org

Posted in Diger Konular, GENEL KONULAR | 2 Comments »

EKSERİYA DOMUZDAN ÜRETİLEN PROTEİN NASIL ELDE EDİLİYOR?

Posted by Site - Yönetici Temmuz 13, 2014

Ekseriya Domuzdan Üretilen Protein Nasıl Elde Ediliyor

EKSERİYA DOMUZDAN ÜRETİLEN PROTEİN NASIL ELDE EDİLİYOR?

Hayvanın deri artıkları,barsak ve yutakları,işkembe ve kıkırdak artıkları kafa etleri gibi artıklaları kullanılarak enzimatik hirolizasyonu ile elde edilirler. Genellikle yağsız bir etin proteini ile mukayese ettiğimizde bu artıklarda 1/8 oranında protein elde edilir.

- Maliyeti nedir?

Genellikle işe yaramayan üstelik çevre kirliliği yapan bu artıklardan maliyeti çok düşük protein üretimi sağlanmaktadır

- Hangi ülkelerde üretiliyor?

Başta İskandinav ülkeler olmak üzere Almanya, Çin, Brezilya olmak üzere birçok ülkelerde üretilmektedir

- Türkiye’de kullanım durumu ve örnekleri var mıdır?

Tavuk, sığır ve et ürünlerinde yapılan enjeksiyon işlemlerine, sadece Danimarkada değil dünyanın bir çok yerinde ayni yöntem uygulanmakta. Bu yöntem, maliyeti de büyük ölçüde ucuzlatıyor. Et ürünleri önce şıranga ile protein enjekte edildikden sonra, döner, kebab, sosis, sucuk, pastırma olarak satışa sunuluyor. Tavuk ve sığır etlerine hangi protein enjekte edilmekte olduğu ise, analiz yapılmadan bilinemez, etler kasap ve kesimhaneleden çıktıktan sonra et mamülerinin büyük bir kısmı böyle bir şırınga işleminden geçmektedir.

Et mamülleriyle ilgilenen Müslüman İş Adamlarımız, kasaplarımız ve tüketicilerimiz etlerin böyle bir işlemden geçmediğine kesin emin olmaları gerekir. Böyle bir işlemin maliyeti de cok ucuz olduğundan genelde et ürünlerinde böyle bir yöntem uygulanmakta. Mesela bes kilo sığır etine domuz veya bir başka hayvansal protein enjekte yöntemi uygulandığı zaman bes kilo olan sığır eti 7-8 kilo veya daha fazla gelmektedir.

- Hangi ürünlerde kullanılıyor?

Et ve et ürünleri, ilaç sanayi, vucut geliştirme ürünleri, bazı kozmetikler

- Ürünlerdeki domuz proteinini anlamanın bir yolu var mıdır?

DNA testi ile anlaşılabir

- Tüketici bundan nasıl korunur?

Tüketicilerin bu sahtekarlıklardan korunması oldukça güçtür. Bu konuda GİMDES gibi kurumlardan destek almalıdır.

- Bu konuda denetim nasıl sağlanmalı?

Devlet kurumlarının bu kontrolları yapabileceğini düşünmüyoruz.Böyle bir denetimi yapabilmesi için evvela inanması gerekir. Bu tür proteinlere ithal kapılarını açan devletin bizatihi kendisidir.

Kaynak : gimdes.org

Posted in Diger Konular, GENEL KONULAR | Leave a Comment »

Tomografi Hiroşima gibi!

Posted by Site - Yönetici Temmuz 6, 2014

Tomografi Hiroşima gibi!

Tomografi Hiroşima gibi!

Vücüdun maruz kaldığı radyasoyn Hiroşima’da atom bombasından kurtulan kişilerdeki kadar
Normal röntgenden onlarca kat fazla radyasyon verilmesine neden olan tomografi çekimlerine İngiliz Sağlık Bakanlığı’ndan yasak geldi. Sağlıklı kişilerin vücut tomografisi çektirmesi yasaklandı. Bakanlığa göre, vücüdun maruz kaldığı radyasoyn Hiroşima’da atom bombasından kurtulan kişilerdeki kadar

İNGİLİZ Sağlık Bakanlığı önceki akşam çok kritik bir karara imza atarak sağlıklı kişilerin vücut tomografisi çektirmesine yasak getirdi. Bu yasağa gidilmesine gerekçe olarak tomografi sırasında yayılan ve vücuda nüfuz eden radyasyon oranının çok yüksek olması gösterildi. Tomografi çektirmek geçen yıllarda osteoropoz, kalp rahatsızlığı, damar tıkanıklığı ve diyabet gibi hastalıkları önceden tespit edebildiği için sağlık uzmanları tarafından sıklıkla tavsiye ediliyordu. Sağlıklı bireylerin her 5 yılda bir tomografi çektirmesini öneren doktorların bu tavsiyesi üzerine harekete geçen bakanlık tüm vücudu tarayan tomografinin normal bir röntgenden 400 kat daha fazla radyasyon yaydığını tespit edince yasak kararı aldı. Tomografiye sağlıklı giren her 50 hastadan birinin maruz kalınan radyasyon nedeniyle çekim sonrasında kansere yakalandığı belirtildi.

1 tomografi 442 röntgene bedel

Yayınlanan raporda sık tomografi çektirenlerin vücutlarındaki birikmiş radyasyon seviyesinin II. Dünya Savaşı’nda Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan atom bombalarından kurtulanlarla eş seviyede olduğu belirtildi. Sıradan bir röntgen vücudu görüntülemek için tek bir ışın gönderirken tomografide daha detaylı bir görüntü elde etmek için art arda birçok ışın gönderiliyor. 2009 sonunda California Üniversitesi’nde görevli Prof. Rebecca Smith-Bindman’ın 1.119 kişiyi inceleyerek yürüttüğü araştırmada tek bir tomografinin 442 göğüs röntgenine ve 74 mamografiye (meme röntgeni) eş oranda radyasyon yaydığı ortaya çıkmıştı. Uzmanlar tomografideki bu riske karşın MR’ın hiçbir yan etkisi olmadığı konusunda görüş birliğine vardı. MR çekimleri sırasında sadece radyo dalgaları kullanılıyor. Bunlar da insan sağlığına zararsız.

Etkileri 30 yıl sonra ortaya çıkar

* Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta

Türkiye’de bir çok insan tomografi çektiriyor. Hastaya x ışınlarının yani radyasyonun verilmesi kansere sebep olan şeydir. Bunlar vücutta kalıcı olduğu için yok edilemez. Hiç şikayeti olmayan bir kişiyi teşhis edelim diyerek tomografiye sokulmaz. İnsan tomografi çektirdiği anda kanser olmuyor. 30 ya da 40 yıl sonra ortaya çıkıyor.

* Prof. Dr. Murat Kınıkoğlu

Diğer tetkiklere göre üstün yönleri var ama kanser riskini artırması büyük bir dezavantaj. Baş ağrısı nedeniyle tomografiye giren 10 bin hastadan birinde beyin tümörü çıkıyor. Zararlı madde X ışınıdır. Tomografilerde, basit röntgen tetkiklerinden 50-200 kez daha fazla X ışını alınır. Küçük yaştakilerde ve hamile kadınlarda radyasyona bağlı kanserojen etki daha çoktur.

.

Posted in Diger Konular, GENEL KONULAR | Etiketler: | Leave a Comment »

Hazreti Allah ve Resulu’nun Sağlık Hakkındaki tavsiyeleri.

Posted by Site - Yönetici Mayıs 27, 2014

Water Red Heart

Hazreti Allah ve Resulu’nun Sağlık Hakkındaki tavsiyeleri.

Sıhhatli olmak en büyük nimetlerdendir. Çünkü, dünyayı kazanmak da, ahreti kazanmak da sıhhatle mümkündür. Peygamberimiz A.S. da sağlık hakkında şöyle buyurmuştur:

“* Sizlerden her kim vücutça sağlıklı, nefsinden, malından korkusuz ve huzurlu, günlük yiyeceği de yanında olarak sabahlarsa, sanki dünyanın bütün nimetleri kendisinde toplanmış gibi olur (Tirmizi zühd Hadis 2346).”

Yine benzer bir hadislerinde aynı konuya işaret etmişlerdir:

“*Emniyetli (Korkusuz) yaşamak ve sağlıklı olmak iki büyük nimettir ki, insanlardan pek çoğu bu iki nimetten mahrumdur” (İ. Sünnî vr. 10b).

Yine bir başka hadislerinde;

“ Sağlık lı mümin, hastalıklı müminden daha iyi, daha üstün ve Allah’a daha sevimlidir” buyurmuşlardır (İbni Mâce zühd Hadis 4168) .

Bir başka hadislerinde de;

“* Ey insanlar! Şüphesiz ki dünyada insanlara, imân ve sağlıktan daha kıymetli bir şey verilmemiştir. Böyle olunca, yüce Allah’tan bunları isteyiniz” buyurdu (Müsned 1/8).

İslâmiyet, sağlık noktasında koruyucu hekimliği ön plâna çıkarır. Bir başka ifâde ile, hastalıkların sebeplerini dikkate verir ve bunlara riayet edilmesini ısrarla ister. Bu hususta özellikle az yeme tavsiye edilmektedir.

Nitekim bir hadislerinde Peygamber A. S.

“* İnsanoğlu midesinden daha zararlı bir kap doldurmamıştır. İnsanoğluna belini doğrultacak birkaç lokma kâfidir. Mutlaka yemesi gerekirse, midesinin üçte birini yemeye, üçte birini içmeye, üçte birini de nefes alıp vermeye (havaya) bırakmalıdır” buyurmuştur (Tirmizi zühd Hadis 2380).

Çok yeme, pek çok hastalığın sebebi olarak gösterilmiştir:

Bir çok hastalığın gerçek sebebi çok yemedir” (C. Sağır 1/36) .

Yine bir başka hadislerinde aynı konuya işaret etmiştir:

Allah’a en sevgili olanınız; az yiyenleriniz, vücut bakımından da hafif olanlarınızdır
(Kenzü’l Ummal 3/7084).

Sağlığın muhafazası için her türlü tehlikelerden uzak durulması istenir.
Nitekim Peygamber A.S.

 Her kim korkuluksuz bir damda yatıp uyur da, geceleyin damdan düşüp ölürse sorumluluğu kendisine aittir. Her kim de fırtınalı bir zamanda deniz yolculuğuna çıkar, fırtınaya yakalanıp ölürse, bunun da sorumluluğu kendisine aittir” buyurmuştur (Müsned 5/79, 271).

Yine Peygamber A.S. kirli ve pis şeylerden sakındırmıştır:

Her kim elinde et kokusu (bulaşığı) olduğu halde, yıkamadan yatıp uyur, bu sebeple de kendisine bir şey isabet ederse, ancak kendisini suçlasın” (Ebu Davud etime Hadis 3852)

Cenab-ı Hak, dünyada imtihanın gereği , pek çok hikmetlerine binaen, insanların da sünnetulah’a riayet etmemesinin bir sonucu olarak, insanlara bir takım hastalıklar vermektedir. Bununla beraber, bütün hastalıkların da tedâvi çarelerini halk etmiştir.

İsrâ Suresi’nin 82. âyetinde Cenab-ı Hak,

Biz Kur’an-ı kerimi müminler için bir şifa ve rahmet olarak indirdik” buyurmaktadır.

Yunus Suresi’nin 57. âyetinde ise,

Ey insanlar! (İşte bu Kur’anı kerim) size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerde olan dertlere bir şifa, müminler için doğru yolu gösteren bir hidayet ve rahmet olarak gelmiştir.” ifadesi yer alır.

Peygamber A.S. da;

İki şeyde şifa vardır. Kur’anı kerim okumakta ve bal şerbeti içmekte” buyurmaktadır
(Hakim tıp 4/200) .

Peygamberimiz A.S. her hastalığın tedâvisinin mümkün olduğunu beyan etmiştir:

 haz. Allah, şifasını vermediği hiçbir hastalık yaratmamıştır” (Buhari, tıp Hadis 7/12) .

Bir başka hadislerinde de şöyle buyurmuşlardır:

Ey Allah’ın kulları tedavi olunuz! Çünkü haz. Allah, ölüm ve ihtiyarlıktan başka şifasını vermediği hiçbir hastalık yaratmamıştır” (İbni Mâce, tıp Hadis 3436) .

Şerife Şevval Kardelen Hocamıza Bu Güzel Yazı İçin Teşekkür Eder Sizlerinde Dualarını Bekleriz.

Posted in Diger Konular, GENEL KONULAR | Leave a Comment »

Ayva, göğüsteki sıkıntıyı, ağrıyı gide­rir, gönlü (kalbi) ferahlatıp kuvvetlendirir

Posted by Site - Yönetici Mayıs 16, 2014

Ayva,Lokman Hekim aleyhisselam

Ayva, göğüsteki sıkıntıyı, ağrıyı gide­rir, gönlü (kalbi) ferahlatıp kuvvetlendirir

Lokman Hekim aleyhisselam, şifalı bitkiler ve hastalıklarla uğraşmaya 17 yaşında başlar.

500 altmış sene yaşar.

543 senelik ömrünü hekimlikle geçirir.

İnsanlık, sağlık alanında böyle büyük tecrübe abidesinin formülleriyle devrim yaşamıştır.

Yemin ederim ki, biz Lokman’a Allah’a(C.C.) şükret diyerek hikmeti verdik.” (Lokman Suresi, âyet:12)
Ayet-i kerîmede belirtilen hikmet, otların dilinden anlama, hastalıkları görme, nedenini bilme yeteneği demektir.

Peygamber’imiz “Ayva, göğüsteki sıkıntıyı, ağrıyı gide­rir, gönlü (kalbi) ferahlatıp kuvvetlendirir“( C; Sağir, 2/80)

Peygamber’imiz üzüm için “Kuru üzüm ne güzel gıdadır. Sinirleri kuvvetlendirir, yorgunluğu giderir, ağız kokusunu güzelleştirir, gönlü hoş eder, üzüntü ve kederi giderir (C. Sağrir 2/53’ı F. Kadir 4/340.) buyurmuşlardır.

Denizden taze et (balık eti) yeme­niz ve ondan takınacağınız bir süs eş­yası (inci) çıkarmanız için denizi em­rinize veren O’dur. Gemilerin denizde suları yara yara gittiklerini de görü­yorsunuz. Bütün bunlar O’nun ihsan­larını aramanız ve nimetlerine şükretmeniz içindir.”( Nahl Suresi, 14.)

Sizlere şu çörek otunu tavsiye ederim. Zira bunda ölümden başka birçok hastalık için şifa vardır.“(C.Sağir,2/53; F.Kadir, 4/338.)

Çörek otu yarım baş ağrısına, yüz ve ağız bölgesinin felçlerine, uyku hastalığına, unutkanlığa, baş dönmesine ve nefes darlığına karşı faydalıdır.”(Buhari Tıp 7/14; İ. Mâce, Tıp H.3448))

Cenâb-ı Hakk’ın Kur’an’ı kerimde dikkat çektiği meyvelerden birisi nar. Bu meyveyi öven Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) özel bir yanına işaret ediyor: “Her narda mutlaka cennet sularından bir damla vardır.” Bu hadisi şerif sebebiyle İslâm âlimleri narın tek bir tanesinin bile yere düşürülmesini doğru bulmuyor.

Bu yazı icin  Şerife Şevval Kardelen Hoca Hanıma Teşekkür Ederiz.

.

Posted in Diger Konular, GENEL KONULAR | 1 Comment »

Kekik ve kekik yağının faydaları

Posted by Site - Yönetici Mayıs 9, 2014

Kekik ve kekik yağının faydaları

Kekik ve kekik yağının faydaları

1- Üst solunum yollarına iyi gelir, öksürük, boğaz iltihaplanması, astım, bronşit gibi hastalıklarda etkilidir.
2- İştah açar.
3- Hazmı kolaylaştırır, idrar ve gaz söktürür.
4- Sindirime faydalıdır.
5- Derideki yaralara ve böcek ısırıklarına sürülürse yararlı olur. Akne tedavisinde temizleyici ve iyileştirici etkileri vardır.
6- Böbreklerdeki ve bağırsaklardaki mikropları öldürür.
7- Bağırsak kurtlarını düşürmeye ve bağırsak iltihaplarının iyileşmesine yardımcı olur
8- Vücudu kuvvetlendirir.
9- Kekik yağı romatizma ağrılarını hafifletir ve vücuttaki diğer yağların parçalanmasını sağlar. Kan dolaşımını düzenler ve kan şekerini düşürür.
10- Kalp çarpıntılarını keser. Stres ve uykusuzluğa iyi gelir.

.

Posted in Diger Konular, GENEL KONULAR | Etiketler: | Leave a Comment »

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 229 takipçiye katılın