<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>LOKMAN HEKİM  -  SADE BİR HAYAT</title>
	<atom:link href="http://lokmanhekimm.wordpress.com/category/zeynep-yildizhan%e2%80%99in-yazilari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://lokmanhekimm.wordpress.com</link>
	<description>Gerçek Tıp - Yitik şifanın izinde (  Sade bir hayat  )</description>
	<lastBuildDate>Sun, 27 May 2012 19:46:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='lokmanhekimm.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>LOKMAN HEKİM  -  SADE BİR HAYAT</title>
		<link>http://lokmanhekimm.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://lokmanhekimm.wordpress.com/osd.xml" title="LOKMAN HEKİM  -  SADE BİR HAYAT" />
	<atom:link rel='hub' href='http://lokmanhekimm.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Bu bir doğumhikayesi</title>
		<link>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2010/05/31/bu-bir-dogumhikayesi/</link>
		<comments>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2010/05/31/bu-bir-dogumhikayesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 May 2010 22:06:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[ZEYNEP YILDIZHAN’IN YAZILARI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lokmanhekimm.wordpress.com/?p=440</guid>
		<description><![CDATA[Bu bir doğumhikayesi 42 haftalık Doğum Hikayesi hesaplarımıza göre hamileliğimin 40. haftası, 2 Mayıs&#8217;ta doluyordu. Rutin kontrollerden birine gittim ve doktor muayene ederken, &#8220;Sen bu acıya dayanamıyorsan, normal doğumu nasıl yaparsın? Dayanamazsın&#8221; diye biraz baskı yaptı. Normal doğumda ısrarlı oladuğum için üzerinde fazla durmadım. 30 Nisan&#8217;da doktora kontrole gittim. Muayene yapıldı ve doğumun başlamış olduğunu öğrendim. Doktor, &#8221; [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lokmanhekimm.wordpress.com&#038;blog=5912896&#038;post=440&#038;subd=lokmanhekimm&#038;ref=&#038;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://img44.imageshack.us/img44/1479/gercektipyitiksifaniniz.jpg"><img title="Bu bir doğumhikayesi" src="http://img44.imageshack.us/img44/1479/gercektipyitiksifaniniz.jpg" alt="Bu bir doğumhikayesi" width="600" height="466" /></a><p class="wp-caption-text">Bu bir doğumhikayesi</p></div>
<h2><span style="color:#0000ff;">Bu bir doğumhikayesi</span></h2>
<p><strong>42 haftalık Doğum Hikayesi</strong></p>
<h3>hesaplarımıza göre hamileliğimin 40. haftası, 2 Mayıs&#8217;ta doluyordu.</h3>
<h3>Rutin kontrollerden birine gittim ve doktor muayene ederken, &#8220;<span style="color:#0000ff;">Sen bu acıya dayanamıyorsan, normal doğumu nasıl yaparsın? Dayanamazsın</span>&#8221; diye biraz baskı yaptı. Normal doğumda ısrarlı oladuğum için üzerinde fazla durmadım.</h3>
<h3>30 Nisan&#8217;da doktora kontrole gittim. Muayene yapıldı ve doğumun başlamış olduğunu öğrendim. Doktor, &#8221; <span style="color:#0000ff;">yeni başlamış doğum, istersen sezaryen yapalım</span>&#8221; deyince hemen &#8220;<span style="color:#ff00ff;">hayır</span>&#8221; cevabını verdim. Ne demek istersem, sezaryen sadece bir kurtarma ameliyatı olduğu için ancak mecbur kalındığında yapılmalıydı!!!</h3>
<h3>
Doktorum, 2 gün içinde doğurmazsam, 3 Mayıs&#8217;ta suni sanci vererek doğumun başlatılmasını önerdi. Yoksa plasentanın yaşlanacağını, amniotik sıvının azalacağını , bebeğin mekonyumu yiyerek zehirlenebileceğini ciddi bir şekilde anlattı. 1- 2 gün beklememizle bebeğimizi tehlikeye atacağımızı söyledi.</h3>
<h3>Annem ile hastaneden üzülerek çıktık. Sakinleşmek için deniz kenarında gezdik, ama ikimizin de içi sızlıyordu.<br />
Kararsızdık. Eşimle telefonda görüştüm. Eşim kesinlikle suni sancı yaptırmamam gerektiğini söyledi. Eşimin suni sancı istemediğini doktoruma söyleyince, &#8220;<span style="color:#ff00ff;">Eşin doktor mu?</span>&#8221; gibi bir soruyla karşılaştım.</h3>
<h3>Eve gelince &#8220;<span style="color:#ff0000;">Gerçek Tıp</span>&#8221; adlı kitabı tekrar okuduk. Suni sancının zararını öğrenince eşimin kararı daha da sabitleşti.<br />
Ben ise yine kararsızdım. Doktorumun söyledikleri kafamdan çıkmıyordu.</h3>
<h3>Bebeğim için korkuyordum.</h3>
<h3>3 Mayıs. Hastaneye gitmedim.</h3>
<h3>6 Mayıs. Hurma yemeye devam ediyordum. Hurmada doğal oksitosin hormonu (doğumu kolaylaştırmak ve hızlandırmak için) varmış. Suni sancıda ise bu hormonun sentetik olanı veriliyor. Önceleri çok sık tüketmiyordum ama doktor &#8220;suni sancı verelim&#8221; deyince, korkudan, sanırım 5 günde 2 kilo kadar hurma yedim.</h3>
<h3>3 kilo tükettim son iki haftada.</h3>
<h3>Hergün akrabalar, arkadaşlar arayıp &#8220;<span style="color:#008000;">hala doğurmadın mı</span>&#8221; deyince üzülüyordum.<br />
Çevremdeki herkes telaştaydı. Doktora gitmemi istiyorlardı. Ben ise Allah&#8217;ıma tevekkül edip, &#8220;Doğacağı zamanı en iyi Allah bilir&#8221; diyerek cevaplıyordum onları ve<br />
hurmamı yemeye devam ediyordum.</h3>
<h3>Tabii ki doğumu sabırla beklememiz yüzde yüz kendi kararımız değildi, araştırıp buna karar verdik. Kitaptan okuduklarımız, Dr. Aidin Salih&#8217;in yardımcılarını arayarak &#8221;<span style="color:#0000ff;">bekleyin, korkmayın</span>&#8221; talimatı ve arkadaşımızın site editörü Zeynep Hn.a yazarak durumdan bahsetmesi ve şu cevabı almamız, hepsi çok etkili oldu:</h3>
<h3>&#8220;<span style="color:#993300;">Hele de ilk doğumsa az daha gayret etsin. Ben de 43 haftalık doğum yaptım ve araştırmama göre hesap yapılan doğum başlama<br />
tarihinden sonra 1 ay mühlet vardır. Benim hesabım 24 kasım iken kızım 25&#8242;inde doğdu. Yani ben de sıkıntılandım başlamıyor diye ama böbrek zayıfsa<br />
bebek tamam dediği ana kadar beklemek gerekli. Allah&#8217;a bolca dua edin, meal okusun asla suni sancı almasın ,inanın &#8220;sezeryan sonrası normal<br />
doğumda tehlike var</span>&#8221; diyorlar ya, aslında bu suni sancı daha tehlikeli, hayatına mal olacak kadar. Beklesin sabretsin. Rad Suresi&#8217;nde &#8220;<span style="color:#0000ff;">Rahimlerde olanın ne zaman bırakılıp ne zaman salınacağına Allah karar verir</span>&#8220;diyor.</h3>
<h3>Sancılanana kadar beklesin. Hurmayı ben gün içinde hep tüketiyordum, tam başlama zamanı aslında, 1 kilo kadar tüketsin gün içinde ama açken olmalı yemekten 1 saat kadar önce.Hakiki zeytin yağı içsin ayrıca sabah kalkınca dayanabildiği kadar ve doğum yoluna sürekli sürsün ki kaslar gevşesin. Evde doğumu düşünürse ebe ayarlamaya da çalışırız iinş.&#8221;</p>
<p>12 Mayıs,sabah. Uyandım. Her zamanki gibi elimle bebeğimin hareketlerini hissetmeye çalıştım. Kıpırdamıyor.<br />
Bebeğim zehirlenip karnımda iken vefat etti diye ağlamaya başladım.<br />
Keşke doktorumu dinleseydim diye kendimi suçlamaya başladım.<br />
Bu arada bebeğim uyandı ve tekmelemeye başladı <img src='http://s0.wp.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Sevindim. Yine de<br />
yanımızdaki özel hastaneye sadece ultrason yaptırmaya gittim.<br />
Bebeğin durumu iyi olduğunu ve doğuma çok az kaldığını söylediler. Eve<br />
gelince Meryem süresini okudum.</h3>
<h3>13 Mayıs, saat sabah 03:26. Hafif ağrılardan uyandım. Sancılarım<br />
başladığına inanamadım. Ağrılarım 8 dakikada bir tekrarlandığını fark<br />
ettim.</h3>
<h3>Evdekileri uyandırdım. Hastaneye gitmeye hazırlandık. Saat 05.15.<br />
Hastaneye geldik, hemen muayene yaptılar.<br />
Doktorlar öğleden sonra doğuracağımı söylediler. Pek ağrı<br />
hissetmediğim için doğumun daha da geç başlayacağını düşünüyordum.</h3>
<h3>Durmadan hepimiz dua ediyorduk. Camide bir bayan &#8220;<span style="color:#0000ff;">SUMME SEBİLE YESSERA</span>&#8220;</h3>
<h3>ayetini sancı başladığında 3 kere okumamı söylemişti. Onu okudum.</h3>
<h3>Durmadan Kelime-i Şehadet getiriyordum. Eşim de doğum sırasında İnşikak Suresi&#8217;ni okumuş.<br />
Annem de bildiği tüm dualarını okumuş.</h3>
<h3>Sancılarım devam ediyordu, fakat çok ağrımadı.Saat 8&#8242;de ağrılar arttı<br />
biraz, suyum saat 8:30 da geldi.</h3>
<h3>Tekrar muayene yaptılar ve daha beklemem gerektiğini söylediler,</h3>
<h3>bebeğin kalp atışlarını takip etmek için NST bağladılar, ağrılarım 1<br />
dakikada bir tekrarlanmaya başladı,  ve saat 9&#8242;a az kala rahmimden<br />
bebeğimin inmeye başladığını hissettim. 10 dakika sonra doğum masasına<br />
aldılar. Doğururken doktorlar ne derse onu yaptım, pek fazla ağrı<br />
hissetmediğim için bir kere bile bağırmadım ve 20- 25 dakikada<br />
doğurdum. Doktorlar çok sevindiler ve &#8220;tüm doğumlar bu kadar sorunsuz<br />
geçse keşke&#8221; dediler. Hemşireler de &#8220;<span style="color:#ff00ff;">Allah bize de böyle doğum nasip etsin</span>&#8221; dediler.</h3>
<h3>Ufak bir makas dışında hiç bir müdahale olmadan doğum yaptım.</h3>
<h3>Zeynep kızımız 3550 gram ve 50 cm olarak doğdu <img src='http://s0.wp.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </h3>
<h3>Bol hurma yediğim için sütüm de hemen geldi.</h3>
<h3>Doktorum, doğumdan sonra sanki hiçbirşey olmamış gibi geldi baktı bebeğime. Annem de odadaydı. Sadece bana &#8221; <span style="color:#ff0000;">gözün aydın, geçmiş olsun</span>&#8221; gibi şeyler söyledi. Annemi ise görmezlikten geldi. Çünki annem de herşeyin doğal olmasını istiyordu ve onun için de &#8220;<span style="color:#008080;">Annen de mi doktor?</span>&#8221; gibi sözler sarfetmişti maalesef. Sanırım doktorlar, çok az normal doğum gördüklerinden, normal olanın sezaryen veya suni sancı olduğunu düşündüklerinden ya da maddi kaygılarla bilemiyorum böyle davranıyorlar, hepsi olmasa da.</h3>
<h3>27 Mayıs. Kızımız doğalı 2 hafta oldu. 2 saat önce banyosunu yaptırdık, şu an uyuyor.</h3>
<h3>P.S. Tüm hamilelere kolay doğum dileğiyle bu hikayemi anlatmak</h3>
<h3>istedim. 40. hafta doldurduktan sonra telaşlanmayınız ve Allah&#8217;ın<br />
belirlediği doğum saatini bekleyiniz. Okuduğunuz için teşekkürler.</h3>
<p><span style="text-decoration:underline;"><em><strong>Saygılarımla, Gündüz</strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration:underline;"><em><strong> </strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration:underline;"><em><strong>Bu makaleyi gønderen Editørumuz Zeynep Yildizhan`a tesekkur eseriz</strong></em></span>.</p>
<p>.</p>
<br />Filed under: <a href='http://lokmanhekimm.wordpress.com/category/zeynep-yildizhan%e2%80%99in-yazilari/'>ZEYNEP YILDIZHAN’IN YAZILARI</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/lokmanhekimm.wordpress.com/440/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/lokmanhekimm.wordpress.com/440/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/lokmanhekimm.wordpress.com/440/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/lokmanhekimm.wordpress.com/440/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/lokmanhekimm.wordpress.com/440/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/lokmanhekimm.wordpress.com/440/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/lokmanhekimm.wordpress.com/440/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/lokmanhekimm.wordpress.com/440/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/lokmanhekimm.wordpress.com/440/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/lokmanhekimm.wordpress.com/440/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/lokmanhekimm.wordpress.com/440/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/lokmanhekimm.wordpress.com/440/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/lokmanhekimm.wordpress.com/440/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/lokmanhekimm.wordpress.com/440/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lokmanhekimm.wordpress.com&#038;blog=5912896&#038;post=440&#038;subd=lokmanhekimm&#038;ref=&#038;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2010/05/31/bu-bir-dogumhikayesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ee6a10b002ab7e568364fb0e566d97ec?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">Site - Yönetici</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://img44.imageshack.us/img44/1479/gercektipyitiksifaniniz.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Bu bir doğumhikayesi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>DOĞAL TUZ: YEMEYEN APTAL OLUR!</title>
		<link>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2010/05/20/dogal-tuz-yemeyen-aptal-olur/</link>
		<comments>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2010/05/20/dogal-tuz-yemeyen-aptal-olur/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 May 2010 11:14:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[TUZ]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[ZEYNEP YILDIZHAN’IN YAZILARI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lokmanhekimm.wordpress.com/?p=429</guid>
		<description><![CDATA[DOĞAL TUZ: YEMEYEN APTAL OLUR! Hayatımıza yön veren “uzman”lar yeni günah keçisini ilan etti: Tuz. Rastlantıya bakın ki aynı uzmanlar insan vücudu için ne hayati derecede önemliyse onu yasaklamak eğilimindeler. İyilikGüzellik tuzsuz olmaz diyor ve doğal tuzla ilgili gerçeği açıklıyor. Beyninizi seviyorsanız okuyun! Hayatımıza yön veren “uzman”lar yeni günah keçisini ilan etti: Tuz. Rastlantıya bakın [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lokmanhekimm.wordpress.com&#038;blog=5912896&#038;post=429&#038;subd=lokmanhekimm&#038;ref=&#038;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://img576.imageshack.us/img576/9735/dogaltuz.jpg"><img title="DOĞAL TUZ: YEMEYEN APTAL OLUR!" src="http://img576.imageshack.us/img576/9735/dogaltuz.jpg" alt="DOĞAL TUZ: YEMEYEN APTAL OLUR!" width="600" height="801" /></a><p class="wp-caption-text">DOĞAL TUZ: YEMEYEN APTAL OLUR!</p></div>
<h2><span style="color:#0000ff;">DOĞAL TUZ: YEMEYEN APTAL OLUR!</span></h2>
<h3><span style="color:#993300;"><strong>Hayatımıza yön veren “uzman”lar yeni günah keçisini ilan etti: Tuz. Rastlantıya bakın ki aynı uzmanlar insan vücudu için ne hayati derecede önemliyse onu yasaklamak eğilimindeler. İyilikGüzellik tuzsuz olmaz diyor ve doğal tuzla ilgili gerçeği açıklıyor. </strong><strong>Beyninizi seviyorsanız okuyun!</strong></span></h3>
<h3>Hayatımıza yön veren “uzman”lar yeni günah keçisini ilan etti: Tuz. Rastlantıya bakın ki aynı uzmanlar insan vücudu için ne hayati derecede önemliyse onu yasaklamak eğilimindeler. İyilikGüzellik tuzsuz olmaz diyor ve doğal tuzla ilgili gerçeği açıklıyor. Beyninizi seviyorsanız okuyun!<br />
Son yıllarda medya ve basın organlarında hayatımız için temel yapı taşlarından biri olan “tuz”a karşı büyük bir savaş var. Tuz her yerde kötüleniyor ve uzmanlar sofradan tuzu kaldırın diyor.  Biz de sizlere önce 1 Nisan 2010 tarihinde Milliyet gazetesinde yayınlanan bir haberi, ardından da Alev Özderici ile yaptığımız özel söyleşiyi yayınlıyoruz…<br />
<strong><span style="color:#ff00ff;">1 Nisan 2010 tarihli Milliyet gazetesi haberi</span>:</strong> “Tuz tüketiminin giderek arttığını söyleyen Prof. Ayşe Baysal, &#8220;Sofradan tuzluğu kaldırmak lazım. Bugün böbrek hastalıklarının arkasında yatan temel neden aşırı tuz tüketimi&#8221; dedi</h3>
<h3>Samsun&#8217;da bulunan Beslenme, Eğitim ve Araştırma Vakfı Başkanı Prof. Dr. Ayşe Baysal, Türkiye’de insanların çok fazla tuz tükettiğini belirterek, &#8220;<span style="color:#0000ff;">Sofralardan tuzlukları kaldırmak lazım. Tuzun fazla alımı yüksek tansiyona neden oluyor. Tansiyonun yükselmesi böbrek hücrelerini olumsuz etkiliyor. Bugün böbrek hastalıklarının arkasında yatan temel neden aşırı tuz tüketimi</span>&#8221; dedi. Dünyada kişi başına günlük tuz tüketiminin en çok 6 gram olarak belirlendiğini, Türkiye’de ise kişi başına 18 gram günlük tuz tüketildiğinin saptandığını belirten Baysal, &#8220;<span style="color:#0000ff;">Kişi sofraya oturuyor, yemeğin tadına bakmadan tuz katıyor. Tuz tüketimi mutlaka daha aşağıya düşürülmeli</span>&#8221; diye konuştu. Türkiye’de beslenme şekillerinin son 20 yıldır kötüye gittiğini vurgulayan Baysal, &#8220;<span style="color:#0000ff;">Sağlıksız besleniyor, hareket etmiyoruz. Bu mide kanserlerinin, şişmanlığın artmasına neden oluyor. Tuzu da fazla tüketince mide hücreleri zayıflıyor işlevini yapamaz hale geliyor. Bunun sonucunda kanser oluşuyor</span>&#8221; dedi.<br />
Haberde “<span style="color:#ff00ff;">tuz tüketimi</span>” o kadar kötüleniyordu ki, iyilikguzellik Neden tuz düşmanlığı yapılıyor? Bir insan hiç tuz yemezse ne olur? Doğal tuz ile rafine tuz arasındaki fark nedir? Doğal tuzun vücudumuz ve cildimiz için önemi nedir? Günlük tüketmemiz gerek doğal tuz miktarı nedir? Bu tuzu nasıl öğütüp kullanabiliriz? Doğal tuzu temin etmek isteyenler için tavsiyelerinizi alabilir miyiz? sorusunun cevabını bulmak için yola çıktı…<br />
<span style="color:#ff00ff;"><strong>B’MEAL’den Alev Özderici’ye, hayatımız için tuzun ne anlama geldiğini sorduk</strong></span>.<br />
İşte Alev Özderici’nin açıklamaları…</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;"><strong><em>Hayat için su ve tuzun anlamı ne?</em></strong></span><br />
Hayat için gerekli temel besin maddelerinden biri olan doğal -işlenmemiş- deniz tuzunun hayatın devamlılığını sağlayan çok önemli özellikleri varken işlenmiş rafine tuzların zararları nedeniyle giderek daha da çok yanlış yerlere konumlandırıldığı gerçeğini görmemezlikten gelemeyiz. Çünkü gerçek doğal tuz olmadan hayatın var olması mümkün değil!<br />
Hepimiz biliyoruz ki su ve tuz hayatın temel yapı taşlarıdır. Dünyanın dörtte üçü denizlerle kaplıdır ve deniz suyu kısaca su ve tuzdan oluşur. İnsan vücudunu oluşturan iki temel elementten biri su,  diğeri de tuzdur.  Bir insan cesedi yakıldığında geriye kalan küllerin bile vücut tarafından yapılmış saf tuz olduğu yaklaşık 100 yıl önce kanıtlanmıştır (Dr.Willhelm Schüssler).<br />
Doğal tuz kristali insan vücudunu oluşturan tüm elementleri içerir. Doğada bulunan 94 elementten soy gazlar hariç tüm elementler doğal tuz kristalinde mevcuttur. Bu da doğal tuzun insan vücudunda bulunan tüm doğal mineralleri ve iz minerallerini içerdiği anlamına gelir.<br />
<span style="color:#0000ff;"><strong><em>Kanımızın bile tuzlu bir yapısı olduğunu düşünürsek niye tuz “rafine” edilerek insan sağlığı için bu denli tehlikeli bir noktaya taşındı? Doğal tuz hayatın yapı taşıyken, rafine tuz</em></strong><strong><em>öldürüyor! Niye?</em></strong></span><br />
<span style="color:#ff0000;">ÇÜNKÜ “DOĞAL-İŞLENMEMİŞ DENİZ TUZU KRİSTALİ” İLE “RAFİNE BEYAZ TUZUN” HİÇBİR ORTAK YÖNÜ YOK!</span><br />
Kullanılan rafine tuzların çoğu sodyum klorid ve bu maalesef yaşam için gerekli olan tuzla alakalı bir yapı değil! Oysa doğal deniz tuzu kristali sodyum ve klor gibi sadece iki element değil vücudumuzu oluşturan tüm doğal elementleri içeriyor.  Hemen hemen her konuda olduğu gibi sanayileşme doğal tuz kristalini de “temizlemeyi!” ve onu iki elemente indirgemeyi seçti ve beyaz şekere benzeyen beyaz bir zehir yarattı!<br />
<span style="color:#0000ff;"><strong>Tuzun değişim gücü</strong></span><br />
Bilimsel açıdan doğal tuz kristalinin oldukça kendine has bir yapısı vardır. Diğer tüm kristal yapıların tersine, tuzun atomik yapısı moleküler değil elektrikseldir ve tuzu değişken yapan faktör de budur. Bir kuvars (quartz) kristali bir kap suya koyup 10 dakika sonra çıkardığımızda o hala aynı kristaldir, yani kristal yapılı olmasına rağmen moleküler yapısı değişmemiştir. Enerjisini, frekans kalıplarını suya aktarmış olsa da kristal bozulmadan aynı kalmıştır.<br />
Doğal -işlenmemiş- tuz kristali suya koyulduğundaysa tuz erir ve “SOLE” oluşur.  SOLE ise ne tuz ne de sudur, tuzun veya suyun kendi başlarına ifade ettiklerinden daha yüksek bir enerji boyutudur. Sole ısınıp su buharlaştığında geriye tuz kalır. Doğal, işlenmemiş tuzun bu form değiştirebilme kabiliyeti gıda olarak metabolize edilme ihtiyacı olmadığını gösterir.  Tükettiğimiz nişasta şekere, protein amino asitlere ve yağ gliserin ve aside dönüşürken tuz tuz olarak kalır. Başka bir deyişle vücudumuz tuz dışında kalan tüm gıdaları içerdikleri besinleri kullanabilmek amacıyla parçalarına ayırmak zorundadır.  Çünkü doğal tuz SOLE olarak tüketildiğinde iyonize bir formda hücrelerin kullanımı için hazırdır.<br />
<span style="color:#0000ff;"><strong>Tuz olmadan düşünemez, hareket edemeyiz!</strong></span></h3>
<ul>
<li>
<h3><span style="color:#008000;">*Vücudumuzdaki en basit fonksiyonların gerçekleşebilmesi için bile doğal tuza veya içerdiği elementlere iyonize bir formda ihtiyacımız vardır.</span></h3>
</li>
<li>
<h3><span style="color:#008000;">*Örneğin: Duyularımızla algıladıklarımızı beyne iletmek sinir sistemimizin görevidir.  Beyin kendisine ulaşan bilgiye göre gereken şekilde reaksiyon göstermeleri için kaslarımıza sinir hücreleri aracılığıyla gerekli bilgi ve talimatları iletir. Bu süreç şöyle oluşur:</span></h3>
</li>
<li>
<h3><span style="color:#008000;">*Pozitif yüklenen potasyum iyonları hücreyi terk ederken, hücreye giremeyen pozitif yüklü sodyum iyonları hücre zarında bir elektrik potansiyeli oluştururlar.</span></h3>
</li>
<li>
<h3><span style="color:#008000;">*Hücrenin dışı pozitif, içi negatif yüklü hale gelir.</span></h3>
</li>
<li>
<h3><span style="color:#008000;">*Bir sinir hücresi uyarıldığında zarı aniden zıt kutup haline döner ve sonuç olarak sodyum iyonlarını geçirgen hale gelir.</span></h3>
</li>
<li>
<h3><span style="color:#008000;">*Her sinir uyarımında saniyenin binde biri (1/1000) gibi çok kısa bir sürede elektrik potansiyeli dönüşerek 90 mill volt enerji açığa çıkar.</span></h3>
</li>
<li>
<h3><span style="color:#008000;">*Ve böylelikle alınan uyarılar düşünce ve harekete dönüşür.<br />
Sonuç olarak tuzdaki sodyum ve potasyum iyonları olmadan bu fonksiyonların gerçekleşebilmesi mümkün değildir. Bunlar olmadan tek bir düşünce veya hareket bile oluşamaz.  Bir bardak su içmek gibi basit bir hareket bile gerekli düşünce ve hareketlerin oluşabilmesi için sinirlere uyarı olarak gelen milyonlarca talimatı gerektirir. Başlangıçta düşünce vardır ve düşünce bir elektromanyetik frekanstan-alandan başka bir şey değildir. Tuz bu elektromanyetik frekansın yaratımından ve beynin emirlerinin istenen hareketi yapacak olan kas ve organlara iletilmesinden sorumludur.</span></h3>
</li>
</ul>
<h3><span style="color:#0000ff;"><strong><em>Günlük tüketmemiz gerek doğal tuz miktarı nedir?</em></strong></span><br />
Vücudumuz günlük olarak 0,1984 gr doğal-işlenmemiş tuza ihtiyaç duyarken birçok insan çok tuza doyamıyor.<br />
Amerika’da kişi başı günlük tuz tüketimi yaş grupları arasında 11,34 gr ile 19,84 gr arasında değişiyor. Buna karşılık böbreklerimizin günlük tuz süzme kapasitesi cinsiyete, yaşa ve kişinin yapısal özelliklerine göre 4,82 gr ile 7,09 gr arasında değişiyor.<br />
<span style="color:#0000ff;"><strong><em>Rafine tuz vücudumuzu neden tahrip ediyor?</em></strong></span><br />
Vücut rafine tuzu saldırgan bir zehir olarak algıladığı için tüketilen rafine tuzu kendini korumak amacıyla bir an önce atmak istiyor ve bu nedenle de tüketilen aşırı miktarda tuzun süzülmesi ve atılması başta böbreklerimiz olmak üzere tüm boşaltım sistemi üzerinde önemli bir yük ve baskı oluşturuyor.<br />
Vücut her zaman aşırı tuzun kendisine vereceği zararı engellemek için tuzu izole etmeye çalışır.<br />
Bunu yaparken de hücre suyu moleküllerini kullanarak tuzu kaplar ve sodyum kloridi sodyum ve klorid olarak iyonize ederek nötrleştirir. Ve ne yazık ki bunu yaparken hücre suyu tamamen kaybolan hücreler de ölmektedir.<br />
<span style="color:#0000ff;"><strong><em>Vücudun 1 gr rafine tuzu (sodyum klorid) atabilmek için kullandığı hücresuyu miktarı bunun tam 23 katıdır. Ne kaybettiğimizi anlamak hiç de zor değil öyle değil mi?</em></strong></span><br />
Fazla ve üstelik de rafine tuz kullanımının tek bedeli hücre ölümleri de değil!<br />
Bu durumda rafine tuz vücudun hiç de ihtiyacı olmayan oldukça asidik ödemler veya doku içinde aşırı su birikimlerine sebep oluyor ki, kadınların en önemli şikâyetlerinden biri olan selülitin temel sebeplerinden biri de bu.<br />
Vücut hafif alkali yapıda sağlıklıdır, asidik ödemlerin vücudumuza bir faydası olmadığı gibi vücudun pH’ını asidik yöne doğru çektikleri için genel sağlığın korunmasını da zorlaştırırlar.<br />
Vücuttan atılamayan rafine tuz ise tekrar kristalleşerek direkt olarak eklem ve kemiklerde depolanır ki bu artrit, gut gibi değişik türdeki romatizmal hastalıklar ile safra kesesi ve böbrek taşı oluşumlarının önemli sebeplerindendir. Tekrar kristalleştirerek saklama çözümü orta ve uzun vadede hastalıklara sebep olacak olsa da, atımını gerçekleştiremediği aşırı miktarda rafine tuzun kendisine vereceği zararı engellemek için vücudun bulabildiği tek çözümdür.<br />
<span style="color:#0000ff;"><strong><em>Peki, bunu neden yapıyoruz?  Niye doğal deniz tuzu kristalleri bu kadar faydalıyken yerine beyaz zehir de denilen “rafine tuz-sodyum klorid” üretiyor ve kullanıyoruz?</em></strong></span><br />
Sebep basit: Dünyada kullanılan tuzun yaklaşık %93’ü endüstriyel kullanım amaçlı üretiliyor ve bu tuzun sodyum klorid olarak üretilmesi anlamına geliyor.  Çünkü her kimyasal işlem sodyum klorid kullanımını gerektiriyor.  Doğal tuz kristalinin içerdiği diğer doğal elementlerin tümü üretimde sıkıntılara sebep olduğu için ayıklanıyor ve atılıyor. Bakalım sodyum klorid nelerin üretimi için gerekli:</h3>
<ul>
<li>
<h3><span style="color:#ff00ff;">*Sodalar</span></h3>
</li>
<li>
<h3><span style="color:#ff00ff;">*Çamaşır deterjanları</span></h3>
</li>
<li>
<h3><span style="color:#ff00ff;">*Vernik, cilalar</span></h3>
</li>
<li>
<h3><span style="color:#ff00ff;">*Plastik</span></h3>
</li>
<li>
<h3><span style="color:#ff00ff;">*PVC</span></h3>
</li>
</ul>
<h3>Özetle hemen hemen insanın doğa ve doğal olanla arasındaki mesafeyi artıran sentetik her şeyin üretimi için gerekli sodyum klorid.<br />
Ayrıca üretilen rafine tuzun yaklaşık %6-7’si de gıda endüstrisinde ekonomik kimyasal koruyucu amaçlı olarak kullanılmakta. Ekmek, yoğurt gibi çok tüketilen hazır gıdalara ve fast food ürünlerine baktığımızda maalesef çok azının sodyum klorid içermediğini görüyoruz. Bu özellikle raf ömrünün uzatmanın peşinde olan hazır gıda üreticileri açısından çok önemli.<br />
Ve ne yazık ki tüm bu gelişmeler insan hayatı için hayatı ciddi anlamda tehdit eden adımlar. Yani sadece havayı, suyu tüketmiyoruz&#8230; Hayatın temel yapı taşlarından olan doğal deniz tuzu kristallerini de daha çok satış, daha çok kar için zehire dönüştürerek yok ediyoruz.<br />
<span style="color:#0000ff;"><strong>Kimsenin aklı karışmasın!</strong></span><br />
Konunun özeti şu: Her konuda olduğu gibi doğru bilgiyle doğru seçim yapmak mümkünken “suçu tuza atma”nın hiçbir manası yok!<br />
Hayatı korumayı, yaşamayı ve yaşatmayı seçenler “doğal-işlenmemiş tuz kristali”nin peşine düşsünler… Doğal tuz kristali hayat demek çünkü!<br />
Kullandığım tuzun nasıl bir tuz olduğuna nasıl emin olacağım diyorsanız da hangi tuzu kullanıyorsanız kullanın önce tuzunuzu test edin, sonra karar verin. Çünkü maalesef doğal deniz tuzu diye satılan birçok tuz da maalesef öyle olmayabiliyor, ya da öyle olup dinamitleme ile çıkarıldığı için yapısı bozulmuş olabiliyor.<br />
<span style="color:#0000ff;"><strong>Üstelik test de çok kolay:</strong></span></h3>
<h3><span style="color:#ff0000;">-          1 çay bardağını yarısına kadar üzüm sirkesi ile doldurun.<br />
-          İçine 1 tatlı kaşığı tuz atın.</span></h3>
<h3>-          <span style="color:#ff0000;">5-10 dakika seyredin.<br />
-          Bardaktaki sirke yeni açılmış  gazlı içecekler gibi aşağıdan yukarı doğru köpürmeye başlıyor ve bir süre sonra  bulanıklaşıyorsa o tuzu hemen ve ebediyen hayatınızdan çıkarın!<br />
</span></h3>
<p><span style="color:#ff0000;"><br />
</span></p>
<p><span style="color:#ff00ff;"><span style="text-decoration:underline;"><em><strong>Zeynep Yıldızhan</strong></em></span></span></p>
<p><span style="color:#ff00ff;"><span style="text-decoration:underline;"><em><strong>&#8211;<br />
</strong></em></span></span></p>
<br />Filed under: <a href='http://lokmanhekimm.wordpress.com/category/tuz/'>TUZ</a>, <a href='http://lokmanhekimm.wordpress.com/category/uncategorized/'>Uncategorized</a>, <a href='http://lokmanhekimm.wordpress.com/category/zeynep-yildizhan%e2%80%99in-yazilari/'>ZEYNEP YILDIZHAN’IN YAZILARI</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/lokmanhekimm.wordpress.com/429/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/lokmanhekimm.wordpress.com/429/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/lokmanhekimm.wordpress.com/429/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/lokmanhekimm.wordpress.com/429/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/lokmanhekimm.wordpress.com/429/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/lokmanhekimm.wordpress.com/429/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/lokmanhekimm.wordpress.com/429/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/lokmanhekimm.wordpress.com/429/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/lokmanhekimm.wordpress.com/429/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/lokmanhekimm.wordpress.com/429/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/lokmanhekimm.wordpress.com/429/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/lokmanhekimm.wordpress.com/429/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/lokmanhekimm.wordpress.com/429/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/lokmanhekimm.wordpress.com/429/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lokmanhekimm.wordpress.com&#038;blog=5912896&#038;post=429&#038;subd=lokmanhekimm&#038;ref=&#038;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2010/05/20/dogal-tuz-yemeyen-aptal-olur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ee6a10b002ab7e568364fb0e566d97ec?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">Site - Yönetici</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://img576.imageshack.us/img576/9735/dogaltuz.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">DOĞAL TUZ: YEMEYEN APTAL OLUR!</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Taze ( Dogal ve katkısız ) maya nasıl elde edilir !</title>
		<link>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2010/05/07/taze-dogal-ve-katkisiz-maya-nasil-elde-edilir-2/</link>
		<comments>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2010/05/07/taze-dogal-ve-katkisiz-maya-nasil-elde-edilir-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 May 2010 19:29:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[DOGAL ve PRATİK BİLGİLER]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[ZEYNEP YILDIZHAN’IN YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Taze ( Dogal ve katkısız ) maya nasıl elde edilir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lokmanhekimm.wordpress.com/?p=424</guid>
		<description><![CDATA[Taze ( Dogal ve katkısız ) maya nasıl elde edilir ! Hamur için maya yapmak öyle sandığımız kadar zor ve uğraştırıcı değil , çok lezziz ve kocaman bir ekmeğiniz oluyor, tavsiye ederim. ilk esas maya 2 s.b un(esmer kullandım)+2 sb süt veya içme su ikisindende olabilir oda sıcaklığında geniş bir cam veya porselen kaba koyup [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lokmanhekimm.wordpress.com&#038;blog=5912896&#038;post=424&#038;subd=lokmanhekimm&#038;ref=&#038;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://img268.imageshack.us/img268/9289/esasmayaresmidir.jpg"><img title="Esas ( Hakiki )  maya" src="http://img268.imageshack.us/img268/9289/esasmayaresmidir.jpg" alt="Esas ( Hakiki )  maya" width="600" height="450" /></a><p class="wp-caption-text">Esas ( Hakiki )  maya</p></div>
<h2><span style="color:#0000ff;">Taze ( Dogal ve katkısız ) maya nasıl elde edilir !</span></h2>
<h3>Hamur için maya yapmak öyle sandığımız kadar zor ve uğraştırıcı değil , çok lezziz ve kocaman bir ekmeğiniz oluyor, tavsiye ederim.</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">ilk esas maya</span></h3>
<h3><span style="color:#ff0000;">2 s.b</span> un(esmer kullandım)<span style="color:#ff0000;">+2 sb</span> süt veya içme su</h3>
<h3>ikisindende olabilir</h3>
<h3>oda sıcaklığında geniş bir cam veya porselen kaba koyup üstünü kapatın <span style="color:#ff0000;">3 </span>veya <span style="color:#ff0000;">4</span> gün bekletin hergün bir kez üstünü açıp tahta kaşıkla karıştırın.maya <span style="color:#ff0000;">1-2</span> gündede olabilir bu evin sıcaklığına bağlı güzel kokular geliyor ve maya delikleri varsa maya tutmuştur mayayı aklınıza geldikçe karıştırın.</h3>
<h3>Maya hazır olduğunda ön maya hazırlanır.</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">Daha sonra ;</span></h3>
<p><span style="color:#0000ff;"> </span></p>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://img156.imageshack.us/img156/3927/nmaya.jpg"><img title="ön maya" src="http://img156.imageshack.us/img156/3927/nmaya.jpg" alt="ön maya" width="600" height="450" /></a><p class="wp-caption-text">ön maya</p></div>
<h3><span style="color:#ff0000;">1</span> bardak esas mayadan alınır içine <span style="color:#ff0000;">2 s.b</span> un ve <span style="color:#ff0000;">2 s.b</span> içme suyu koyup karıştırıp bir gece bekletin sabah hazır oluyor üstü sabun köpüğü gibi ve bu ön mayamızdan <span style="color:#ff0000;">1</span> bardak alıp esas mayaya iade edip kaldırıyoruz dolaba yok eğer yine ekmek yapacaksanız kaldırmayın oda sıcaklığında beklesin 1 günden fazla beklerse çok ekşiyor</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">Hamur……..</span></h3>
<h3>daha sonra kalan ön mayamızın için <span style="color:#ff0000;">1</span>su bardağı su ve <span style="color:#ff0000;">2-3 s.b</span> un koyup tahta kaşıkla karıştıralım daha sonra da <span style="color:#ff0000;">3 s.b</span> kadar un ekleyip elimizle yumuşayıncaya kadar yoğuralım ,daha sonra bu hamuru kabarması için bir tencereye koyun <span style="color:#ff0000;">6-8 saatte 2  kat</span> kabarıyor, amaç <span style="color:#ff0000;">2 kat</span> kabarmasıdır aslında daha sonra hamuru unlu br yüzeye döküp tuz ve zencefil ekleyip <span style="color:#ff0000;">5-10 dk</span> daha yoğurup unlu bir kaba döküp <span style="color:#ff0000;">2ka</span>t  kabartıp <span style="color:#ff0000;">210 c fırına</span> atıyoruz yarım saat sonra pişiyor(fırına göre elbette  üstüne bez atıp kokusuna dayanabilirseniz soğumasını bekleyip yeyin o kadar doyurcuki biz <span style="color:#ff0000;">3</span> günde bitiremedik ekmeği.</h3>
<h3><span style="color:#ff00ff;">*Yarım su bardağı kaynar suya un ekleyerek muhallebi kıvamına getirip sıcakken ekmeğe sürüyorum yumuşacık oluyor ekmeğim.</span></h3>
<h3>Ekşi mayanızı gerçekten ekşi istiyorsanız, haftada bir beslemeniz ya da bu süreyi uzatmanız yeterli. Sizler de benim gibi ekşi mayanın ekmeğinin tatlı olmasını istiyorsanız bu durumda <span style="color:#ff0000;">3</span> günde bir beslemek zorundasınız. Besleme işlemiş ise; buz dolabından ya da uygun ısıda beklediği yerden <span style="color:#ff0000;">2</span> saat önce çıkarmak, kullanacağınız miktar toplamınca damacana su ve kaliteli un ilave edip, deterjan kullanılmayan bir tahta spatula ile karıştırmak. Dışarıda <span style="color:#ff0000;">4-5 saat</span> beklettikten sonra tekrar fermantasyonunun yavaşladığı ortama almak.eğer ekmeğin tadını ekşi istemiyorsanız dolaptan çıkardığınızda üzerineki su birikintisini dökmeniz yeterli.</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">Tatlı ve pogaca gibi yumuşak olan ekmek mayası:</span></h3>
<h3>ılık <span style="color:#ff0000;">1 ç.b</span> ev yoğurdu ve <span style="color:#ff0000;">1 ç.b</span> un kavanozda karıştırılıp <span style="color:#ff0000;">2-3 gün</span> bekletilir.</h3>
<h3>maya ekşiyince tamammını bir kaba boşaltıp <span style="color:#ff0000;">1.5 su bardağı</span> ılık su koyulup boza kıvamına getirilir ve <span style="color:#ff0000;">3 su bardağı</span> un koyulur karıştırılır kulak memesi kıvamından biraz daha cıvık bir kıvamda olursa iyi olur .</h3>
<h3>tahta bir nesnenin üzerine serirlir ve <span style="color:#ff0000;">1 &#8211; 2 saatte</span> bir akla geldikçe yoğurulur  eğer tam buğday unu kullanılmışsa  bu şekilde yapılır, hamurda maya örgüleri varsa  <span style="color:#ff0000;">6 saat</span> sonunda frına bırakılır <span style="color:#ff0000;">210 derce</span> hamurun üstü kesilmesse kabarması daha iyi olur.</h3>
<h3>beyaz un kullanılmışsa sürekli yoğurmaya gerk yoktur <span style="color:#ff0000;">2</span> katına çıknca tekrar yoğurulur ve biraz dinlenmeye bırakılır tekrar <span style="color:#ff0000;">2</span> katına çıkınca pişirilir  <span style="color:#ff0000;"> 210 derecede </span></h3>
<h3>&#8212;aslolan maya tarifidir hamuru değişik şekilde yapabilirsiniz .</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">* kavanozda yapılan mayanın üzerine 3 kez katlanmış ince beyaz tülbent örtmek  gerekir şeklinde</span></h3>
<h2><span style="color:#ff00ff;"><strong><strong>Zeynep yıldızhan</strong></strong></span></h2>
<p><strong><strong>&#8230;<br />
</strong></strong></p>
<br />Filed under: <a href='http://lokmanhekimm.wordpress.com/category/dogal-ve-pratik-bilgiler/'>DOGAL ve PRATİK BİLGİLER</a>, <a href='http://lokmanhekimm.wordpress.com/category/uncategorized/'>Uncategorized</a>, <a href='http://lokmanhekimm.wordpress.com/category/zeynep-yildizhan%e2%80%99in-yazilari/'>ZEYNEP YILDIZHAN’IN YAZILARI</a> Tagged: <a href='http://lokmanhekimm.wordpress.com/tag/taze-dogal-ve-katkisiz-maya-nasil-elde-edilir/'>Taze ( Dogal ve katkısız ) maya nasıl elde edilir</a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/lokmanhekimm.wordpress.com/424/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/lokmanhekimm.wordpress.com/424/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/lokmanhekimm.wordpress.com/424/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/lokmanhekimm.wordpress.com/424/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/lokmanhekimm.wordpress.com/424/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/lokmanhekimm.wordpress.com/424/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/lokmanhekimm.wordpress.com/424/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/lokmanhekimm.wordpress.com/424/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/lokmanhekimm.wordpress.com/424/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/lokmanhekimm.wordpress.com/424/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/lokmanhekimm.wordpress.com/424/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/lokmanhekimm.wordpress.com/424/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/lokmanhekimm.wordpress.com/424/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/lokmanhekimm.wordpress.com/424/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lokmanhekimm.wordpress.com&#038;blog=5912896&#038;post=424&#038;subd=lokmanhekimm&#038;ref=&#038;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2010/05/07/taze-dogal-ve-katkisiz-maya-nasil-elde-edilir-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ee6a10b002ab7e568364fb0e566d97ec?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">Site - Yönetici</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://img268.imageshack.us/img268/9289/esasmayaresmidir.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Esas ( Hakiki )  maya</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://img156.imageshack.us/img156/3927/nmaya.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ön maya</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Çömelmek Sağlıktır</title>
		<link>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2010/04/26/comelmek-sagliktir/</link>
		<comments>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2010/04/26/comelmek-sagliktir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Apr 2010 01:14:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[ZEYNEP YILDIZHAN’IN YAZILARI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lokmanhekimm.wordpress.com/?p=413</guid>
		<description><![CDATA[Çömelmek Sağlıktır Çömelmek, medeniyet artışı ile ters yönde, gerileyen ve unutulan bir duruş. Spor hayatımla beraber, insanların çömelme konusundaki yeteneklerinde olan kaybı ve bunun sonucu olduğuna inandığım sağlık sorunlarının artışını izlerken, bir yandan da araştırmaya başladım. Sonuç, çömelmeyi unuttukça artan sağlık sorunlarının bilimsel açıklamalarına dair pek çok araştırma oldu. Bu konuda ne zaman derslerimde veya [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lokmanhekimm.wordpress.com&#038;blog=5912896&#038;post=413&#038;subd=lokmanhekimm&#038;ref=&#038;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://img59.imageshack.us/img59/488/melmeksalktr.jpg"><img title="Çömelmek Sağlıktır" src="http://img59.imageshack.us/img59/488/melmeksalktr.jpg" alt="Çömelmek Sağlıktır" width="600" height="698" /></a><p class="wp-caption-text">Çömelmek Sağlıktır</p></div>
<h2><span style="color:#0000ff;">Çömelmek Sağlıktır</span></h2>
<h3>Çömelmek, medeniyet artışı ile ters yönde, gerileyen ve unutulan bir duruş. Spor hayatımla beraber, insanların çömelme konusundaki yeteneklerinde olan kaybı ve bunun sonucu olduğuna inandığım sağlık sorunlarının artışını izlerken, bir yandan da araştırmaya başladım. Sonuç, çömelmeyi unuttukça artan sağlık sorunlarının bilimsel açıklamalarına dair pek çok araştırma oldu.<br />
Bu konuda ne zaman derslerimde veya ders dışı zamanlarda konuşmaya kalksam, ilkel buldukları bu yöntem hakkında çoğunun konuşmak istememesi veya konuya müstehzi yaklaşması beni şaşırttı, konuyla ilgilenip hak verenlerin olduğunu da söylemeliyim tabii.</h3>
<h3>Özellikle üç tanesi fazlasıyla öne çıkıyordu beni araştırmaya zorlayan konular arasında, bunlar;<br />
<span style="color:#0000ff;">1- Doğum yapamayan kadınlar<br />
2- Kolon kanserindeki artış<br />
3- Omurga problemleri</span></h3>
<h3>Ama araştırdıkça konunun sadece bu 3 başlıktan çok daha öte olduğuna dair sonuçlara ulaştım. Bunları mutlaka paylaşmam gerektiğine karar verdim. Artık sadece konuşarak değil, websitede DOĞAL YAŞAM bölümünde bu konuya özel bir bölüm açarak çalışmalar hakkında bilgilerimi sizlerle paylaşmaya karar verdim.<br />
Hep ergonomi ve endüstri tasarımı yapan arkadaşlarımdan yıllardır istediğim, çömelmeyi sağlayan ve hijyen şartlarına sahip tuvalet tasarımları yapmaları idi. Bu önerime şaşıranlar kadar, tepkiyle karşılık verip ilkel bulanlar da oldu.</h3>
<h3>Sadece gidin ve çocuklarınızdan çömelmelerini isteyin, 40 yaş ve üstü olanlarımız çocukken çömelebilirdi ve bir kısmımız eğer spor ile ilgileniyorsak hala çömelebiliyoruzdur ama bir çoğumuz spor yapsa dahi çömelme yeteneğini kaybetmiş durumdadır. Çocukların çömelemediğini gördüğünüzde yeni nesillerdeki kabızlık, diz ve eklem sorunları hakkında da biraz düşünün. Düşünürken içinizdeki bir ses, muhtemelen &#8220;<span style="color:#ff0000;">zaten doktorlar dizlerimiz ağrırken çömelme, merdiven çıkma ve inme gibi hareketleri yapmayın dediler</span>&#8221; diye fısıldayarak size hatırlatma yapacaktır&#8230; Ama ben buna kesinlikle katılmadığımı belirtmek zorundayım. Çünkü beden bir fabrikadır ve beyin tüm beden için gerekli her türlü üretime karar veren mekanizmadır, dizler 90 dereceden fazla bükülmdiği sürece de beyin dizlerin 90 dereceden fazla bükülmediğini görerek gereksiz eklem sıvısı üretimini yaptırmayacaktır. Bir fabrikada kullanmadığınız departmanların ışığını açık bırakır mısınız?</h3>
<h3>Tuvalet yani dışkılama ihtiyacı için en doğru pozisyon çömelme pozisyonudur. Bu şekilde ancak bağırsakların içindeki dışkının tamamını daha çabuk ve içerde gayta bırakmaksızın atmak mümkün olabilir. Oturma pozisyonunda yapılan dışkılama ise asla kolondaki tüm dışkıyı atmayı sağlayamaz, gereken süzme ve elemeyi yapamaz. Pek çok kişi bunun hiç farkında bile değildir ve öğrenmesi de kolay kolay mümkün görünmemektedir medeni olduğunu düşündüğümüz yaşam alışkanlıklarının devamı içindeyken.</h3>
<h3>A Guide to Better Bowel Care: A Complete Program for Tissue Cleansing Through Bowel Management adlı kitabında Chiropracter Dr ve Beslenme Uzmanı olan Dr. Bernard Jensen, oturarak tuvalet alışkanlıklarının sağlık üzerinde nasıl büyük bir tehdit olduğunu anlatmaktadır. Ve oturarak tuvalet alışkanlığını ise &#8220;<span style="color:#ff0000;">ergonomik kabus</span>&#8221; olarak nitelemektedir.</h3>
<h3>Sindirimde mideden çıkan karışmış ve sindirime hazır gıdalar ince bağırsağa geçer ve orada besinler emilir, atıklar ise kalın bağırsaklara ya da kolona geçer ki atıkların kolona geldiği zamanki hali likitdir. Kolon içinde ilerken içindeki sıvı da emilerek rektuma gelen atıklar iyice katı hale gelir. Artık dışkının sadece konsantre halidir bu. Ve anüsten de dışarı atılır.</h3>
<h3>Toksik birikimi önlemek ve iç yapıda zehir oluşturmamak için dışkı atıkların tam olarak vücuttan tahliyesi gerekir. Bu ise sadece  çömelmek ile mümkündür.Çömelme sırasında bacakların üst ön kısımları karın üzerinde basınç yaparak kalın bağırsaklarda dışkının ilerlemesi ve kolay tahliyesi için gereken yardımı sağlar.</h3>
<p><a href="http://i44.tinypic.com/2ic41sn.jpg"><img class="alignnone" src="http://i44.tinypic.com/2ic41sn.jpg" alt="" width="600" height="458" /></a></p>
<h3>Cecum, Ascending Colon, Transverse Colon, Descending Colon, Sigmoid Colon , Rektum ve Anüs, ince bağırsağa İleocecal Valve ile bağlanır.<br />
İleocecal Valve, tek yönlü bir kapak gibidir. İnce bağırsaktan kalınbağırsağa geçişe izin verir ama tersine izin vermez. Çömelmiş pozisyondayken, sağ uyluk, karnın sağ tarafında CECUM a basınç yaparak atıkların yukarı doğu kalınbağırsakda ilerlemesine yardım eder. Bu da apandist ve ileocecal valve ın temiz kalmasını sağlar.<br />
Sigmoid Colona gelen katı atıkların, rektuma geçip anüsten atılabilmesi için, Sigmoid Colondaki keskin dönüşü aşabilmesi lazımdır ki tortu bırakmadan ilerleyebilsin, çömelme pozisyonunda sol uyluk sol karına basınç yaparak Sigmoid Colonu da yukarı iter ve bu akışı sağlar.</p>
<p>Nasıl ki kalın bağırsaklara girişte bir kapak varsa, çıkışta da ir kapak vardır. Puborectalis Muscle &#8230;.</h3>
<h3>Bu kapak ancak çömelme pozisyonunda gevşer ve rektumun ağzını serbest bırakır. Oturma pozisyonunda ise kazara dışkılamayı önlemek için rektumun çıkışını bir lastik gibi tutar. Oturma pozisyonunda dışkılama yapmak için o kapağı aşabilmek ve bunun için de ıkınmak gerekir. Zaten burada doğumdaki istenmeyen ıkınma şekli de konumuza dahil oluyor ki bunu sonra ayrıca inceleyeceğim. Valsalva manevrası dediğimiz, iç karın basıncını , içerde hava tutarak itme şeklinde arttıran ve hemoroidden, kılcal damarlarda çatlaklara ve yırtıklara kadar varabilen sorunlara neden olan ıkınma şekli ile bağırsaklardaki katı dışkının atılımına çabalar insan.</h3>
<p><a href="http://i43.tinypic.com/2dgokr4.jpg"><img class="alignnone" src="http://i43.tinypic.com/2dgokr4.jpg" alt="" width="600" height="405" /></a></p>
<h3>Kolon yapısı ve çömelmenin birlikteliği aslında doğal bir mucizedir ve bunu artık fark etmemiz gerekiyor. Bunun medeniyetle ilgisi varsa ve medeniyet sağlıklı yaşamımız için kolaylıklar sağlıyor ise medeniyet çömelmeyi unutturmamak zorundadır.<br />
Sonuçta, çömelme olmadan, iki uyluğun karına basıncı sağlanamaz, çömelmeden sağ uyluk sağ karına basınç yapamaz ve ince bağırsaktan kalın bağırsağa dışkılar sağlıklı şekilde ilerleyemez, çömelme olmadan sol uyluk sol karına basınç yapamaz ve sigmoid colon yukarı itilerek dışkılar rectuma tam olarak ilerleyemez, çömelmeden olmadan anüsden çıkışı sağlayan kapak görevindeki kas açılamaz.</h3>
<h3>Uzun boylu bir yetişkin, oturarak tuvalet yapmayı sağlayan bir aparatı kullandığında boyundan dolayı dizleri kasıklarından yukarıda kalacağından bir noktaya kadar bağırsaklarını boşaltabilmesi daha mümkünken bu çocuklar için mümkün olmadığından tehlike çocuklarımız için daha büyüktür.</h3>
<h3>Bağırsaklar tam boşaltılamadan kalan her atığın içindeki sıvı bağırsaklarda emildikçe taşlaşan atıklar zehir üretmeye devam ederek bağırsakların özellikle dönemediği ve ilerleyemediği kıvrımlarında birikerek kalıplaşmaya başlar. Zaman içinde bağırsak yüzeyindeki dokuları kapatıp görevlerine engel oldukça kısır döngü artarak devam eder ve sonuç pek çok hastalıklar, operasyonlar, belki de kansere kadar ilerleyebilir.</h3>
<h3>Basit bir kabızlık olarak ele alınmaması gereken şikayetler çocuk yaştan başlayarak ilaçlarla veya dışkıyı sıvılaştırmayı sağlayan yöntemlerle çözülmeye çalışılsa da pozisyon değişmedikçe hiçbir zaman tam atım sağlanamayacak ve birikimler tekrar kalanların üzerinde oluşmaya başlayacaktır.<br />
Jonathan İsbit tarafından yazılan Nature Knows Best adlı kitap 8 yıllık araştırmaların sonucunda oturarak tuvalet ihtiyacını gidermeye çalışmanın insan sağlığında yarattığı tehlikeleri anlatmaktadır.</h3>
<h3>Oturarak tuvalet alışkanlığı ile apandist, mesane sorunları ve idrar kaçırma, kolon kanseri, bağırsak hastalıkları ve fıtıkları, doğum ve doğum ile ilgili sorunlar, kabızlık, ince bağırsak sorunları, hemoroid, banyoda ani kalp krizleri, jinekolojik muayeneler, prostat hastalıkları, cinsel işlev bozuklukları, omurga sorunları vb. problemlerin yakından ilgili olduğuna dair açıklamalar ve araştırmalar bu kitapta yer almıştır.<br />
Tarihsel gelişimde insanoğlunun doğal yapısı çömelmeyi gerektirdiği için, bugün her kültürde de bebeklerin e rahat olduğu pozisyonlardan biri de çömelmektir. Ama zaman içinde öğrenilmişlikler ile bu güdü terk edilir.<br />
1800 lerde kapalı sıhhi tesisatların yapımının başlamasıyla , krallara ve kraliçelere ayrı bir lüks de getirmek için oturmalı aparatlar yapılmaya başlandı.Ve bu sistem sanki batı medeniyetinin ileri ve medeniyetinin sembolü oldu.<br />
2002 nisanında İranlı bir radyolog, Dr Saeed Rad, vajinada rectum duvarında oluşan bir çıkıntı olan &#8220;<span style="color:#ff0000;">rectocele</span>&#8221; diye adlandırılan bir çeşit fıtık hakkında çalışmalar yaparak çömelme pozisyonunda araştırmalar yaptı ve yayınladı. Yaşı 11-75 arasında değişen 21 erkek ve 9 kadın ile yaptığı araştırmada baryumlu lavman ile oturur ve çömelir durumda iken rectum ve puborectalis durumuna ve açılara baktı. Dışkı kaçırma ile ilgili olarak sorunlara dair ilginç görüntüler elde etti.<br />
Artık bu konuda daha ciddi bilinçlendirme çalışmalarının yapılması gerektiğine inancım daha da artıyor. Doğum için de çömelmenin önemi çok büyük ama çömelmeyi unutmuş olan anatomik yapı içinde doğal olan doğumu başarabilmek de zorlaşmaya başlıyor. Oysa bizim amacımız doğal doğum için doğruları öğretmek. Doğal doğum konusunda hormonlardan, nefeslere ve doğumun gerçeklerine kadar her şeyi öğrenip, çömelme ve gerekli pozisyonları kullanamamak nedeniyle açılma ve bebeğin ilerlemesi için yardımcı olamamak hiç de hoş bir durum olmaz.<br />
Derslerimde egzersiz kısmında güvenli çömelme hareketleri ve pelvis açıcı hareketlere öncelik veriyorum ama çömelmeyi hiç beceremeyecek kadar bacakları güçsüz ve dizleri yetersiz o kadar çok insan var ki&#8230; Sabırlı ve inançlı bir çalışma ile bu sorunu aşabilmeleri için evde de sık sık çömelmeleri gerekiyor. Bu konuyu sık sık farklı şekillerde bu bölümde incelemeye devam edeceğim.<br />
Çömelmek Sağlıktır&#8230;</h3>
<p><span style="color:#ff00ff;"><span style="text-decoration:underline;"><em><strong><span style="color:#0000ff;">Bu Makaleyi gønderen</span> Zeynep Yıldızhan`<span style="color:#0000ff;">a tesekkur ederiz.</span><br />
</strong></em></span></span></p>
<p>..</p>
<br />Filed under: <a href='http://lokmanhekimm.wordpress.com/category/uncategorized/'>Uncategorized</a>, <a href='http://lokmanhekimm.wordpress.com/category/zeynep-yildizhan%e2%80%99in-yazilari/'>ZEYNEP YILDIZHAN’IN YAZILARI</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/lokmanhekimm.wordpress.com/413/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/lokmanhekimm.wordpress.com/413/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/lokmanhekimm.wordpress.com/413/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/lokmanhekimm.wordpress.com/413/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/lokmanhekimm.wordpress.com/413/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/lokmanhekimm.wordpress.com/413/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/lokmanhekimm.wordpress.com/413/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/lokmanhekimm.wordpress.com/413/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/lokmanhekimm.wordpress.com/413/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/lokmanhekimm.wordpress.com/413/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/lokmanhekimm.wordpress.com/413/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/lokmanhekimm.wordpress.com/413/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/lokmanhekimm.wordpress.com/413/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/lokmanhekimm.wordpress.com/413/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lokmanhekimm.wordpress.com&#038;blog=5912896&#038;post=413&#038;subd=lokmanhekimm&#038;ref=&#038;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2010/04/26/comelmek-sagliktir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ee6a10b002ab7e568364fb0e566d97ec?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">Site - Yönetici</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://img59.imageshack.us/img59/488/melmeksalktr.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Çömelmek Sağlıktır</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://i44.tinypic.com/2ic41sn.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://i43.tinypic.com/2dgokr4.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>&#8220;KÜN FEYEKÜN&#8221; RABBİM OL DEDİMİ OLDURANDIR !</title>
		<link>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2010/01/03/kun-feyekun-rabbim-ol-dedi-oldurandir/</link>
		<comments>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2010/01/03/kun-feyekun-rabbim-ol-dedi-oldurandir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Jan 2010 15:16:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diger Konular]]></category>
		<category><![CDATA[ZEYNEP YILDIZHAN’IN YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA["KÜN FEYEKÜN" RABBİM OL DEDİ OLDURANDIR !]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lokmanhekimm.wordpress.com/?p=369</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;KÜN FEYEKÜN&#8221; RABBİM OL DEDİMİ OLDURANDIR ! Zeynep yıldızhan`dan gerçek bir hikaye ! &#8212;ilk moder tıpla yaşadığımız doğumumuz&#8212; —ilk modern tıpla yaşadığımız doğumumuz—ilk bebeğimize 41 haftalıkken kdz.ereğli anadoğu hastanesinde dr.hülya karadeniz ömer çatı darlığı tespiti koyarak sezeryan kararı verdi,0 kadar ağladımki anlatamam…Bana sarılıp”bişey olmaz ben bile sezeryan yaptım nolacak”dedi..suni sancıyı bile tercih etmiştim artık ama [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lokmanhekimm.wordpress.com&#038;blog=5912896&#038;post=369&#038;subd=lokmanhekimm&#038;ref=&#038;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="mceTemp">
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><a href="http://img214.imageshack.us/img214/1863/kunfeyekun.jpg"><img title="&quot;KÜN FEYEKÜN&quot; RABBİM OL DEDİMİ OLDURANDIR !" src="http://img214.imageshack.us/img214/1863/kunfeyekun.jpg" alt="&quot;KÜN FEYEKÜN&quot; RABBİM OL DEDİMİ OLDURANDIR !" width="600" height="465" /></a><p class="wp-caption-text">&quot;KÜN FEYEKÜN&quot; RABBİM OL DEDİMİ OLDURANDIR !</p></div>
</div>
<h2><span style="color:#0000ff;">&#8220;<span style="color:#ff00ff;">KÜN FEYEKÜN</span>&#8221; <strong>RABBİM OL DEDİM</strong></span><span style="color:#0000ff;"><strong><strong>İ</strong></strong></span><span style="color:#0000ff;"><strong> OLDURANDIR !</strong></span></h2>
<h3><span style="color:#ff0000;">Zeynep<strong> yıldızhan</strong>`dan gerçek bir hikaye !</span></h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">&#8212;ilk moder tıpla yaşadığımız doğumumuz&#8212;</span></h3>
<h3>—ilk modern tıpla yaşadığımız doğumumuz—ilk bebeğimize 41 haftalıkken kdz.ereğli anadoğu hastanesinde dr.hülya karadeniz ömer çatı darlığı tespiti koyarak sezeryan kararı verdi,0 kadar ağladımki anlatamam…Bana sarılıp”<span style="color:#0000ff;">bişey olmaz ben bile sezeryan yaptım nolacak</span>”dedi..suni sancıyı bile tercih etmiştim artık ama bana”alırız  seni masaya, kanaman olur ordan ameliyata derken çok kan kaybı yaşarsın,yada bebek kakasını yutar, boynuna kordon dolanır mazallah vs vs..”birsürü riski sıralamıştı- o kadar araştırmama rağmen bir çıkar yol bulamadım .Normalde ilaç bile kullanmayan ben sezeryan oldum; uyanıktım ama inanın hiç bir şey anlamadım,bebek ağladı bir anda o kadar! Hastanede yaşadıklarımız hepsinden beterdi; özel hastahane olmasına rağmen oda o kadar çok sıcaktı ki. ilk gün bişey olmadı ama bebeği sürekli aldılar yanımızdan ayağına jilet atıp kan alıyorlardı tahliller tahliller vs.Ondan sonra 4 kilo doğan bebeğimiz normalde %10 kilo kaybına uğrandığı halde daha 350 gr vermişken çocuk doktoru tarafınfan beslenemiyor denilerek beslenme serumuna bağlandı,ayaklarını birbirine vurup itikliyordu serum iğnesini gözümün önünde yavrucak.Akşama nöbetçi dr anneden besleniyorsa seruma gerek yok dedi  ve çıkarıldı allah ondan razı olsun.Ayrıca mamada önerildi kullanın diye ama kıyamadım kızıma ve kullanmadım.Bebek altını 5 kez ıslatıyorsa doyuyor olduğunu öğrendim ve mamayı eczaneye geri iade ettim.15 günlükken kolik başladı kızımda akşam 6 da susmak bilmiyordu o kadar çaresizdim ki yine aynı çocuk doktoru anadolu hast.çocuk dr.aylin dizdar fitil kullanın dedi ama bitmiyordu bu ağlama nöbetleri, hergün aynı mesele tekrarlıyordu ve annem arayıp çocuğun sağlığını bozacaksınız dedi.Ben fitili bıraktım,saat 6 olunca bebeği omzuma doğru yatırıp ayaklarını içe büktüm ve ninniler söyledim,nazladım falan bu arada kalça kasları gevşesin diyede elimle sıkıp gevşetiyordum bebeğim o günden sonra rahatladı,kasılmıştı aslında stresten  tek mesele buydu, birde zeytin yağı içirmek(1 ç.k) işimi iyice kolaylaştırdı bağırsaklarını rahatlatıyordu,bunun için zinko denen bir ilaçta satılıyor eczanede onuda denedim ama en güzeli nerden alındığı belli olan işlenmemiş hakiki zeytin yağı….</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">&#8212;ikinci bebeğimizin doğum hikayesi&#8212;</span></h3>
<h3>Doğum tarihini 21 aralık olarak hesaplasakta,doktorumuz hülya karadeniz ömer ultrasyondan hesap yapıp 6 aralık demişti doğum tarihimize. son ana kadar bekledik  ve 8 aralıkta önce devlet hastanesine kontrole gittim ebeler belki farklı bir yaklaşımda ve açıklamada bulunur diye!Ama seher isimli ebe bana sert davranarak yırtık olur,olmaz ne demek normal doğum diye çıkıştı,hele doğum dr cavidan hanım  arkasını dönüp giderken mahalle kadınları gibi &#8221; yırtılırsın,ortadan ikiye  ayrılırsın ameliyat yerinden de görürsün!! diye laflar savuruyordu.bırakın benim haklı veya haksız olmamı hamile bir kadınla böyle konuşmak hele devlet hastanesinde böyle davranıp muayenehanesindeki kibarlığını görürseniz benim ne derece haklı olduğumu ve sinirlendiğimi anlarsınız..Neyse kdz.ereğlideki anadolu hastanesine dr’umuzun yanına gittik bana geç kaldığımı bebeğin 38  haftalıkken alınması gerekli olduğunu söyledi ama ısrarlarımızı sonucunda 1 hafta daha ileri attık tarihi.Bana &#8221;reptür(eski kesi  yerinde yırtık)olur yazık olur sana,acıyorum falan&#8221;dedi;ama sezeryan eğer kurtarma ameliyatı olarak önümüzdeyse öylede olmalıydı ve 2. bebeğimde en azından annelik duygularını yaşamak istiyordum bunu kendisinede belirttim.</h3>
<h3>Ve nihayet 1 hafta geçmişti ama bende tık yoktu,eşimi doktora yolayarak sancıları beklemek istediğimizi en azından annelik hormonlarınıın yayılmasına kadar süre tanınmasını istediğmizden bahsettik(bu arad ben gitmedim çünkü azarlamasından ve korkular hastalığına bulaşmaktan uzak kalmak istedim).Yine bizim için üzüldüğünü söyledi ama sancılarla gelirsem sabaha kadar bekleteceğinide ilave etti,sonradan aklıma şu geldi madem sancılar için suni sancı uyguluyorlardı o zaman oksitosin içeren allahın yarattığı bir besinde olmalı diye düşündüm!Ve googleden arattım inanamayacaksınız karşıma hurma çıktı ertesi gün hormonsuz olan ecve hurmalarından aldık sabah akşam açken 7  tane yedim bu arada zon hurması denen bir hurma vardı çarşıda gezerken onuda aldık ve 20 tane kadarda ondan yedim evettt o akşam doğumun ilk belirtileri ortaya çıktı bu arada hurma yemeye devam etim 2 gün sonra su kesesi patladı ve sancılar gelmeye başladı (aydın salih’in sancılardan başladıktan sonra  sancıyı arttıran ilaçlarını yapıp ara ara içtim)ama çok az az geliyordu 2 gün daha gündüz sancılar çektim ama gece uyuyunca geçiyordu yada az olduğundan ben hissetmiyordum 3. gün akşama doğru olan oldu sancılar sıklaşmaya başladı, ist anlaştığımız ebe gelemedi eşine telefonla ulaşamadığı için burada oturan tanıdık bir köy ebesini çağırdık oda yok yapamam ben korkuyorum vs demeye başladı ve korkuttu bizi.Hatice kot u aradık ve hastaneye gitmek zorunda kaldığımızı söyledik annem gibi çok ilgilendi benle( allah ondan razı olsun) bir anda hüzünlendi sesi.Neyse doktorumuz hülya ömeri aradık bana söyleidkleri şunlardı”<span style="color:#ff00ff;">benimle dalgamı geçiyorsun sen,kendin doktorsun git evde doğur,devlete git naparsan yap ,ben sana bakmam,gelmiyorum vs</span>’‘ona sizden başkasına gitmeyeceğim dedim,beni bırakmamasını,anlaştığımız gibi son sancılara kadar çekmek istediğimi konuştuğumuzu söyledim inanın telefonda ağlattı beni! sezeryana ikna ederek çağırdık onu yoksa gelmezdi eminim. Ben ona güvenmiştim ilk doğumda ama o bana hiç güvenmemiş sağolsun!Neyse haklılığımı ilerleyen satırlarda anlayacaksınız! Sezeryana geldiğimi söyleyince ebeyle konuştu ve hazırlıklar başladı bana su serumu taktılar bu arada sancılarda sıklaşmış,zaman ilerlemek bilmiyordu sanki;birsüre sonra beni ameliyaneye aldılar ama anestezi uzmanı gelmiş ebeler ve doktor ortalıkta yoktu rabbim kimseye muhtaç etme diye sancılarda dua ediyordum ve rabbim ol dedimi olduransın bırakma ellerimi diyordum!Meğer rabbim onları geçe bırakarak benim doğumumu ilerletiyormuş&#8230;</h3>
<h3>Neyse doktor geldi yüzüme bakmıyordu,bana kızgındı akşam akşam onu rahatsız ettiğim için&#8230;Velhasıl belden anestezi yapıldı  ve dr son bi muayene edelim dedi  ve muayenede şu sözleri söyledi”<span style="color:#ff00ff;">normale dönüyoruz</span>”!!! mucizeydi benim için bu sözler resmen!…Ebenin karnıma bastırması ve sedyede olmak benim için dezavantajdı, tabi belden aşagısıda uyuşuktu,epizyo istemediğimi söyleyince dr seni dinlemiyorum artık dedi,halbuki epizyo yapılması hastanın isteğine bağlı uygulanabilir bir müdahaleydi..Bebek 5 dk geçmeden doğmuştu,dr ”<span style="color:#ff00ff;">çok yırtık var sezeryan olsa böyle uğraşırmıydım</span>” dedi bunlar basit ama çok korkunç bir mantığın sözleri aslında!bebek doğunca ağladım ve bebeği kucağıma aldım mükemmeldi inanın tarif edemem o aşk gibi bişeydi….ebe bastırmamış olsa seyrine bıraksaydı kasılmalar olunca kendi başıma müdahalesiz doğum yapabilirdim de yırtıkların çokluk sebebi budur bence!<br />
Bebeğin aşılarını yaptırmayacağımı söyledim ısrar ettiler ama imza atarak hep.b yapılmadı(amerikada otizm sebebiyle vurulmuyor) ve anestezi etkisi bitince hemen kalkıp yürüdüm,kendi başıma bile 3 tur attım koridorda,tüm odalarda sezeryan hastaları vardı ve bebekleri huzursuzca ağlıyordu,bir ben normal doğumdum  ilk bebeğimde çektiklerimi hatırlıyorumda o insanları çok iyi anlıyordum! Benim bebeğimse bütün gece mışıl mışıl uyumuştu heyecandan sabah 5 e kadar uyuyamadım.ilk bebeğim 30.gün ilk kez tebessüm etmişti ama bu kez 2.günde yavrum gülümsedi gayet sağlıklı, yüzüstüyken kendin yan çevirebiliyor hazır bez yerinede pamuklu bezlerden kullanıyorum.<br />
_bebeğin boynuna 2 kez kordon dolanmıştı ama bebek doğunca hemen sıyrıldı çünkü kordon bağı esnek ve asla sezeryan sebebiyet veren bir durum  değildir</h3>
<h3>_doktor &#8221;<span style="color:#ff00ff;">neden ilkinde böyle ısrar etmedin madem</span>&#8221; dedi ,ona asla doğuramazsın sen ,kemiklerin dar demiştinizde ondan dedim.<br />
_sanırım aşk denilen şeyi  şimdi daha iyi anladım,bebek doğunca rabbim onu anneye yerleştiriyor ve mükemmel bir merhamete ve fedakarlığa gerk oluyorsunuz.<br />
_akşam 2o.oo sularında gittiğm hastanede 22.oooye kadar bekledim 22.o2 gibide bebeğim dünyaya geldi.<br />
kemik darlığı modern tıpta  dahi; ilerlemiş ülkelerde sezeryan sebebi değildir,ancak doğum masasında sorun olmaya başlarsa sezeryana gidilebilir.</h3>
<h2><span style="color:#ff0000;">Özellikle</span></h2>
<h3><span style="color:#0000ff;">*Ağrıkesici olarak doğumdan sonra söğüt yaprağı(eskiden söğütten yapılırdı ağrı kesici) demleyip içtim epizyo ve yırtık ağrılarını kesti bu sabah akşam aç karnına..<br />
*<span style="color:#993300;">doğum sonrası yaralar içinse antibiyotik yazmıştı dr, onun yerine soğanlı ve ballı bir ilaç kullandım(eski yaralar için-kitapta var)</span><br />
*<span style="color:#ff6600;">Doğumda ebe bebeğin kordonunun çok kolay kesildiğini söyledi,doğal yaşam bebeği rahat ettirmişti yani</span><br />
*<span style="color:#ff00ff;">Bebeğin su kesesi patlayınca ebeye gittim ama bişey olmayacağını söyledi 3 gün böyle bekledik normalde su kesesi patlayınca hemen yatırıp suni sancı veriyorlar ama eski tıp kitaplarındada suyunsadece kesede değil keseiçinde ayrıca su  balonla bulunmakta bebekle beraber çıkarken patlayıp çocuğun rahatça hareket etmesini sağlıyan kesecikler bunlar.</span><br />
*<span style="color:#008000;">Dr bana neden ilk doğumda ısrar etmediğimi sordu ve ona  o kadar ağladım önünüzde daha neyapsaydım,bana asla doğuramazsın diyen sendin dedim..</span><br />
*<span style="color:#993366;">Diğer doğumu evde suda yapacağım ebe eşliğinde, izmirde ve eskişehirde evde doğum çok yaygın.yabancılar yapıyor sanıyoruz sadece ama aslında sadece bilmiyoruz..</span><br />
*<span style="color:#8810ee;">Ebeler ve bir kaç özel  Dr hariç doktorlar normal doğumdan değil kesip biçmeden anlıyor bu iş eski sahiplerine yani ebelere bırakılmalı.</span><br />
<span style="color:#32b4cd;">*rad suresi 92 de derki_rahimde olanın ne kadar ileri bırakılıp nekadar erken bırakılacağını ancak allah bilir._</span><br />
<span style="color:#f5aa09;">*Bu yöntemler için (doğal doğum-hakan coker) isimli bir doktorda uzman,googlede araştırabilirsiniz</span><br />
*<span style="color:#8316e8;">Sanırım oturarak yemek yemek ve hiç masa kullanamakta avantaj -unutmayalım çömelmek sağlıktır.<br />
Elbette rabbime tüm merhamet ve kitabi desteğinden ötürü hamd olsun ve bana  bu sürede   emek veren ve hiç yılmamamda büyük rolü olan eşime desteğinden ötürü milyonlarca kez teşekkür etsem azdır.</span></span></h3>
<h2><strong> <span style="color:#ff00ff;">Zeynep yıldızhan</span></strong></h2>
<p><strong><span style="color:#ff00ff;"><br />
</span></strong></p>
<p><span style="color:#0000ff;"><span style="text-decoration:underline;"><em><strong>Yazı Dizisini zeynep yıldızhan`ın köşesinden Takib ediniz.</strong></em></span></span></p>
<p><strong>&#8230;<br />
</strong></p>
<br />Posted in Diger Konular, ZEYNEP YILDIZHAN’IN YAZILARI Tagged: "KÜN FEYEKÜN" RABBİM OL DEDİ OLDURANDIR ! <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/lokmanhekimm.wordpress.com/369/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/lokmanhekimm.wordpress.com/369/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/lokmanhekimm.wordpress.com/369/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/lokmanhekimm.wordpress.com/369/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/lokmanhekimm.wordpress.com/369/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/lokmanhekimm.wordpress.com/369/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/lokmanhekimm.wordpress.com/369/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/lokmanhekimm.wordpress.com/369/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/lokmanhekimm.wordpress.com/369/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/lokmanhekimm.wordpress.com/369/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/lokmanhekimm.wordpress.com/369/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/lokmanhekimm.wordpress.com/369/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/lokmanhekimm.wordpress.com/369/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/lokmanhekimm.wordpress.com/369/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lokmanhekimm.wordpress.com&#038;blog=5912896&#038;post=369&#038;subd=lokmanhekimm&#038;ref=&#038;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2010/01/03/kun-feyekun-rabbim-ol-dedi-oldurandir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ee6a10b002ab7e568364fb0e566d97ec?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">Site - Yönetici</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://img214.imageshack.us/img214/1863/kunfeyekun.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">&#34;KÜN FEYEKÜN&#34; RABBİM OL DEDİMİ OLDURANDIR !</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Taze ( Dogal ve katkısız ) maya nasıl elde edilir !</title>
		<link>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2009/11/11/taze-dogal-ve-katkisiz-maya-nasil-elde-edilir/</link>
		<comments>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2009/11/11/taze-dogal-ve-katkisiz-maya-nasil-elde-edilir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 01:20:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diger Konular]]></category>
		<category><![CDATA[ZEYNEP YILDIZHAN’IN YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Taze ( Dogal ve katkısız ) maya nasıl elde edilir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lokmanhekimm.wordpress.com/?p=332</guid>
		<description><![CDATA[Taze ( Dogal ve katkısız ) maya nasıl elde edilir ! Hamur için maya yapmak öyle sandığımız kadar zor ve uğraştırıcı değil , çok lezziz ve kocaman bir ekmeğiniz oluyor, tavsiye ederim. ilk esas maya 2 s.b un(esmer kullandım)+2 sb süt veya su ikisindende olabilir oda sıcaklığında geniş bir cam veya porselen kaba koyup 3 [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lokmanhekimm.wordpress.com&#038;blog=5912896&#038;post=332&#038;subd=lokmanhekimm&#038;ref=&#038;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignnone" style="width: 575px"><a href="http://img17.imageshack.us/img17/7059/katkisizmayadogalmaya.jpg"><img title="Taze ( Dogal ve katkısız ) maya nasıl elde edilir !" src="http://img17.imageshack.us/img17/7059/katkisizmayadogalmaya.jpg" alt="Taze ( Dogal ve katkısız ) maya nasıl elde edilir !" width="565" height="456" /></a><p class="wp-caption-text">Taze ( Dogal ve katkısız ) maya nasıl elde edilir !</p></div>
<h2><span style="color:#0000ff;">Taze ( Dogal ve katkısız ) maya nasıl elde edilir !</span></h2>
<h3>Hamur için maya yapmak öyle sandığımız kadar zor ve uğraştırıcı değil , çok lezziz ve kocaman bir ekmeğiniz oluyor, tavsiye ederim.</h3>
<h3>ilk esas maya</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">2 s.b</span> un(esmer kullandım)<span style="color:#0000ff;">+2 sb</span> süt veya su<br />
ikisindende olabilir<br />
oda sıcaklığında geniş bir cam veya porselen kaba koyup <span style="color:#0000ff;">3</span> veya<span style="color:#0000ff;"> 4</span> gün bekletin hergün bir kez üstünü açıp tahta kaşıkla karıştırın</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">Maya hazır olduğunda köpüklü olacak,</span></h3>
<h3>daha sonra ön maya hazırlanır……..<br />
<span style="color:#0000ff;">1</span> bardak esas mayadan alınır içine <span style="color:#0000ff;">2 s.b</span> un ve <span style="color:#0000ff;">2 s.b</span> su koyup karıştırıp bir gece bekletin sabah hazır oluyor ve bu ön mayamızdan <span style="color:#0000ff;">1 </span>bardak alıp esas mayaya iade edip kaldırıyoruz dolaba yok eğer yine ekmek yapacaksanız kaldırmayın oda sıcaklığında beklesin</h3>
<h3>hamur……..<br />
daha sonra ön mayamızın için biraz su ve <span style="color:#0000ff;">2-3 s.b</span> un koyup tahta kaşıkla karıştıralım daha sonra da <span style="color:#0000ff;">3 s.b</span> kadar un ekleyip elimizle yumuşayıncaya kadar yoğuralım ben aydın hanımın dediğini yaparak içine biraz zencefil ekliyorum istenilen kadarda tuz ekleyip yoğuralım daha sonra bu hamuru kabarması için bir tencereye koyun <span style="color:#0000ff;">6-8</span> saatte <span style="color:#0000ff;">2- 3</span> kat kabarıyor, daha sonra hamuru unlu br yüzeye döküp hafif elle toparlayıp unlu bir kaba döküp <span style="color:#0000ff;">2- 3</span> saat daha kabartıp sonra <span style="color:#0000ff;">230</span> c fırına atıyoruz yarım saat sonrada <span style="color:#0000ff;">200 c</span> indirip yarım saat daha üstü kabarana dek bekliyoruz pişince üstüne bez atıp kokusuna dayanabilirseniz soğumasını bekleyip yeyin o kadar doyurcuki biz <span style="color:#0000ff;">3 </span>günde bitiremedik ekmeği</h3>
<h3>Ama hamuru derin bir tepsiyi unlayıp içine dökerde <span style="color:#0000ff;">6-8</span> saatte kabaran hamuru hemen fırına atabilirsiniz ben <span style="color:#0000ff;">2.</span>yi öyle yaptım..</h3>
<p><em><strong><span style="color:#0000ff;">Zeynep Yildizhan</span></strong></em></p>
<br />Posted in Diger Konular, ZEYNEP YILDIZHAN’IN YAZILARI Tagged: Taze ( Dogal ve katkısız ) maya nasıl elde edilir <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/lokmanhekimm.wordpress.com/332/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/lokmanhekimm.wordpress.com/332/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/lokmanhekimm.wordpress.com/332/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/lokmanhekimm.wordpress.com/332/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/lokmanhekimm.wordpress.com/332/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/lokmanhekimm.wordpress.com/332/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/lokmanhekimm.wordpress.com/332/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/lokmanhekimm.wordpress.com/332/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/lokmanhekimm.wordpress.com/332/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/lokmanhekimm.wordpress.com/332/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/lokmanhekimm.wordpress.com/332/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/lokmanhekimm.wordpress.com/332/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/lokmanhekimm.wordpress.com/332/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/lokmanhekimm.wordpress.com/332/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lokmanhekimm.wordpress.com&#038;blog=5912896&#038;post=332&#038;subd=lokmanhekimm&#038;ref=&#038;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2009/11/11/taze-dogal-ve-katkisiz-maya-nasil-elde-edilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ee6a10b002ab7e568364fb0e566d97ec?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">Site - Yönetici</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://img17.imageshack.us/img17/7059/katkisizmayadogalmaya.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Taze ( Dogal ve katkısız ) maya nasıl elde edilir !</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>DOGAL EV TEMİZLİGİNDE PRATİK BİLGİLER</title>
		<link>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2009/10/11/dogal-ev-temizliginde-pratik-bilgiler/</link>
		<comments>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2009/10/11/dogal-ev-temizliginde-pratik-bilgiler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 15:33:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site - Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[DOGAL ve PRATİK BİLGİLER]]></category>
		<category><![CDATA[ZEYNEP YILDIZHAN’IN YAZILARI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lokmanhekimm.wordpress.com/?p=301</guid>
		<description><![CDATA[DOGAL EV TEMİZLİGİNDE PRATİK BİLGİLER NOT :Aşagıdakı bilgiler Gülay Koç ve  zeynep yıldızhan hanımefendilere aittir,Siteye yorum olarak yazmış ve bende bu bilgileri ana sayfaya aktarmak istedim.Bu güzel paylaşım için kendisine teşekkür eder böylesine dogal ve faydalı bilgilerin devamını bekleriz. Selamün Aleyküm Sade Kardeşlerim. Ev Temizliğinde bilgiler elde ettim paylaşmak istiyorum.Bulaşık ve çamaşır makinesi için çözümümüz Kül [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lokmanhekimm.wordpress.com&#038;blog=5912896&#038;post=301&#038;subd=lokmanhekimm&#038;ref=&#038;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignnone" style="width: 568px"><a href="http://img24.imageshack.us/img24/4876/mesekl.jpg"><img title="Meşe külü" src="http://img24.imageshack.us/img24/4876/mesekl.jpg" alt="Meşe külü" width="558" height="427" /></a><p class="wp-caption-text">Meşe külü</p></div>
<h2><span style="color:#800000;">DOGAL EV TEMİZLİGİNDE PRATİK BİLGİLER</span></h2>
<p><strong><em><span style="color:#ff00ff;">NOT</span> :</em></strong><strong><em><span style="color:#0000ff;">Aşagıdakı bilgiler Gülay Koç ve  zeynep yıldızhan hanımefendilere aittir,Siteye yorum olarak yazmış ve bende bu bilgileri ana sayfaya aktarmak istedim.Bu güzel paylaşım için kendisine teşekkür eder böylesine dogal ve faydalı bilgilerin devamını bekleriz</span>.</em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<h3>Selamün Aleyküm Sade Kardeşlerim. Ev Temizliğinde bilgiler elde ettim paylaşmak istiyorum.Bulaşık ve çamaşır makinesi için çözümümüz Kül suyu ve üzüm sirkesi.bulaşık makinesinin deterjan gözüne kül suyu , parlatıcı gözüne de üzüm sirkesi yerleştirdiğimizde istediğimiz sonucu alıyoruz.</h3>
<h2><span style="color:#0000ff;">Yapılacak adımları tek tek yazıyorum;</span></h2>
<h3><span style="color:#0000ff;">1)-</span> En yakın odun fırınında ekmek yapan yere fırına gidip yarım kovadan az fazla kül alın.Bu kül merak etmeyin ya meşedir,ya zeytin **** benzer bir ağaçtandır.</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">2)-</span>Külün üstüne su ilave edin ve karıştırın.</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">3)-K</span>ülün içindeki hafif malzemeler kömür dahil su üstüne çıkar.Bunları tel süzgecinizle alıp en yakındaki toprağa bırakın.</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">4)-</span>Akşam karıştırılan karışım sabaha kadar durulur.Kül aşağıya çöker,su ise artık potasyum hidroksitli bir şekilde üstte kalır.</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">5)-</span> O günkü ihtiyacınız kadar suyu bir şişeye aktarın.Geri kalan karışımı karıştırın.Çünkü her karıştırmada külün içindeki potasyum suya karışıp deterjanınızın daha güçlü olmasını sağlayacak.</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">6)-</span> Haftada bir fırına uğrayıp kül alıp karışımınıza eklemeniz yeterli olur.</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">7)-</span> Kovanın altında kalan eski külleri ise başka bir kaba aktarıp “<span style="color:#0000ff;">vim</span>”,”<span style="color:#0000ff;">cif</span>” gibi seramik yüzeylerde kullanabilirsiniz. Ancak arası derz olan yerlerde grilik olacağını unutmayın.</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">8)-</span>Artan külü bahçenizde gübre katkısı,tarım ilacı **** tavukalrınız varsa eşelenme kumu olarak kullanabilirsiniz.</h3>
<h3><span style="color:#0000ff;">9)-</span> Sil baştan…. yeni karışım hazırlığı…Bu hazırlıklar ayda bir normalde yeterli olur…Yok eğer hem bulaşık,hem çamaşır hemde kişisel kullanım derseniz hafta bir yapamanız lazım **** hazırlık yaptığınız kabı büyütebilirsiniz.</h3>
<p><strong><em><span style="color:#0000ff;">GÜLAY KOÇ</span></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="color:#0000ff;"><span style="color:#ff00ff;">Zeynep hanımın metodu</span> &#8211; Arkadaşlar bulaşık makinesinin tuz bölümünede bir çare buldum.ben bittiği için deterjanda kullanmadığımdan çok zorlandım,bulaşıklar yıkanıyor ama lekeler kalıyordu malesef.köyden siyah kaya tuzu gelmişti bir parça ondan koydum–evet sonu mükewmmeldi o bitincede noormal beyaz kaya tuzu deneyeceğim artık…</span></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="color:#ff00ff;">zeynep yıldızhan</span></em></strong></p>
<br />Posted in DOGAL ve PRATİK BİLGİLER, ZEYNEP YILDIZHAN’IN YAZILARI  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/lokmanhekimm.wordpress.com/301/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/lokmanhekimm.wordpress.com/301/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/lokmanhekimm.wordpress.com/301/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/lokmanhekimm.wordpress.com/301/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/lokmanhekimm.wordpress.com/301/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/lokmanhekimm.wordpress.com/301/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/lokmanhekimm.wordpress.com/301/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/lokmanhekimm.wordpress.com/301/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/lokmanhekimm.wordpress.com/301/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/lokmanhekimm.wordpress.com/301/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/lokmanhekimm.wordpress.com/301/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/lokmanhekimm.wordpress.com/301/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/lokmanhekimm.wordpress.com/301/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/lokmanhekimm.wordpress.com/301/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lokmanhekimm.wordpress.com&#038;blog=5912896&#038;post=301&#038;subd=lokmanhekimm&#038;ref=&#038;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lokmanhekimm.wordpress.com/2009/10/11/dogal-ev-temizliginde-pratik-bilgiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ee6a10b002ab7e568364fb0e566d97ec?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">Site - Yönetici</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://img24.imageshack.us/img24/4876/mesekl.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Meşe külü</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
