Su orucu nedir?
Posted by Site - Yönetici Temmuz 5, 2009
Su orucu nedir?
Su orucu yılda en az bir kere, 21 gün (gün sayısı değişebiliyor) yapılan bir sağlık kürü. Ancak ikinci ve üçüncü yıldan itibaren gün sayısı 17 ve 15′e daha sonra ideal kilonuza ulaştığınızda ise sadece 10 gün yaptığınızda gerekli arınmayı sağlayan bir yöntem. Her saat başı su içilmek suretiyle uygulanıyor. Vücudunuzu her türlü kimyasal atıklardan, genetiğiyle oynanmış yiyeceklerin zararlarından, kanserojen etkisi taşıyan ve vücutta blokaj oluşturan zararlı maddelerden arındırıyor. Mutlaka doktor kontrolünde yapılması gerekiyor. Ülkemizde su orucunu bilen ve uygulayan kişi Özbekistanlı Aidin Salih. Ukrayna’nın Lugansk şehrindeki tıp kolejini bitiren Salih, daha sonra Taşkent Devlet Üniversitesi Biyoloji Fakültesi’nden mezun olmuş. Salih’in tıp doktoru unvanı yok ama aldığı eğitim doğrultusunda kendini su orucu alanında geliştirmiş.
Nasıl yapılıyor?
Su orucu saat başlarında su içilerek yapılan bir kür, ancak belli aşamaları var. Nasıl yapılacağı da kişiye göre değişebiliyor. Münir Arıkan, aşağıdaki yöntemi Aidin Salih’in denetiminde uygulamış.
1. gün; sadece pişmemiş ham sebze ve meyve yiyorsunuz. Akşamında 1 kaşık İngiliz tuzunu bir bardak suda eritip içiyorsunuz. Bu, bağırsaklarınızı temizliyor. Su orucunda bağırsak temizliğinin önemi büyük. Çünkü, bağırsak iç çeperindeki zifte benzer birikimler, batın (gövdenin, göğüs ve pelvis bölgeleri arasındaki kısmı) bölgesinde kirlenme, kısmi zehirlenme ve toksit birikintisi oluşumu ile enfeksiyona davetiye çıkartıyor, vücut hararetini artırıyor. Beslenme, bağırsak iç çeperi kanalıyla oluyor. Oradaki kılcal-emici uçlar, yediğimiz besinleri emmese, yediğimiz hiçbir şeyden en ufak bir besin ve kalori değerini vücudumuza alamayız. Bağırsak temizliği ile bunu daha sağlıklı bir yapıya kavuşturuyorsunuz. İngiliz tuzu, müshil etkisi yaparak bağırsakları temizliyor. Eczanelerde satılan lavman seti ile de bağırsak temizliği yapılabiliyor.
2. gün sabah 2 limonu sıkıyorsunuz. 1 litre suya 2-3 kaşık kaliteli bal karıştırıyorsunuz. 2. günden itibaren her sabah kalkar kalkmaz yarım çay bardağı bu limonatadan içiyorsunuz. 1 saat sonra her saat başı bir bardak su içiyorsunuz. Günlük 2-3 litre su içiliyor.
Her 4. günde; lavman seti ile veya İngiliz tuzu ile bağırsak temizliği yapıyorsunuz.
Sadece oruç tutmak yeterli değil elbette, sabah ve akşam 2 km yürümek gerekiyor.
Şifa orucu süresinde hızlı kilo verildiği için vücut metabolizma hızı yavaşlıyor. Yaklaşık olarak metabolizma hızı 1/3′e düşüyor. Yani su orucundan önce metabolizmanız günde 2 bin 400 kalori yakabiliyorken diyetten çıkarken bu rakam 700′lere iniyor. Bu sebeple, oruç esnasında ve sonrasında muhakkak surette, metabolizma hızını artıracak etkin spor faaliyetleri, ona uygun ve kesinlikle taviz vermeden uygulanan bir beslenme düzeni ve ilave metabolizma hızı artırıcı destekler -eczane veya diyetisyenlerden alınabilir- almak gerekiyor. Bunu yapmazsanız, verdiğiniz kiloları yeniden alıyorsunuz. En azından günlük spor ve yürüyüş bile yeterli oluyor ama sürekli yapılması ve bırakılmaması kaydıyla.
Su orucunun tek sakıncası var; eğer beyin olarak tam hazır değilseniz sıkıntılı bir süreç yaşayabilirsiniz. Dolayısıyla iyice ikna olmadan ve tam inanmadan yapılmaması lazım. İlk 3 gün ufak-tefek baş ve ayak ağrısı olabiliyor. Bu durumda zeytinyağı ile vücut masajı yaptırabilirsiniz.
Su orucu’yla hem sağlık hem huzur bulun
Çağımız insanının en büyük dertlerinden olan fazla kilolarınızdan ’su orucu’ ile kurtulabilirsiniz. Bu yöntem, yılda en az bir kere 21 gün yapılan bir sağlık kürü. Yurt dışında “Water fast ve water treatment” adıyla açılan su orucu klinikleri henüz ülkemizde yok ama meraklısı gün geçtikçe artıyor.
İnsan kaynakları alanında verdiği seminerle tanınan Münir Arıkan bu isimlerden biri. Alerjik astım, yüksek tansiyon ve böbrek hastası olan Arıkan su orucu sayesinde sağlığına kavuştuğunu söylüyor. Üstelik 25 günde 22 kilo zayıflamış. Arıkan, bu yöntemin faydalarını anlatmak için bir seminer programı bile hazırlamış.
‘İnsan kaynakları’ dünyasının içinde olanlar Münir Arıkan ismini yakından tanır. İletişim ve farkındalık, zaman ve yaşam yönetimi, takımdaşlık, motivasyon ve stres yönetimi gibi birçok alanda şirketlere seminerler verir kendisi. Aynı zamanda Türkiye’nin ilk aile ‘koç’larından biridir. Münir bey, son bir yıldır seminer programına yeni bir alan eklemiş. Konu başlığı, “25 günlük şifa orucu”. Oruç deyince ramazanda yerine getirdiğimiz ibadet akla gelmesin. Bu uygulama bir tür su ile zayıflama ve hastalıklardan kurtulma yöntemi. ‘İnsan kaynakları ile ne alakası olabilir?’ diye düşünebilirsiniz. Pek ilgisi yok gibi görünüyor ancak bu tür eğitimler veren uzmanların yaşamları ve görünümleriyle muhatap oldukları insanlara model olmaları önemli. Münir bey de, “Karşımdaki insanlara iradenize sahip olun derken, göbeğime bakmalarından çok rahatsız oluyordum.” diyerek durumu özetliyor.
Su orucu sadece zayıflamak için uygulanmıyor, hastalıkları da tedavi ediyor. Uzun yıllardır alerjik astım, yüksek tansiyon ve böbrek hastası olan Münir Arıkan, şifayı su orucunda bulunca gönüllü olarak bu orucun faydalarını seminerlerle herkese anlatmaya karar vermiş. Arıkan, “2006 mayıs başında alerjik astımım iyice azmış, her gün iki-üç hap ve geceleri sadece spreyle rahat nefes alabileceğim bir durumda mücadele ediyordum. Üstelik kilom da üç haneli rakamlara ulaşmıştı. Su orucunu üç yıldır uyguluyorum. Bu yıl yaptığım kür geçen hafta bitti. Her saat başı su içerek 25 gün geçirdim. 22 kilo zayıfladım. Sonuçtan çok memnunum. Üç yıl içinde bütün rahatsızlıklarım geçti.” diyor.
Arıkan’ın anlattığına göre yurt dışında birçok su orucu kliniği var. ‘Water fast ve water treatment’ adıyla kurulan klinikler, özellikle Çin, Hindistan, Kanada, ABD, İsveç ve Fransa’da oldukça yaygın. Su orucu aslında farklı din mensupları tarafından yüzyıllardır uygulanan bir arınma şekli. Budist rahiplerden, Hıristiyan keşişlere, Yahudi hahamlardan, Müslüman din adamlarına varıncaya kadar hemen her dinin mensubu hayatları boyunca bu yöntemi uygulamış. Zaten Peygamberimiz de, “Midenin üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini de havaya ayırın.” dememiş miydi? Zaman gazetesi Cuma eki
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=865351&title=su-orucuyla-hem-saglik-hem-huzur-bulun
Bu yazıyı Nermin isimli ziyaretçimiz yorum olarak yazmış bende ana sayfaya aldım ki herkes istifade edebilsin diye. Nermin hanıma teşekkür ederiz.
…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..
SU ORUCU
Çağımız insanının en büyük dertlerinden olan fazla kilolarınızdan ‘su orucu’ ile kurtulabilirsiniz. Bu yöntem, yılda en az bir kere 21 gün yapılan bir sağlık kürü. Yurt dışında “Water fast ve water treatment” adıyla açılan su orucu klinikleri henüz ülkemizde yok ama meraklısı gün geçtikçe artıyor.
İnsan kaynakları alanında verdiği seminerle tanınan Münir Arıkan bu isimlerden biri. Alerjik astım, yüksek tansiyon ve böbrek hastası olan Arıkan su orucu sayesinde sağlığına kavuştuğunu söylüyor. Üstelik 25 günde 22 kilo zayıflamış. Arıkan, bu yöntemin faydalarını anlatmak için bir seminer programı bile hazırlamış.
‘İnsan kaynakları’ dünyasının içinde olanlar Münir Arıkan ismini yakından tanır. İletişim ve farkındalık, zaman ve yaşam yönetimi, takımdaşlık, motivasyon ve stres yönetimi gibi birçok alanda şirketlere seminerler verir kendisi. Aynı zamanda Türkiye’nin ilk aile ‘koç‘larından biridir. Münir bey, son bir yıldır seminer programına yeni bir alan eklemiş. Konu başlığı, “25 günlük şifa orucu“. Oruç deyince ramazanda yerine getirdiğimiz ibadet akla gelmesin. Bu uygulama bir tür su ile zayıflama ve hastalıklardan kurtulma yöntemi. ‘İnsan kaynakları ile ne alakası olabilir?‘ diye düşünebilirsiniz. Pek ilgisi yok gibi görünüyor ancak bu tür eğitimler veren uzmanların yaşamları ve görünümleriyle muhatap oldukları insanlara model olmaları önemli. Münir bey de, “Karşımdaki insanlara iradenize sahip olun derken, göbeğime bakmalarından çok rahatsız oluyordum.” diyerek durumu özetliyor.
Su orucu sadece zayıflamak için uygulanmıyor, hastalıkları da tedavi ediyor. Uzun yıllardır alerjik astım, yüksek tansiyon ve böbrek hastası olan Münir Arıkan, şifayı su orucunda bulunca gönüllü olarak bu orucun faydalarını seminerlerle herkese anlatmaya karar vermiş. Arıkan, “2006 mayıs başında alerjik astımım iyice azmış, her gün iki-üç hap ve geceleri sadece spreyle rahat nefes alabileceğim bir durumda mücadele ediyordum. Üstelik kilom da üç haneli rakamlara ulaşmıştı. Su orucunu üç yıldır uyguluyorum. Bu yıl yaptığım kür geçen hafta bitti. Her saat başı su içerek 25 gün geçirdim. 22 kilo zayıfladım. Sonuçtan çok memnunum. Üç yıl içinde bütün rahatsızlıklarım geçti.” diyor.
Arıkan’ın anlattığına göre yurt dışında birçok su orucu kliniği var. ‘Water fast ve water treatment’ adıyla kurulan klinikler, özellikle Çin, Hindistan, Kanada, ABD, İsveç ve Fransa’da oldukça yaygın. Su orucu aslında farklı din mensupları tarafından yüzyıllardır uygulanan bir arınma şekli. Budist rahiplerden, Hıristiyan keşişlere, Yahudi hahamlardan, Müslüman din adamlarına varıncaya kadar hemen her dinin mensubu hayatları boyunca bu yöntemi uygulamış. Zaten Peygamberimiz de, “Midenin üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini de havaya ayırın.” dememiş miydi?
Meryem Hatice










islami sohbet demiş
Very nice to blogs
YUSUF ATTİLA demiş
Özbekistanlı Aidin Salih bey e nasıl ulaşbilirim tlf varmı ?
meryem hatice demiş
Aidin salih hanımefendinin sitede videoları mevcut,izlemenizi tavsiye ederim.İrtibat sağlayan kişinin telefonunu site yöneticisi arkadaştan alabilirsiniz.
bahar demiş
merhaba ben anlamadım ,21 gün boyunca sebze ve meyve mi yiyeceğiz.2.gün ve 4. gün neler yapılacağı yazılmış hep aynı mı olacak anlamadım açıkalrsanız sevinirim..
meryem hatice demiş
Hayır bahar hanım sebze ve meyve ilk gün sizi alıştırmak için,zaten yukarıda yazmış su orucunun özelliklerini ,ilk gün meyve ve sebze 2. gün limonata diğer geriye kalan 19 günde sabah o limon karışımından biraz içiyor sonra da hep su içiyorsunuz.Mutlaka bilen birinin gözetimi altında yapmalısınız.21 günden önce ilk 36 saatlik su oruçlarını denemenizi öneririm vücudun alışması açısından sonra gitgide saat ve gün sayısını arttırırsınız.
ikinci el eşya demiş
Evet Maranki Le Başvuralım
tugba demiş
yani 21 gün boyunca yemek yemıyor muyuz? :S
sena demiş
Merhaba,
Bundan 7 ay önce 17 günlük bir su orucu yapmıştım. Konuyla ilgili araştırma yapmıştım.
6 haftalık hamileyim, acaba 3 gunluk veya 10 gunluk oruçları uygulamamda bir sakınca olur mu? Gebeliğin ilk 3 ayında bir mahzuru var mı onu ögrenmek istiyorum. İlginize teşekkür ederim.
yuc demiş
sena hanım diyet hamilelere uygun değil ve bu diyeti yılda 2 kere yapmak da sakıncalı sonuçlar doğurabilir
iyi günler dilerim
meryem hatice demiş
Sena hanım hamileliğinizin ilk 3 ayı içerisinde 36 saat ve 3 günlük açlıkları yapabilirsiniz.Ancak 3 aydan sonra düzenli bir şekilde yediklerinize dikkat ederek beslenebilirsiniz.
tek hece demiş
Ben kimyagerim bizim lisans egitimimizde besin kimyasi diye bir ders vardi orada hocamiz kontrolsuz diyet yapmamin geriye donusu olmayan hastaliklara neden olacagini soylemisti. Bu hastaliklarin nedenininde insanin gunluk almasi gereken esansiyel aminoasitler olmasidir. Esansiyel aminoasitler insan vucudunda sentezlenmeyip sadece disaridan alinarak vucut gereksinimi giderildigini biliyuorum. simdi sadece limonlu balli su ile bu karsilanabilirmi? bu konuda uzmanlar ne diyor cok merak ettim.
meryem hatice demiş
dr.hanımın videolarını siteden izleyebilirsiniz.Bu alanda kendisi uzmandır ve bu kürler sayesinde birçok hastası şifa bulmuştur.
Munir Arikan demiş
Sevgili Hocam,
Gülhan Abi, Sizinle tanıştığıma o kadar müteşekkirim ki, anlatamam. İyi ki varsınız. Hayatimizin daha iyi ve güzel olması için gerekli tüm bilgileri en doğru bir şekilde alabileceğim bir Dostum var. O da Sizsiniz. Çok şukur J
Tavsiyelerine uyacağım.
Munir Arikan demiş
Hocam aşağıdaki sorularımı cevaplayabilirseniz sevinirim;
100 kg.dan 25 günde 80 kg.’ya duştum, çok şukur. Boyum 1.79 cm. Dolayısı ile 76 – 77 kg. ‘a mi düşmem lazım. Daha 3-4 kilo vereyim mi?
İlaçları bıraktım çok şukur Astım alerji belirtileri de bitti. Artık daha rahat nefes alıyorum ham dolsun. Ama yine de akciğeri güçlendirmek için, ilave bir şeyler yapmam lazım mi?
Karaciğer temizlemesini ne zaman yapmam lazım?
Sağ kolumda 22 yıldır gedmeyen bir adale srampi vardı. Masa tenisi oynarken oluşmuştu. Simdi gecen ay bir ters hareket yapmıştım ve dirsek altında da ikinci bir spazm veya kramp gibi bir şey oluşmuştu, oruca başlamadan önce. Simdi biraz daha fazla belirgin. Bunu gidermek için ne yapabilirim. (Masaj? Zeytinyağı, hareket, yoga??? Ne tavsiye edersiniz?)
Kefiri ne kadar içebilirim? Günün hangi vaktinde içmek lazım? Aç ? Tok? Sabah ? Aksam?
Sirkeyi kullanmak istiyorum. Salatalarda kullanabilir miyim?
Esim su anda 1.65 boy ve 65 kg. ağırlığında. Normal kilolu. Ama doğum sonrası oluşan göbek fıtığı var ve karin bölgesinde aşırı yağlanma var. Simdi Şifa orucu yapmak istese, kaç gün yapması lazım.
meryem hatice demiş
Munir arıkan..
Sorunuzu, gözetimi altında bulunduğunuz ve tedavisini uyguladığınız Gülhan beye yönelttiğinizi anlamış bılunmaktayım.Kendisinin buradan yada kendi sitesinden sorunuzu cevaplamasını ümit ederim.
serap demiş
iyi günler hocam 3 aylık bebeğim var emriziryorum bu su orucunu yapmamda bir sakınca var mı? eğer sakıncası varsa da 25 gün değilde daha az süreyle yapsam oda mı sakıncalı olur.kız kardeşim yapıcak polikistik over rahatsızlığı var acaba bir düzelme olur mu su orucu bittikten sonra eski beslenme düzenine geri dönülmüyor değil mi daha hafif sağlıklı şeyler le besleniliyor hocam çok soru sordum ama yanıtlarsanız sevinirim. İYİ GÜNLER
meryem hatice demiş
Serap hanım..
Su orucunu daha ileri bir zamanda yapmanız iyi olur.21 günlük kür zaten size çok ağır gelir,önce bünye 36 saatten başlanarak yavaş yavaş alıştırılmalı,daha sonra gün sayısı arttırılmalıdır.Kız kardeşiniz açlıkları yapmalı,hazır ürünlerden,katkılı gıdalardan,gazlı ve hazır içeceklerden,deterjanlardan ve kozmetik ürünlerden uzak durmalı.Kan gurubuna göre beslenmeli,İbrahim saraçoğlunun soğan kürünüde denemesini tavsiye ederim.
serap demiş
teşekkür ederim yanlız şunu anlayamadım kız kardeşimin hastalığıyla ilgili deterjan ve kozmetik ürünlerinin ne zararı olabilir kendisi çalışan bir bayan kozmetik ürünlerinden faydalanıyor zararı var mı bu rahatsızlığa.. şimdiden teşekkürler meryem hanım iyi akşamlar
meryem hatice demiş
Serap hanım…
Açlıkla ilgili dr.hanımın tavsiyesi,meyvesuyu ve sebzesuyu ile açlık yapmanız.Mesela bir günlük açlıklardan başlayın ve günde 3 lt ye kadar taze evde sıkılmış meyve ve sebzesuyu tüketin.Sütünüzün hem kendinin hemde kalitesinin arttığını göreceksiniz.
Gerçek tıp kitabından deterjan ve benzeri ürünler kısmını okursanız dehşete kapılacağınıza eminim.Sitedeki DETERJANLA GELEN TEHLİKELER kısmınıda okumanızı tavsiye ederim.Kimyasalların hiç bu kadar zararlı olduğunun farkında değildik şimdiye kadar maalesef,günümüzde çıkan birçok rahatsızlığın sebebi maalesef onlar.Önceden doğal olarak üretilen deterjan,prfüm,sabun vs… şimdi maalesef laboratuvar ortamında suni olarak üretiliyor.Bunlarda insanlara deri yoluyla nüfus ederek birçok hastalığa sabep teşkil ediyor.Zaten kozmetik ürünlerinin en büyük pazarlamacısı olan bayanın bile bu ürünleri asla kullanmadığını belirtmek isterim.Üzerimizde oynanan oyunlara dikkat edin.
seher demiş
iyi günler.7 yaşındaki oğlum bu gece ateşlendi ve su içtikten sonra hemen kustu. akşam yemeğinde ise çorba içmişti.içtiği çorbaları ve meyveleride kusunca çıkardı.şimdi domuz gribinden ötürü tedirginiz.1.sınıfa gidiyor.ne yapabilirim.
Ali Gürbüz demiş
Ben yaklaşık 10 yıldır MS hastasıyım Aidin Salih hanımefendinin bu rahatsızlık ile ilgili görüşlerini almak isterim nasıl mümkün olabilir saygı ve selamlarımla allaha emanet olun
sebahat aydemir demiş
yorum değil sorum var. 21 günlük su orucundan sonra ne zaman yemeklerimize tuz atmalıyız? et,süt gibi ürünlere kaç gün sonra başlanır? ardından karaciğer temizlemesi yapılabilirmi? ,gerçek tıp kitqabını almak istedim ama kitapçılarda yok internet üstündende bir yanıt alamadım ,birde ingiliz tuzunu nereden bulabiliriz? birkaç eczaneye sordum bizde yok bulamazsınız dediler eskiden olurmuş:) aktar ise abla o bildiğin karbonat dedi öylemi? teşekkür ederim….
ayaz demiş
arkadaslar kusura bakmayin ama ben iki seyi merak ettim birincisi su orucundan sonra daha fazla kilo aliniyomuss?? ikincisi ise her hafta duzenli temiizlik
( denen bisi warmis aciklarsaniz sevinirim tesekkurle ..
meryem demiş
hocam benim beş aylık bebeğim var su orucu yapmak istiyorum bebeğimi emziriyorum yaparsam sütüm azalırmı? ingiliz tuzunun bebeğime bir zararı olurmu?isal yaparmı ve bebeğim de zayıflarmı? ingiliz tuzunun içeriği nedir eczanede hiç duyulmamış farklı adlandırılıyormuş. cevap bekliyorum hocam teşekkür ederim (meryem bağcı düzce)
zeynep yıldızhan demiş
aydın hanımın su orucu diye bir tedavisi olduğunu duymadım sanırımda yok,dikkat edin metabolizmanız çökebilir,arkadaşımın basına geldi su orucuyla bu durum
ayrıca bu yazı kategorilerde değilde sizden gelenler bölümünde yayınlanmalı–bir sey olursa aydın hanım sorumlu tutulabilir.
Talha demiş
Aidin salihe nasıl ulaşabilirim biz fen lisesi olarak bukonu hakkında bir proje yapmak istiyoruz bize yardım edebilir mi?
Akif demiş
iyi günLer Meryem Hatice hanım.. 85 kg ve 170 boyum yaklaşık olarak 20 kiLo vermem gerekiyor sanırım mide sorunu da yaşıyorum.. ben asLında kendimi hazır hissediyordum su orucu tutmaya ama şimdi diğer okuyuculara yaptığınız yorumda gördüğüm kadarıyla önce 36 saatLik 3 günLük su oruçlarını deneyin diyosunuz.. benim için bir tavsiyeniz var mı!? şimdiden teşekkür ederim..
Kerim demiş
Merhaba
Ben 26 yaşında Ankilozan spondilit(romatizma)hastasıyım. Bu hastalık şiddetli ağrı yapıyor vücudumda dayanılmaz derecede.Hastalığım 4 ay önce başladı ve 1 hafta önce teşhisi konuldu. Bu hastalığın ilaçla tedavisi henüz bulunmamış. İnternette araştırdığımda bir kişinin su orucu yaparak bu hastalıktan kurtulduğu yazıyordu. bana tavsiyeniz ne olur acaba? bana iletişim kurabileceğim telefon numaralarını verirseniz sevinirim. kolay gelsin
kubra demiş
merhaba
su orucunu yaparken ıcecegımız magnezyum sulfatı toz mu ıcmemız gerekır yoksa tablet te olabılır mı? zıra aradıgım hıcbır yerde toz olarak bulamadım.tozunu almak ıcın tavsıye edebılecegınız bır yer varsa cok sevınırım.bırde bu sene ıcınde ıkı kere karacıger temızlıgı, kırk gunluk hayvansal gıda orucu ve ara arada sadece elma suyuyle 3er gunluk aclık yaptım.24 yasında 75 kıloyum panık atak hastasıyım ve aclıklar benı cok rahatlattı hem kılo vermek hemde rahatsızlıklarım ıcın su orunu yapmak ıstıyorum acaba su asamada bana bı zararı olur mu?
teşekkurler
gülhan beydemir demiş
Hayrat.. Nasıl olur da bizim gözetimimiz altında bir kere “ŞİFA ORUCUNU” yapan birisi kalkıp ta Topluma oruc oruç şöyle yapılır böyle yapılır diyebiliyor. Bu konuda 30 senelik tecrübe ve denetimim olduğu halde korkarım tün insanlara oruç şeyle yapılır demekten, herkesin durumu farklı…bunu anlamanız gerekiyor.. başkalarının hayatıyla oynamaıın lütfen….
gülhan beydemir demiş
Bu gerçek bir uyarıdır… neyini denetleyeceksiniz.. Millete acımanız gerekiyor…. Biz adamın kendisine özel olarak bazen LİMON, ve Bal kullan demiştik.. herkese aynı şey verilemez…
Unutmayın Bu… LİMON ve Bal diyeti falan değil..
gülhan beydemir demiş
2. gün sabah 2 limonu sıkıyorsunuz. 1 litre suya 2-3 kaşık kaliteli bal karıştırıyorsunuz. 2. günden itibaren her sabah kalkar kalkmaz yarım çay bardağı bu limonatadan içiyorsunuz. 1 saat sonra her saat başı bir bardak su içiyorsunuz. Günlük 2-3 litre su içiliyor.
İNSANLARIN HAYATIYLA OYNAMAKTA HAKLI DEĞİLSİNİZ… BU PROGRAMI SİZE GÖRE AYARLAMIŞTIM.. HERKESE GÖRE DEĞİL…HERKESİN DURUMU FARKLI
tuğba demiş
selamun aleykum benim annem ms hastası acaba onun da yapmasında sakınca varmı cevaplarsanız sevinirim
emre demiş
bende de iltihaplı eklem romatızması var biri bu uygulamayı yapmış.Bana da önerdi bu doğru mu? romatizmaya iyi geliyor mu?
jeny demiş
ingiliz tuzu yerine normal tuz olsa olurmu?
baki demiş
merhaba ben 21 gün yaptım bu tedavi yönteminii fakat bahsi geçtiği gibi ilk bağırsak temiziğinden sonra hiç gıda almıyorsunuz, sadece saf su içiyorsunuz, ilk 3-4 gün gıda alımı tam bir tedavi değil, ilk 2-3 gün zor geçiyor fakat sonra açlık hissi gidiyor, şu bir gerçek herşey canınız istiyor fakat açlık yok ,
korktum bende tabii ama son bir hafta tüm haraketlerimi yavaş çekim yapmaya başladım fakat şimdi iyiyim, ellerimde ve ayaklarımda egzama varı 4-5 senedir, Allah a şükür geçti
( bakibozkurt@hotmail.com)
damla demiş
evet bende fazla kilodan kurtulmak istiyorum
Tabibhan demiş
Sağlık kitapları – 4: “Şifaorucu Bıuçaksız Ameliyattır”
30-Dokuların Yenilenmesi
Orucun tüm mükemmel sonuçları sadece toksinlerin atılması ile sınırlı kalmaz. Oruç sırasında organizma, öz hasta dokularını yemeye başlar, böylece ilaçların ve ameliyat bıçaklarının ulaşamadığı ur ve tümörleri kuşatır ve onları içten çökertir. (eğer urlar veya tümörler son aşamaya gelmemişse)
Hiçbir cerrah, sağlıklı dokuları muhafaza ederek ve onlara hasar vermeden ödem veya ülserin zararlı hücrelerini imha edemez. Ama büyük Doktor “ORUÇ” bu ameliyatı kolaylıkla yapar. Bundan başka, hastalıklı hücreleri imha ederken organizma yeni, tamamen sağlıklı hücreler oluşturur. Bu, oruç sırasında mümkün olur, özellikle yeni hücreler yoğun olarak yeniden yapılma döneminde oluşurlar. Örneğin orucun 28. gününde mide salgısının tamamen yeniden yapılışı ile kalmayıp, ileri fonksiyonel hücreler sayesinde oldukça “sağlıklı rezerv” kazandığı saptanmıştır.
Benzer yenilenme diğer organ ve dokularda da meydana gelir, zira “oruç üniversal bir doktordur”. Lehim yerleri, ödemler, sertleşmiş bölgeler, siroz ve nekrozlar (nekroz etkisi sonunda hücreler işlevsel özelliklerini yitirir ve tam çözünmeye sonuçta da yapısal bozukluklar ortaya çıkar) iyileşme sürecine girer.
Gülhan Beydemir demiş
31-Oruçla Gençleşme
Dokuların yeniden yapılanması ve yenilenmesi gençleşmeye de yol açar.
Dr. Kryu olağanüstü bir deney uygulamış. 22 cm uzunluğundaki yetişkin solucanı 6 cm’ye kadar küçültmeyi aç tutmakla başarmış. Bu arada aynı boyutlardaki genç solucanın tüm belirtileri meydana gelmiş.
Daha sonra yemek vermeye başladığında solucan normal büyümeye devam etmiş. Sonradan yeni bir oruç suresi uygulamışlar. Neticede solucan diğerlerinin 20 misli daha fazla yaşamıştır. Elbette ki, insan solucandan farklı yapıya sahip ve tamamen yenilenemez, fakat yine de oruçla önemli derecede gençleşmesi mümkündür.
Dr. Shelton; Şöyle der: “Oruç tedavisini deneyen bir kimse görecektir ki, tedavinin fizyolojik bir yenilenme etkisi vardır. Zihinsel yenilenme ve fiziksel yenilenme bu süreç içinde birlikte gerçekleşir.
Genellikle kulaklardaki işitme problemi, görme bozukluğu, nadiren körlük, sindirim ve bağırsak hareketsizliği problemi, kanın kirliliği, kan basıncı, yüksek ve düşük tansiyon, kalpteki fonksiyon bozukluğu, prostat, seksüel problemler düzelebilmekte.
Tat ve koku duyularının daha iyi bir duyum sağlaması, kilo verme ve kilo alma, hayati fonksiyonlarda mükemmel bir işlerlik olması, canlı bakışlar, duyusal felçlerde hislerin yerine gelmesi ve daha nice olumlu sonuçlarla karşılaşmak mümkün olmaktadır.
Oruç tedavisi kişiyi yeniden doğmuş gibi yapar. Organizmayı yeniler. İlerleyen oruç süresince vücut depolanmış gereksiz ve zararlı maddelerden arınır, hücreler gençleşir, fonksiyonlarını daha etkin bir şekilde yaparlar.
Depolanmış maddelerin bazıları, yüksek bir zehir oranı içirmektedir. Ve bunlar uzun süre hücrelerde kalmış olabilir. Hücrelerde dokulara bağlıdır. Bunlar vücudun etkin çalışmasını engeller. Ve tüm bunlar oruç tedavisi sırasında sirkülâsyon sonucu dışarı atılır. Serbest kalan dokular vücudun fizyolojik çalışmasını daha etkin yapmasına sebep olur. Diğer yandan uzun bir oruç süresi bu etkileri görmek acısından daha etkilidir. Çünkü bu süreç boyunca dokular fonksiyonlarını gerçekleştirmek için belirli bir potansiyele sahip olurlar.
Bir insan isterse hayatını tahmin ettiğinden daha iyi ve eğlenceli hale getirebilir. Altmış yaşından daha erken yaşta bile elden ayaktan düşmüş duruma gelmez.
Normalde zamanın geçmesi ile vücudun biriktirdiği zararlı maddeler artar bu da kişinin çabuk yaşlanmasına hatta hastalıklarla ölmesine sebep olabilir. Yaşlanma organların ve dokuların değişimidir. Dokuların zararlı maddeler biriktirerek gerçekleştirdiği değişimler yaşam fonksiyonlarının zayıflamasına sebep olur.
Kişinin yaşlı olması demek basitçe daha fazla kronik hastalığa sahip olması demektir. Bu yüzden bazı insanlar normal yaşlarından daha yaşlı görünmektedirler. Yaşlanmak zaman geçtikçe olan bir olaydır. Fakat yine de sebebi zaman değildir.
Fransız bilim adamı Dr. Alexis Carel’in yapmış olduğu deneylerdeki notlara göre şunu ifade etmiştir. “Canlılardaki yaşlanma olgusu gereken maddeleri biriktirmeleri neticesinde ortaya çıkmaktadır. Diğer bir deyişle canlıların yaşlanma sebebi oluşan birikimlerdir.”
Bu atıklar düzenli olarak oruçla metabolizmadan uzaklaştırıldığında yaşlanma gözükmemektedir. Yaşlanma zehir birikiminin doygunluk safhasına geldiğinde başlamaktadır.
Dr. A. Carel’in deneyleri ve benzer birçok deney aslında yaşlılığın hücrelerin kendisinden kaynaklanmadığını zehir birikiminden olduğunu ifade etmişlerdir.
Yani bu durumda hücrelerin potansiyel olarak ölümsüz olmaları kanaatini ortaya koymaktadır. Normalde hücreler bölünür, tekrar bölünürler. Fakat ölmezler. Bu bakış açısından baktığımızda ölüm anormal bir durum gibi gözükmektedir. Peki, biz hücre ölümleri ile neden karşılaşmaktayız. Bu yaşamsal mükemmellik karşısında hücrelerin ölümsüz olmaları hayata sınırsız olarak devam etmeleri gerekirdi.
Eğer hücreler potansiyel olarak yaşlanma gibi bir fizyolojiye sahip değilse, şu iki şeyden biri doğru olmalıdır. Hücre gruplarının fonksiyonları yetersiz olabilir veya koordinasyon eksikliği vardır. Her halde her ikisi de doğrudur. Eğer bu ikisinden biri doğruysa akla bir soru gelmektedir. Fonksiyon yetersizliği veya koordinasyon eksikliği ortadan kaldırılabilir mi? Eğer bu ilkel bir yaşamsal fonksiyon ise biz bunu engelleyemeyiz. Yok, eğer bu kaldırılabilir bir sebepten oluşursa, yaşlanmayı engellememiz mümkün olabilir.
Prof. Dr. A. Ehret: “Uygar insanın ışık ve güneş yoksunu, beyaz, ölü rengi güzel olarak tanımlanamaz. Bu rengin başlıca nedeni, ölene kadar pişirilen yanlış besin maddelerinin beyaz, ölü rengidir. Kan kırmızı üzümlerle, kirazlarla veya portakallarla beslenen ve düzenli olarak hava, güneş banyosu alan bir insanın nasıl muhteşem bir renge sahip olabileceğini modern sanatçıların en dâhisi bile tasavvur edemez. Ne yazık ki meyvelerdeki canlı enerji hücrelerinin yerine “ölü besin maddeleri” tercih edilir.
Özellikle bu olayı anne ve babalar anlamaktan uzaktadırlar, anneler çocuklarını çok seviyorlar ancak farkına varmadan veya bilgisizlikten onları zararlı yemeklerle besliyorlar. Yavrularını yüksek kalorili gıdalarla besleyen anneler unuttukları bir şey var, çocuk bünyesinin inkişaf ederek sağlıklı büyümesi için meyveler, meyve suları, sebzeler, kuru yemişler ve bunların karışımından hazırlanan besinler yeterlidir.
Tanıdığım ve çok sevdiğim genç çiftin Ayşegül ve Fatime-Zehra adında iki sevimli çocukları var. Bu yavruların görüntüsünden bile anlaşılıyor ki, onlar fıtratlarına ve yaşlarına uygun beslenmiyorlar, o yüzden çocukların benzi solgun ve görüntülerinde alerjik bir durum var.
Alerji veya deride görülen diğer bozukluklar toksin denilen zehirlerin dışa yansımasından başka bir şey değildir. Bu listeye şunlarda eklenmelidir; Soğuk algınlığı, grip, ateş, ishal, baş ağrısı vs… Bildiğimiz gibi bunlar vücudun kendini kurtarma çabasıdır, yani “yeşil ışıktır”; İlaç ve aşı denilen bir takım yöntemlerle bu yararlı tepkileri örtbas etmek Sevgi duyusundaki bilinç eksikliğinden veya cahilce sevgiden başka bir şey değildir.
deniz demiş
selamlar, hacamat konusunda bilginizi rica ediyorum.Bana sürekli büyü yapılıyor,malzemeleri bulduk yakılmış sabun, kapı önünde kan damlaları (yarım ay şeklinde)ve konuyu uzatmamak için anlatamayacagım şeyler..
Büyünün etki edebileceğine asla ihtimal vermiyordum.Büyü haktır ama Allahu teala etki etmesine izin vermez diyordum.
Sonradan garip şeyler görmeye başladım,bazısı insan şeklinde bazısı sadece yüzden oluşuyor bedeni yok. Şeffaf yüzler, uçuşan birşeyler ..gece katiyen uyuyamıyorum korkudan.
ayrıca uyumaya çalıştığımda sürekli yerimden sıçrıyorum, sanki birşey beni durmadan sarsıyor.Çok hocalara danıştık ne yaparsak yapalım geçmedi, çok dualar okundu vs sonuç aynı.
1 yıldır uyuyamıyorum gündüz kesik kesik uyuklayıp uyanıyorum evden çıkamaz oldum durumum çok kötü.Lütfen bana büyü ve musallat için yapılacak hacamatın nerelerden olması gerektiği konusunda bilgi veriniz ben istanbulda değilim burada bir hacamatcı buldum ama belki tam bilgisi yoktur diye sizin de fikrinizi almak istedim.
Ne yapabilirim? Moralim çok bozuk
Teşekkürler
Aysun demiş
Merhaba,ben su orucunu tutrak sağlığıma kavuşmak istiyorum.Bana bu konuda yardımcı olabilecek doğru insanı nasıl bulurum.kontrolde olarak yapmak istiyorum.Lütfen benim ile bağlantı ya geçiniz.
teşekkür ederim
sema turan demiş
benimde 4 buçuk aylık bebeğim var emziriyorum su orucundan çok etklilendm bende yapmak istiyorum yapabilirmym acaba bebegme zararı olurmu?birde doğumdan sonra vücudum çok çatladı göğüslerim karnım vede etlerim sarktı sıkılastrmak için çatlakları götürmek için neyapmam lazım bunlara çok ihtyacm var yardm edersenz duacınız olurum inş
şule KÖSEM demiş
Merhaba su orucu diyetinin nasıl yapıldığını öğrenmek istiyorum.ingiliz tuzu deiğ ingiliz karbonatı bulabildim. aynı şey mi.. selam ve dua ile..
nazan44 demiş
Su orucu saat başlarında su içilerek yapılan bir kür, ancak belli aşamaları var. Nasıl yapılacağı da kişiye göre değişebiliyor. Münir Arıkan, aşağıdaki yöntemi Aidin Salih’in denetiminde uygulamış.
1. gün; sadece pişmemiş ham sebze ve meyve yiyorsunuz. Akşamında 1 kaşık İngiliz tuzunu bir bardak suda eritip içiyorsunuz. Bu, bağırsaklarınızı temizliyor. Su orucunda bağırsak temizliğinin önemi büyük. Çünkü, bağırsak iç çeperindeki zifte benzer birikimler, batın (gövdenin, göğüs ve pelvis bölgeleri arasındaki kısmı) bölgesinde kirlenme, kısmi zehirlenme ve toksit birikintisi oluşumu ile enfeksiyona davetiye çıkartıyor, vücut hararetini artırıyor. Beslenme, bağırsak iç çeperi kanalıyla oluyor. Oradaki kılcal-emici uçlar, yediğimiz besinleri emmese, yediğimiz hiçbir şeyden en ufak bir besin ve kalori değerini vücudumuza alamayız. Bağırsak temizliği ile bunu daha sağlıklı bir yapıya kavuşturuyorsunuz. İngiliz tuzu, müshil etkisi yaparak bağırsakları temizliyor. Eczanelerde satılan lavman seti ile de bağırsak temizliği yapılabiliyor.
2. gün sabah 2 limonu sıkıyorsunuz. 1 litre suya 2-3 kaşık kaliteli bal karıştırıyorsunuz. 2. günden itibaren her sabah kalkar kalkmaz yarım çay bardağı bu limonatadan içiyorsunuz. 1 saat sonra her saat başı bir bardak su içiyorsunuz. Günlük 2-3 litre su içiliyor.
3.gün aynı şekilde sadece saat başı su içerek devam ediyorsunuz.kesinlikle ağrı kesici ilaçlar alınmayacak.Gün içerisinde;
sabah sulandırılmış meyve suyu
arada bitki çayları
öğlen su ve meyve suyu
aralar yine su ve bitki çayı
akşam yine meyve suyu -sulandırılmış
4.gün aynı şekilde günlük 3-4 litre su içmeye devam ediyorsunuz kesinlikle katı yemek yemek yok aksi halde vücut savunmaya geçer ve yağ olarak depolamaya başlar.4.günün sonunda; lavman seti ile veya İngiliz tuzu ile bağırsak temizliği yapıyorsunuz. Âmâ bunu doktor kontrolünde yapmaya özen gösteriyorsunuz.
5-6-7 gün aynı şekilde 3-4 litre su ile devam ediyoruz ve taze sıkılmış meyve suları ile takviyeler yapıyoruz.
8.gün rutin yaptıklarımıza devam ediyor ve bu günün sonunda yine lavman seti ile veya İngiliz tuzu ile bağırsak temizliği yapıyorsunuz.
Sadece oruç tutmak yeterli değil elbette, sabah ve akşam 2 km yürümek gerekiyor.
9 ve 10. Gün rutin olarak devam ediyoruz 10.günün sonunda hiçbir şekilde tuz alımı yapmıyoruz çünkü vücut kendi kendini dengelediğinden sistemi bozmuş olur ve vücudun şişmesine sebep oluruz.
11. gün haşlanmış sebzeler i püre şekline getirip yemeye özen göstererek vücudun alışmasını sağlıyoruz, âmâ daha önceki günlerde yaptığımız gibi su tüketimi aynı seviyede devam ediyor.
12 ve 13. Günlerde haşlanmış sebzeleri püre şekline getirmeden normal bir şekilde yemeğe başlıyoruz.
14 ve 15. Günde ise yine haşlanmış sebzelerin yanında taze meyve ve sebzeleri de tüketebiliriz.
Devam eden günlerde de normal ama az olacak şekilde yemeğe başlıyoruz.
Önemli:13. Günün sonunda kesinlikle doktora görünüp yağ, şeker oranlarımızı ölçüp o doğrultuda tüketmeye özen gösteriyoruz. Ancak biz, bunu bir özel diyetisyen kontrolünde yapmanızı şiddetle öneriyoruz çünkü vücut toparlanmaya başladığından dengesini bozmamaya özen gösteriyoruz bunu da vücudun ihtiyacı olan yağ ve şekerin düzenli ölçümü ile gerçekleştirebiliz.
Yunus Demirci demiş
Ben 1 yıl önce su orucu yaptım. 3 hafta denedim. ilk bir kaç günden sonra artık açlık hissetmiyorsunuz. Midenizi saat başı içtiğiniz suyla kandırmış oluyorsunuz. Yolda yürürken kendimi çok hafif hissetmeye başladım. Kendimi oldukça zinde hissetmeye başladım. Ani ayağa kalkmalarda ve sabah yatakan ilk kalkışlarımda hafif baş dönmesi olsa da önemsiz yan etkilerdi. Karışık ve çok yemek yemenin beden ve ruh sağlığına verdiği ağırlığın her gün yavaş yavaş üzerimden kalktığını hissettim. 1-2 saat uyuyunca kendimi 1 gün uyumuş gibi zinde ve hafif hissediyordum. 3 haftada yaklaşık 15 kg verdim. Damacana su ile denemiştim. Saf yağmur suyu veya kar suyu ile 3 haftada 20 kg verilebileceğini tahmin ediyorum. Oruçtan sonra yediğim ilk lokmaların ve yemeğin tadı müthiş lezzetliydi. Yediğim çorba sanki dünyadaki en lezzetli yemek olmalıydı. Çolk az yemekle doyuyordum fakat bu hal yavaş yavaş azaldı. Dikkat etmediğimden dolayı kiloların bir kısmını tekrar geri aldım. Bu sene 2 hafta olarak tekrar uygulamak niyetindeyim. Tavsiye ederim. İnsanın 3 hafta boyunca yemek yemeden sadece su içerek rahatlıkla yaşayabildiğini hayretle göreceksiniz. Gerçekten gereksiz ve karışık yiyoruz ve bu yüzden hastalanıyoruz. Benim bir hastalığım yoktu, zayıflamak için ve biraz meraktan denedim. Hasta olmasanız bile sağlıklı bir yaşam için korkmadan deneyin. Sağlıkla kalın !!
HASNA demiş
SELAMÜ ALEYKÜM BENİM 11 YAŞINDA OĞLUM VAR .KENDİSİ ASTIM, EVTOZUNA KARŞI ALERJİSİ HİPER AKTİF DİKKAT DAĞINIKLIĞI, DAVRANIŞ BOZUKLUĞU VAR. ÇOCUK RUH HASTANLIĞINDA TEDAVİ GÖRÜYOR AMA DOKTORLARIN VERDİĞİ İLAÇ OĞLUMA HİÇ BİR FAYDASINI GÖRMEDİM BANA DİKKAT BOZUKLUĞU DAVRANIŞ BOZUKLUĞU İLE LÜTFEN YARDIMCI OLURMUSUNUZ.
müjgan demiş
deniz kardeşim hacamat özellikle kafadan yapıldığında çok faydası oluyor ama size önce kahilden ,kulak arkasından .kalp arkasından ,belden hacamat yapılırsa çok faydasını görürsünüz allahın izniyle(kısacası tarama hacamatı yaptırın).birde ismail çetin hazretlerinin sevgi bağı isimli dua kitabı var dilara yayınlarından istersiniz. içinde hizbi azam ve korunak duaları var(sevgi bağı ücretsizdir)
isteme adresi:dilara yayınları.tel 0 246 232 33 21 ”ayrıca sihrin çözülmesi içinde bir hafta her sabah namazından sonra el bakara suresinin okunması tecrübe edilmiştir.büyücülere gitmek doğru değildir”diyor üstadım…
tabibhan demiş
Lütfen ” Su orucu” diyerek geçmeyin, su diyeti ve ya tedavisi değildir bu….Kişi gıda alımnı durdurduktan 11 gün sonra gerçek arınma başlamış olur. 3- 5 günlük “açlık”ların sağlık için faydası yok …ben 30 senelik tecrübe ve deneyimlerimden sonra bu incelikleri anladım…meyve suyu ile açlık yapmak isteyen kendisine zarar veriri demektir…konuyu anlamayan insanların fetfası ile kendinize zarar vermeyin…
mehmet demiş
merhaba.. başlangıç olarak su orucuna (3 güne kadar) yapmak istiyorum. ancak ingiliz tuzunu temin edemedim.. bunun için lavmandan başka bir çözüm varmı .. yada ingiliz tuzunu nasıl temin edeceğiz. bilgi verirseniz sevinirim