| vurkan on HİCRİ YILINIZ KUTLU OLSUN… | |
| Site - Yönetici on HACAMAT NEDİR ve NASIL YAPILIR… | |
| betül on HACAMAT NEDİR ve NASIL YAPILIR… | |
| Site - Yönetici on Hakkında | |
| ünsal on Hakkında | |
| ünsal on Keten Tohumu | |
| Site - Yönetici on Hakkında | |
| Site - Yönetici on HACAMAT NEDİR ve NASIL YAPILIR… | |
| ayşenur on Hakkında | |
| yusufg on HACAMAT NEDİR ve NASIL YAPILIR… |
zeynep demiş
bebeğim yedi aylık doğduğundan beri kusuyor ve çok kötü kokuyor ne yapabilirim
Site - Yönetici demiş
Zeynep hanim, buraya ” gercektip@gmail.com ” bir mail atip sorun, Bu konuda ben birsey diyemiyecegim.
Gecmis olsun.
muhittin demiş
sayın site yöneticileri akciğer temizliği yapmak
istiyorum ben . onun içindoktor sayın aydın salih hanımın mail adresini isteyecektim özelliklerim ve nasıl olacağı hakkında bilgi almak istiyorum lütfen bana yardımca olun mail adresime gönderirseniz sevinirim şimdiden tesekkür ederim
fatma demiş
s.a almanyada yaziyorum ilgiyle sitenizi takip ediyor okuyorum….
ben yeni hamileyim daha dun test yaptim positiv cikti haftaya doktora gidecem ins.
dr. aidin salihin , hamilelikte ilk 3 ay orucla gecirmesini önermis, simdi baslamam gerek diyoerum ama saatler bayagi uzun nasil yaparim bilemiyorum, gerci ramazan orucunda nasil yapiyoruz, ALLAH bununda sabrini verir diyorum, ama etrafima desemki ben orucdayiim bilemiyorum nasil bi tepki alirim, almanyada yasiyorum doktoruma bu konuyu acmayi dusunuyorum , acaba beni anlarmi bilemiyorum… beni hamileligimde yönlendirecek takip edecek bi destek ariyorum , dr. aidin hanimla her sykintim -sorum oldugunda yazisa bilirmisim acaba ? oyle bi imkan varmi, yanliz kalirsam basaramam diyorum… burda bu sekil bi kadin hastaliklari dalinda bi doktor olsa ona giderdim tum hamilelik boyunca, ama benim bildigim malesef yok…
saygilarimla…
Site - Yönetici demiş
Fatma kardesim, sizi cok iyi anliyorum, cevrenin etkisiyle yapmak istedigimiz seylerin bircogundan vazgecebiliyoruz malesef,Dr.Aidin salih hanimefendinin mail adresi bizde mevcut degil, ama ben bir arastirayim bulabilirsem size araci olabilirim,sizin siteye yorum yazarken verdiginiz mail adresi gecerli ise ben onu kendi msn adresime ekliyeyim ve oradan yardimci olmaya calisayim insaallah.
Selam ve dua ile.
Diger yorum yazan Mihittin bey kardesim , Akciger temizligi hakkindaki yaziyi burdan okuyabilirsiniz :http://lokmanhekimm.wordpress.com/category/6-hastaliklar-rahatsizliklar-ve-tedaviler/akciger-temizleme/
fatma demiş
yardim etme cabanizdan dolayi simdeden tesekkür ederim, evet mail adresim dogru, ekleye bilirsiniz… a.s.
ali demiş
merhaba
sitenizi bugün öylesine gezinirken buldum ve gerçekten çok etkilendim dolayısıyla sizlere teşekkür etmek istiyorum.
benim sormak istediğimde; bir çok kişinin de ortak problemi olan halsizlik, yorgunluk ve özellikle bir şeye konsantre olamama ve genel anlamda bir isteksizlik gibi sorunlardan şikayetçiyim. Yemeğe karşı bir düşkünlüğüm yoktur bununla beraber düzenli bir beslenme alışkanlığım da yok doktara gidip genel kan tahlili yaptırdım fakat herhangi bir anormallik çıkmadı bu gibi bir durumda tavsiyeleriniz ne olur öğrenmek isterim
bununla beraber aşırı koşuşturmaya yönelik bir çalışma ortamımız var bu ve benzeri durumlarda mesela bir ağır sanayi işçisini ele alırsak az yemek yeme hususunda ne dersiniz bu tip bir çalışma yapan birisininde az yemesi vücudunda bitkinliğe yol açarmı yada gerçek dinginliğin anahtarı nedir?
saygılarımı sunar esenlikler dilerim.
Site - Yönetici demiş
Ali bey kardesim merhabalar, Øncelikle yorumunuz icin tesekkur ederiz.
Ayrintili bir cevap labilmeniz icin bu “gercektip@gmail.com ” adresine sorun lutfen veya Dr.Aidin Salih hanimefendi`nin ” Gercek tip ” isimli kitabini almanizi tavsiye ederim, orda ayrintilari bulabilirsiniz zannediyorum, bu konuda bizim fazla bilgimiz yoktur.
Selam ve dua ile.
öznur kara demiş
merhabalar kitabınız bende var okudum bana çok mantıklı geldi ilk oruç denemesinde baş ağrısından baygınlık geçirdim 3 tane kızım var en küçüğü 2 yaşında çok aktif ben bu yüzden herhangi bir sağlık uygulaması yapamadım doğumdlardan kilom kaldı onları bile veremiyorum katkılı yiyeceklerden uzağım ekmeği bıraktım ama 0 grubuyum neler yemem gerekir bakıyorum kitaba anlamadıklarım var ve kilo veremiyorum meyve sebze hiç sevmiyorum açlıklar güzel ama ben başağrısından baygınlık geçirirken çocuklarla ilgilenecek kimse yok onlara benden başka hizmet edecekte yok gurbetteyim yani şuanda ben bunları yapamam ben sadece bunları paylaşmak istedim etraftaki arkadaşlarda kitabınızı okuyor onlarında çocukları küçük biz henüz nasıl başların bu uygulamalara bilemiyorum herhangi bir yardımınız olursa sevinirim alla yardımcınız olsun selametle
ebru demiş
merabalar ben siteden aidin salih ile ilgili bütün bilgileri okudum ve mevcut hastalıklarım için beden temizliği yapmam gerektiğini öğrendim ama bununla ilgili bilgileride bazı eksikliklerim ve korkularım var mesela sürekli bi çarpıntım var bu beden temizliği yapmama engelmidir die çok merak ediyorum gercektip@gmail e bu yönde korkularımı ve eksiklerimi dile getirdim fakat dr.aidin salihe direk ulaşabileceğimizi bi adres varmıdır bu yönde yardımlarınızı bekliyorum şimdiden çok teşekkür ederim.
Site - Yönetici demiş
Ebru hanim,Dr. Aidin hanima ulasabileceginiz bir site ve mail adresi mevcut degil malesef,mail yolu ile sorulara cevap veremiyor vakit darligi yuzunden,Yukarida da belirttigimiz gibi gercektip@gmail.com adresinden bilgi alabilirsiniz.
Yorumunuz icin tesekkur ederiz.
bilnur demiş
meraba bnm dişlerimde kireç oluştu ve daha önceden böle bişey yokt düzenli olarak fırçalıyorum ön dişlere kdr yayılmaya başladı evde ne yapabileceğim bir şeyler varmı şimdiden teşkkürler
Site - Yönetici demiş
Bilnur hanim, Dis taslari,tirnaklardaki beyazliklar ve kiriklar, vucutta esneklik kaybi, eklem hastaliklari, astim, bel ve boyun fitigi vucudun kireclendigini gøsterir. Bu konu hakkinda daha genis bilgi icin Dr. Aidin Salih hanimefendinin yazdigi ” Gercek tip ” adli kitabinin 146. sayfasina bakiniz.
Saglikli gunler dileriz.
irfan canpınar demiş
1-kardeşim sol böbreğimde 3 tane 28mm , 15mm , 12mm taş var.nasıl eritebilirim.
2-ayaklarımda ve ellerimde zaman zaman sulu egzama çıkıyor.nasıl tedavi olabilirim.
3-devamlı balgam çıkarıyorum ciğerimde hırıltı bazende ıslık sesi geliyor
4-ayak ve bacaklarımda damar morarmaları oluyor.
tüm bunlar neden oluyor acaba vücudumda genelde neremde problem var acaba
irfan canpınar demiş
ayrıca çok yağlı bir cildim var.hergün saçımı sabunla yıkıyorum.sabah kalkınca sanki terlemişim gibi yağ çıkıyor.ne yapmalıyım acaba
Site - Yönetici demiş
Irfan bey, Bu konuyu gercektip@gmail.com mail adresine bir sorun, veya Dr Aidin Salih`in ” Gercek Tip ” isimli kitabina bakiniz.
Altan Özdağ demiş
Merhaba güvenilir ve adabına uygun gerçekten bu işin piri olan kişiden hacamat yaptırmak istiyorum yardımcı olursanız sevinirim.
Site - Yönetici demiş
Altan bey merhabalar, Eger Turkiyedeyseniz bu adresle irtibat kurun gercektip@gmail.com basarilar dileriz.
bekir demiş
benim cinsel sorunum var nasıl görüşebilirim tşk ler
nermin demiş
Siteniz çok güzel.Verdiğiniz bilgilerin çoğundan çıktı aldım.Yakınlarıma vereceğim.Herkes gibi bende Aidin hanıma ya da onun eğitimiyle bilgilenmiş bir doktora ulaşmak istiyorum.Okuduğum kadarıyla ulaşan olmamış:)Yinede kendimce bir şeyler yapmaya başladım.4 gündür yediğim şeylere göre 4-6 saat yemek yemiyor su içmiyorum.Yediğim zaman kan grubuma uygun gıda seçmeye çalışıyor,karışık,ters yememeye dikkat ediyorum.Sık sık acıkan biriydim.2 gündür çok acıkmıyorum ve çok şaşkınım.Oruçları en kısa zaman da yapacağım.Sitenizi dostlarıma tavsiye edeciğim.Yemek tarifleri verirseniz sevinirm.Teşekkürler
Site - Yönetici demiş
Nermin hanim, bu guzel yorumunuz icin tesekkur ederiz,Evet gercekten Dr. Aidin hanima ulasmak zor, cunku ne mail ve nede telefon kullanmiyor yani tamamen dogalligi tercih ediyor bilmem anlatabildimmi, Aidin hanimin yetistirdigi øgrencileri mutlaka vardir bir arastirin.Aidin hanimin kitabinda hersey acikca yazar ondan da genisce istifade edebilirsiniz,sitemizi tavsiyeniz icin de ayrica tesekkur ederiz, amacimiz insanlara faydali olabilmek ve bir dua almaktir dunyalik bir beklentimiz olamaz, Yemek tarifleri hakkinda cok guzel yemekleri iceren hepsi resimli birbirinden guzel tarifleri olan blogu gecici olarak devre disi biraktim,belki ilerde tekrar acariz.Selam ve dua ile.
Bekir bey kardesim,Sizin sordugunuz konu hakkinda benim fazla bir bilgim yok,buraya gercektip@gmail.com bir mesaj etin belki yardimci olurlar, Selam ve dua ile.
meryem hatice demiş
Yemek tarifleri hakkında bu kadar istek varken mahrum bırakmak olmaz inş.en yakın zamanda görmek istiyoruz.
hacamat ehil kişilere olunuz,istanbulun muhtelif semtlerinde var yarında bursa merkezde bir hacamat uygulaması yapılacak katılmak isteyenler katılabilirler.
sorusu olan olursa yardımcı olmaya çalışırım..
EMİR demiş
Bİ SIKINTIM VAR…ÜLSER..BUNUN İÇİN NE YAPABİLİRİM.?VESİLE OLURSANIZ,RABBİM KARŞILIĞINI BEREKETİYLE VERSİN SİZE….SELAMETLE…
meryem hatice demiş
Nacizane kendim birşey öneremem doktor hanımın tavsiyelerini size yazıyorum.Gayret sizden ,şifa Rabbimden.
1 su bardağı zeytinyağına 1 baş dövülmüş sarımsak ekleyin ve ağzını kapatarak 24 saat buzdolabında dinlendirin,sonra süzün.
bir hafta bu karışımdan her sabah yarım su bardağı ve üzerine yarım su bardağıda limon suyu karıştırarak için.
gündüz acıkınca taze sebze suları için.
her gece uyumadan öncede yeni sıkılmış,taze zencefil suyu için.
Mayıspapatyası,civanperçemi,biberiye,mercanköşk,kekik veya kuru zencefil ince ince kıyılır.Yarım tatlı kaşığı bir bardak kaynar suyla demlenir ve süzülür.Günde 3 defa soğutulmadan bu çay içilir.
Meşe kabuğu ve meşe kozalaklarıda çay yapılıp içilince çok faydalıdır.
Yatarken bedeninizin üst kısmını biraz yüksekte tutmalısınız.Ağır yemek yememeli ve sık sık hazım olmadan vücuda yemek yüklememelisiniz.Yatmadan önce en az 3 saat birşey yememelisiniz.bu tür mide problemlerinin birçoğuna, geç yenen ve hazmedilemeyen yemekler sebep olur.saat 21:00 den sonra asla birşey yiyip içmemelisiniz.
Site - Yönetici demiş
Meryem hatice hanim, Allah sizden razi ve menmun olsun, bu aciklamalarinizdan dolayi cok tesekkur eder ve devamini bekleriz insaallah.
selam ve dua ile.
hazar kont demiş
muhterem arkadaşlar
Aidin Salih hanıma direk ulaşmak mümkün değil olağanüstü yoğun olan bir kişi olması sebebiyle e-mail ile sorulara cevap vermesini beklemekte haksızlık olur.Vatan caddesi aksaray’da dernekleri var sanırım dernek yetkilisi ile temas kurmak en iyi yoldur.Ben derneğe gitmiş ve bir seferde başka bir mekanda seminerine katılmıştım Aidin hanımın. hayat felsefem değişti doğrusu tavsiye ederim.eğer değişmedi ise dernek adres ve telefon bilgilerini veriyorum.
SADE HAYAT DERNEĞİ
dernek başkanı yanılmıyorsam hatırımda kaldığı kadarı ile genç bir öğretmen arkadaş adıda “faruk “bey’di yanlış hatırlamıyorsam.
vatan caddesi-vatan hastahanesini muratpaşa camii istikametine doğru geçince cadde üzerinde sağda bir bina.
açık adresi:Muratpaşa mah.Sadiçeşmesi sokak.no:1/2 aksaray-ist.
telefonlar:0212-5340990—-02125332858
Allah cc.tüm hastalara şifa versin
selam ve dua ile Allah’a emanet olun
Site - Yönetici demiş
Hazar kont kardesim, Bu guzel aciklamanizdan dolayi size tesekkur ederiz,Allah rzi olsun.
meryem hatice demiş
Rafine Tuzun Zararları
Hadisi şerifte:”Yemeğe tuz ile başlayandan Allah(c.c.) 330 çeşit hastalığı uzaklaştırır.Bu hastalıklar delilik,cüzzam,bağırsak rahatsızlığı ve diş ağrısıdır.Kalanı Allah’ın yüce bilgisinde saklıdır”buyurulmuştur.
Dr. Aidin Salih
Tuz derken, bugün ki rafine edilmiş sofra tuzu (NaCI,sodyum klorür) değil doğal, işlenmemiş kaya tuzunu veya deniz tuzunu kastediyoruz.Bu tuzlar iyot,magnezyum,potasyum,çinko,silikat gibi insan sağlığı için gerekli makro ve mikro elementleri içerir.Gri kaya tuzu(turşu tuzu), deniz tuzu (kalın olan),ingiliz tuzu,hindistan tuzu doğal tuzlardandır.Bunlar ve benzeri tuzlar bağırsakları temizleyip ishali durdurur,kabızlığı ve çeşitli kokuları gideriri,mişde asiti üretimine yardımcı olur,donmuş maddeleri eritir,diş taşlarını temizler,safrayı ve balgamı söker,yaraları temizler ve kurutur,diş etlerini ve dalağı kuvvetlendirir,cildi güzelleştirir.
Çiğ sebze ve salatalara tuz katmak doğru değildir.Çünkü tüm bitkiler suni gübre ile yetiştirildiği için,sebzeler ,tahıllar,meyveler tuz içerir.Rafine edilmiş sofra tuzu turşunun kalitesini,sıcak yemeğin tadını bozar.Rafine edilmiş katkılı sofra tuzu veya yapay tuz,bütün katkılı yiyecekler gibi,sağlığa zararlıdır ve doğal tuzun yerini tutamaz.
Sofra tuzuna eklenen katkı maddeleri;
Sodyum alüminyum silikat(E173): Renklendirici ve nem tutucu olarak kullanılan katkıdır.Zehirlidir ve katkı maddeleri dahil her türlü maddeye karşı aşırı duyarlılığa neden olabilir.Dünyanın çoğu ülkesinde yasaklanmıştır.Alimünyum bazlı nem tutucuların beyin dokularına yerleşerek öğrenme bozukluğu,zeka geriliği ve felçlere sebep olduğu tespit edilmiştir.
Titanyum Dioksit: Nano parçacıkları nem tutucu ve beyazlatıcıdır.Bunlarla birlikte iyotlu tuza potasyum iyodür katılmaktadır.Potasyum iyodürün iyot stabilizörü Sodyum Tiyo sülfattır.Potasyum iyodür çok zararlı bir maddedir ve tek başına troid bezinin dengesizliğine neden olur.
Site - Yönetici demiş
Meryem Hatice, bu guzel yaziniz icin tesekkur ederiz, bu yaziyi baslik olarak ana sayfaya koydum,ellerinize saglik.
nur şifa demiş
merhaba hatice hanım..
Biz dr. aidin hanımın gerçek tıp kitabını defalarca okuduk ve onu kendimize rehber alırcasına 3 yıldır bize gelen bütün hastalara (en az 2000 kişi) kitabındaki bilgileri,tavsiyeleri,kürleri ve ilaçları önerdik uyguladık,tavsiye ettik ,önerdik ve en az bu kadar kişi ondan memnun kalıp,çok büyük faydalar gördüklerini aktarmışlardı.biz de sizi bundan haberdar etmek istedik.
Site - Yönetici demiş
nur şifa hanim, yorumunuz ve ilginiz icin tesekkur ederiz, yorumlarinizin devami bekleriz insaallah.
ayse demiş
ankara hacamat yapan ehli bir yer arıyorum,yardımcı olursanız sevinirim.
meryem hatice demiş
Allah gayretinizi,gücünüzü,kuvvetinizi arttırsın Nur Şifa hanım.Böyle haberler almak sevindirici.İnşaallah daha da çok kişilere ulaşıp bu nimetten haberdar edip,istifadelerine sunarız.
9 Haziran salı günü saat 13:30 da Bursa ”Ördekli hamamı kültür merkezinde ” dr.Nurdan Akay hanımefendi seminer verecektir.Tüm bayanlar davetlidir.
elif demiş
MERHABA;BENİM BEBEĞİM 3 AYLIK TAN İTİBAREN ÖKSÜRÜK VE HIRILTI İÇERİSİNDE ÇOCUK DOKTORUNA GÖTÜRÜYORUM HEP İĞNE VE ANTİBİYOTİK ŞURUP VE 3 AYDA BERİDİR SÜREKLİ VENTOLİN HAVA VERİYORUZ FAKAT HİÇ BİR DEĞİŞİKLİK YOK İĞNELERİ BİTİYOR 3 GÜN SONRA TEKRAR AYNI ŞEKİLDE DEVEM EDİYOR ŞUANDA 6 AYLIK FAKAT YİNE BİR DEĞİŞİKLİK YOK NE YAPACAĞIMI BİLMİYORUM FLİM ÇEKTİRDİK BİRŞEY ÇIKMADIĞINI SÖYLEDİLER ÖNERİNİZ VARMI CEVABINI BEKLİYORUM
meryem hatice demiş
tavsiyem ilaç bir müddet kullanmamanız.Sorunu kökünden çözmeyen ve hastalığın tekrarına sebep olan geçici ilaçların faydadan çok zararı vardır.Alerjik olabilir.Dr.hanımla görüşüp bebeğiniz için açlık listesi ve kan grubuna göre beslenme listesini almanızı öneririm.
nermin demiş
Sade Yaşam derneğinin sitesi
http://www.sadeyasam.org/
nermin demiş
Sade Hayat Derneği başkanıyla yapılan ropörtaj
http://www.dunyabizim.com/news_detail.php?id=1225
nur şifa demiş
selamun aleyküm…
kan gruplarını hayatımıza geçireli ve uygulataı 1 ayımız oldu. yalnız A grubu ile ilgili zararlı olan yiyeceklerde pul biber geçerken başka bir yerde ilaç gibi kullanılabileceği geçiyor.
bununla ilgili bilgi verirseniz çok seviniriz.
nur şifa demiş
selamun aleyküm..
sayın site yöneticisi..daha önce de sizinle paylaştığımız gibi biz burda farklı bir çalışma içindeyiz.edindiğimiz bilgileri çevremizle ve bize gelenlerle paylaşıyoruz.ve bu nedendenle bazı soru işaretlerinden dolayı dr.hanımla birebir görüşmek istiyoruz.bu konuda bize yardımcı olursanız çok seviniriz.şimdiden teşekkürler..
Site - Yönetici demiş
Nur Şifa kardeşim. Ben şuan uzun bir tatile çıktım. Tatil dönüşü ( ki bu ramazandan sonra demektir ) inşallah yardımcı olmaya çalışırız. Eger siz Türkiyedeyseniz Aidin hanım istanbulda bu maile gercektip@gmail.com mesaj atın ve Aidin hanıma nasıl ulaşabileceginiz hakkında size bilgi verirler.
Selam ve dua ile.
nermin demiş
Doğal ürünler, kan gurubuna göre beslenme reçeteleri konusunda ümraniye Saf Hayat Baharatçısı bize çok yardımcı oldu.Tavsiye ederim.02163359875
nermin demiş
Geçen hafta Aidin Hanımla tanıştım.Sağlık önerilerini uygulamaya başlayalı 1 ay 3 gün oldu.Evet Aidin Hanımı tanımadan sitede okuduğum önerileri,kan gurubuna göre beslenmeyi yapmaya başlamıştım.Sonuç daha enerjik ve neşeliyim.7 kilo verdim,vermeye devam ediyorum.Eşim 9 kilo verdi,vermeye devam ediyor.Hacamata başladık.Çıkan şeyleri görünce nasılda kötü beslendiğimizi,ilaçların,katkı maddeli gıdaların,kimyasal deterjanların bize,özellikle eşime nasıl zarar verdiğini anladık.Eşimdeki unutkanlık sorunu,dikkat eksikliğinin yapay tatlandırı aspartamdan kaynaklandığını duyunca büyük bir şok yaşadığımı belitmeden yapamıyacağım.Allah tüm hastalara şifa versin
nermin demiş
10 günlük açlık yapmış birinin günlük yaşadıklarını yazdığı site ilginizi çekebilir.
http://10gunlukoruc.wordpress.com/
Site - Yönetici demiş
Nermin kardeşim. böyle güzel ve güncel yorumlarınız için teşekkür ederiz . saglıklı günler dilegiyle.
nermin demiş
0 kan gurubu süt ve süt ürünleri yemesin diyor.Bu sadece inek sütü için mi geçerli.Koyun,keçi peyniri yiyebilirmiyim.İnek sütü ve ürünlerine alerjim vardı.Aidin hanım bunu kitabında yazmış.Bunu seneler önce bilseydim alerji tedavileri için dünyanın parasını ödemezdim.
nermin demiş
Ekmek mayası kullanmayın diyor Aidin Hanım.Bunun sebebi mayaların genetiği değiştirilmiş ürünlerden yapılması mı?İnternette nohutla yapılan maya tarifi buldum.Bu mayayla yaptığım kepek,çavdar,arpa ekmeğini yememizde sakınca olur mu?Tedaviler hakkında geniş bilgisi olan arkadaşlar cevaplarsa sevinirim.Ekmeksiz olmuyor.Bana acil bir çözüm lütfen.:)
Site - Yönetici demiş
Nermin hanım. Keçi peynirinin en iyi peynir oldugunu Aidin hanımdan duydum. Ben genelde Keçi peynirini tercih ediyorum ayrıca keçi sütüde çok faydalı. maya hakkında genetiği değiştirilmiş ürünlerden yapılması nedeniyle ekmek mayası sakıncalıdır diyor Aidin hanım. eskiden ninelerimizin yaptıgı gibi maya kullanmadan ( Veya ekmek mayası ile ilk kez hamur yogrulabilir ) hamuru yogurup ondan bir parca alıp birkaç gün bekletip maya olarak kullanılabilir ( Bundan sonra hep hamurdan kücük parcalar alınıp gelecek seferki hamur işine kadar saklanır ve hep böyle devam eder ) ama bu hamur ekmek mayası kadar kısa zamanda hamuru kabartma kıvamına getirmeyebilir. Normal kabarması için uzun süre gerekebilir.
Nohutla yapılan maya ile yapılan kepek,çavdar,arpa ekmeğini yemenizde sakınca olmaz zannediyorum. Çünkü mayanın genetiginde bir bozulma yoktur. Bilgisi olan arkadaşlar bilgilendirirlerse seviniriz.
Selam ve dua ile.
nermin demiş
Teşekkürler.İnşallah ekmek makinasında güzel olur.
nermin demiş
Japonya’da yapılan bir araştırma, zayıf insanların tombullara göre altı ila yedi yıl daha az yaşadığını, hatta obezlerden de daha az yaşadığını gösterdi.
Tohoku Üniversitesinden profesör Ichiro Tsuji yönetiminde Sağlık Bakanlığından bir ekip, Japonya’nın kuzeyindeki Miyagi bölgesinden 40-79 yaş arasındaki 50 bin kişiyi 12 yıl boyunca inceledi.Vücut kütle endeksine göre dört grubun oluşturulduğu araştırma, 40 yaşında makul bir kilo fazlalığı bulunan insanların, çok zayıflara göre altı ila yedi yıl daha fazla yaşadığını, çok zayıfların yaşam süresinin obezlere göre de 5 yıl daha az olduğunu ortaya koydu.
Vücut kütle endeksi 25-30 olan kişiler hafif kilolu, 30′un üzeri şişman ve aşırı şişman olarak kabul ediliyor.http://samanyoluhaber.com/haber-155474.html
Aidin hanım şişmanların toksinleri yağ hücrelerinde depoladığını,zayıflarda toksinlerin doğrudan organa gittiğini söylüyor.Bu araştırmada bunu kanıtlıyor.
meryem hatice demiş
Nermin hanım Allah gayretinizi arttırsın,gerçekten güzel şeyler okuyoruz artık bu sitede,insanlar artık gerçekleri gördüler ve bazı şeyleri düzeltmek çaba harcıyorlar.Site yöneticisi kardeşimiz çok güzel cevaplamış sorunuzu.Evet nohutla maya yapabilirsiniz,yada ekmek mayasından biraz ayırıp tekrar kullanabilirsiniz.Alacağınız peynirleride bildiğiniz güvenilir yerden temin etmenizi tavsiye edrim,çünkü artık çoğu peynir mayası yurtdışından geliyor ve şüpheli maddeler içeriyor,hatta bazı kişiler direk o hayvanın ödünün suyunu kullandıklarını reddedemiyorlar.Bende bu hafta inşaallah tarhanamı evde yapacağım,çocuklara,gençlere,yaşlılara çok faydalı.Eskiden dedelerimiz ve babaannelerimiz sabah kahvaltısında bile sıcacık tarhana içer tarlaya çalışmaya öyle giderlerdi.Hepside maşaallah bizden sağlıklıydılar.
meryem hatice demiş
Siz de ekmeğin ne tadı kaldı ne tuzu diyenlerden misiniz? Fırınlardan ithal ve ebter buğdaydan yapılmış tip numarası en düşük ekmek çıkıyor. Tip numarası yükseldikçe en sağlıklı ekmeğe ulaşılıyor…
Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu’nun yazısı:
Uzun yıllar Avrupa’da değişik üniversite ve araştırma merkezlerinde çalıştım. Yaklaşık otuz yıl… İnsan memleketini, uzaktayken daha çok seviyor. Bu duygu fazlalığının arkasında yatan etkenin özlem olduğunu düşünüyorum. Özlem duygusu insanı maziye götürüyor. Çocukluk yıllarınız geliyor aklınıza. Rahmetlik babamın 15 kuruş verip, “hadi oğlum fırından ekmek al” dediği çocukluk yıllarım… Aldığım üç ekmekten bir tanesinin yarısını eve gelene kadar büyük bir keyifle yerdim. O ekmeğin tadını halâ unutamam. Kokusu, tadı, lezzeti şimdikilerden çok farklıydı. Türkiye’ye döndüğüm yıldan bu yana çarşıdan ekmek alıp yemiyorum. Deyim yerinde ise, ekmeğin ne tadı var ne tuzu… Ülkemizde tip numarası en düşük un satılıyor. Fırınlarda tip numarası en düşük, ithal ve ebter buğdaydan yapılmış ekmek üretiliyor. Anadolu’nun buğday türleri M.Ö. 2500’lü yıllara kadar dayanır. Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi buğday, mercimek ve nohutun genetik kaynağıdır. Bu yöremize bu anlamda buğday türünün gen bankası olarak bakılabilir. Ne acıdır ki, bir çoğunun tohumu yok oldu. Çocukluk ve gençlik yıllarımda tadına doyum olmayan Karakılçık buğdayından yapılmış ekmek bulmak artık mümkün değil.
Ekmekte tip numarası neyi gösterir?
Tip numarası yükseldikçe ekmeğin rengi de beyazdan esmere doğru değişir. Tip numarası yükseldikçe ekmeğin aroması, tadı ve lezzeti de artar, en sağlıklı ekmeğe ulaşılır. En doyurucu ve uzun müddet tok tutan ekmek, tip numarası en yüksek undan yapılmış olandır. Obez toplumlar tip numarası en düşük undan yapılan ekmeği tüketmektedir. Fast-Food restoranlarda tüketilen hamburger ekmekleri tip numarası en düşük olanlardır. Tip numarası yüksek olan un, kepek ve lif içerir. Tip numarası yükseldikçe içerdiği mineral miktarı da artıyor demektir.
Satılan unların üzerinde tip numarası belirtilmek zorundadır. AB ülkelerinde satılan un paketlerinde tip no’sunu belirtmek yasa gereğidir. Örneğin, Tip No: 405 ne anlama gelir? Üzerinde Tip No:405 yazan undan 100 gram alınır ve laboratuvarda yakılır. Külü tartıldığında 405 mg gelir. Bu, 100 gram unun 405 mg mineral içerdiğini gösterir. Tip No:1200 olan unun 100 gramı yakılıp tartıldığında 1200 mg mineral içeriyor demektir.
Beslenme kültürümüzün temel besin maddesi ekmektir
Anadolu’nun geleneksel tarımıyla yüzyıllardır ekilip biçilen doğal buğday, beslenme kültürümüzün sağlıklı temel besin maddesiydi. Bugün tüketilen un tip numarası en düşük olandır. Gluten oranı yüksek, mineral oranı en düşük, B12 vitaminini eser miktarda (yok denecek kadar az) içerir. Bugün kepekli ekmek diye satılan birçok ekmeğe dışardan kepek ilave edilmekte. Buğdayın değirmende öğütülen orijinal kepeğini içermiyor. Tam ekmek adı altında satılan bazı ekmekler hariç.
Kan şekerini hızlı yükselten, çölyak hastalığını tetikleyen, şeker hastalığının erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olan düşük tip numaralı un kullanılıyor. Tip numarası düşük undan yapılan ekmek veya diğer mamuller sık sık açlık duygusunun oluşmasına neden oluyor. Toplumun genelinde şeker hastalığındaki artışın ve B12 vitamin açığının çok sık görülmesinin arkasında sağlıksız ekmek tüketimi yatıyor. Unutmayınız, B12 vitamini açığı olanlar kolay strese girer ve gergin olurlar.
Ekmeğim Kastamonu’dan
Anadolu’nun pek az yöresinde, köylülerimiz halen Anadolu’nun geleneksel tarımını uygulayarak ebter olmayan kendi doğal buğdayımızı yetiştiriyor. Elde ettikleri buğdayı da en ilkel haliyle öğütüp kendi toprak veya taş fırınlarında pişirip, halk pazarlarında satışa sunuyorlar. Ekmeğimi, Kastamonu’dan getirtip, dilimletiyor ve derin dondurucuda saklıyorum. Sabah kahvaltısında derin dondurucudan çıkartıp yediğim bir dilim kızarmış ekmek beni öğlene kadar tok tutuyor. Enfes bir tadı var. Gayet sağlıklı. Çocukluk yıllarımdaki gibi
nermin demiş
Pazar günü Aidin Hanımın talabesiyle beraberdim.Allah razı olsun pek çok sorumu sabırla yanıtlıyor.Kan gurubuplarında yasak olan gıdaların genetiği değiştirilmemiş ve doğal olanlarından az miktarda tüketmemizde sakınca yokmuş.Genetiği değiştirilmiş ve doğal olmayanlar ağır hastalıklara yakalanmaya sebep olabiliyor.Dikkat etmek lazım.
Meryem Hatice Hanım,bilgilerinizi bizimle paylaşmaya devam ederseniz güzel bir hizmet yapmış olursunuz.Allaha emaanet olun…
nermin demiş
Meryam Hatice hanım tarhana yapmak için uygun unu nerden buluyorsunuz?Özel mi çektiriyorsunuz?
meryem hatice demiş
Kullanacağım una bir miktar değirmen unu koyuyorum.
volkan demiş
hacamat nezaman yapılıyor bırde yerınız nerde yapmak ıstıyorum hacamat aeo
meryem hatice demiş
gercektip@gmail.com bu mail adresinden size yardımcı olurlar..
mustafa yalçın demiş
selamlar saygılar ben mustafa yalçın babamda 52 yaşından sonra şeker çıktı sağolsun hiç önemseyip dikkat etmiyor neler tavsiye edersiniz şimdiden çok teşekkür ederim
mustafa yalçın demiş
birde şunu çok merak ediyorum şeker hastalığının tedavisi varmı yani tamamen vücuttan atılabiliyormu,kanser hastalığınıda merak ediyorum bu büyük hastalıklar tedavi edilebiliyormu yoksa korkulduğu gibi büyük hastalık değilmi bunlar çünkü allah(cc)hiçbir hastalığı çaresiz yaratmamış buna sonuna kadar inanıyorum.
nermin demiş
Mustafa bey sitedeki Şeker hastalığı bölümünüzü okumanızı tavsiye ederim.
nermin demiş
İsveçli doktorların, kadınların gittikçe daha çok tercih ettiği sezaryenle doğum konusunda yaptıkları araştırmaya göre, bu yöntemle doğan çocuklar ileride sağlık açısından sorunlar yaşıyor.
Karolinska Enstitüsünde yapılan araştırma, sezaryen yönteminin neden olduğu genetik yapıdaki değişimin şeker, kanser ve astım hastalıklarının görülme riskini artırdığını ortaya koydu.
Araştırma sırasında normal doğumla dünyaya gelen çocuklar ile sezaryenle dünyaya gelen çocukların kordon bağından alınan kan örnekleri laboratuvar ortamında tahlil edildi. Her iki gruptaki çocukların kanlarında bulunan al yuvarlarda farklılıklar olduğu, bu farklılığın da DNA’larda değişime neden olduğu belirlendi.
Doktorlar, bu değişimi, doğum sırasında bebeklerin yaşadığı strese bağladı. Normal doğumda bebeğin yaşadığı stres, doktorların olumlu olarak niteledikleri ağırdan başlayıp artan bir stres olurken, sezaryenle yapılan doğumlarda bebeklerin yaşadığı ani stres olumsuz olarak değerlendirildi.
Araştırmaya katılan doktorlardan Prof. Dr. Michael Norman, doğum ve stresin bebeğin DNA yapısı ve bağışıklık sistemi açısından önemine vurgu yaparken, ”Doğum sırasında bazı genler aktif, bazı genler pasif hale geliyor. Doğumdaki stres de bunu etkilediği için sezaryenle doğan bebeğin DNA’sı değişiyor. Araştırmalarda, sezaryenle doğan bebeklerde DNA değişiminden dolayı bu bebeklerin kanser, şeker ve astıma yakalanma olasılıklarının daha yüksek olduğu ortaya çıkıyor” dedi.
Batı dünyasında sezaryenle doğumların arttığına dikkati çeken Norman, ileride çocukların karşılaşabileceği hastalıkların dikkate alınmasını istedi ve ”Bu konuda daha dikkatlı olunsun. Sezaryenle doğum tamamen tehlikesiz görünmesin” dedi.
http://samanyoluhaber.com/h_303717_anne-adaylari-bu-habere-dikkat-!.html
seyhan demiş
s.a. ben hacamat tedavisine başladım.daha önceden bilgim olmadığı için nette araştırma yaptım ve hemen hepsinde hacamat için 2 veya 3 ay aralıklarla yapılmalıdır diyor.
fakat ben tarama yaptırıyorum ve her hafta 1 kere yapılıyor bunu bir sakıncası varmı?
ayrıca kafa hacamatının unutkanlık yaptığına dair bir yazı okudum bu iki konuda cevap verirseniz çok sevinirim. Allah c.c. yar ve yardımcınız olsun.
ali rıza demiş
Benim oğlum hafif otistik, hiperaktivite ve davranış bozukluğu tanısı konulmuş biriydi. 5 ay önce dr.Aidin salih hanımı duydum ve oğlumu onun öğrencisi olan hanıma götürdüm.5 tane 3 günlük, 2 tane 7 günlük ve bir tane 10 günlük açlık yaptık. Tabiki hacamatlar, sülük tedavisis devam etti.Bol bitki çayı içirdik. Doğal beslendi.Şimdi bir 10 günlük açlık kaldı inşallah.Oğluma bayağı faydası oldu.Tedavimiz devam ediyor.Kafa hacamatı çok önemli, oğlum 8 yaşında ve hiç zorluk çıkarmadı.Açlıklar çok kolay geçti, hatta eşim hamileydi hiç kilo almadı, az yedi, sebze ve doğal beslendi.Şimdi sağlıklı 4 aylık kızım var.Allah aidin hanımdan ve öğrencisi Hatice hanımdan razı olsun.Sonuna kadar tedaviyi devam ettiricez tabiki zorluğu var ama sonu önemli olan
nermin demiş
Bildiğim kadarıyla başın tepe noktasına yapılan hacamat unutkanlığa sebep oluyor.Eşim başın arka ortasına yaptırdı.Baş ağrılarına şifa oldu.Israrla hacamatı tavsiye ediyorum.
nermin demiş
Su orucu’yla hem sağlık hem huzur bulun
Çağımız insanının en büyük dertlerinden olan fazla kilolarınızdan ’su orucu’ ile kurtulabilirsiniz. Bu yöntem, yılda en az bir kere 21 gün yapılan bir sağlık kürü. Yurt dışında “Water fast ve water treatment” adıyla açılan su orucu klinikleri henüz ülkemizde yok ama meraklısı gün geçtikçe artıyor.
İnsan kaynakları alanında verdiği seminerle tanınan Münir Arıkan bu isimlerden biri. Alerjik astım, yüksek tansiyon ve böbrek hastası olan Arıkan su orucu sayesinde sağlığına kavuştuğunu söylüyor. Üstelik 25 günde 22 kilo zayıflamış. Arıkan, bu yöntemin faydalarını anlatmak için bir seminer programı bile hazırlamış.
‘İnsan kaynakları’ dünyasının içinde olanlar Münir Arıkan ismini yakından tanır. İletişim ve farkındalık, zaman ve yaşam yönetimi, takımdaşlık, motivasyon ve stres yönetimi gibi birçok alanda şirketlere seminerler verir kendisi. Aynı zamanda Türkiye’nin ilk aile ‘koç’larından biridir. Münir bey, son bir yıldır seminer programına yeni bir alan eklemiş. Konu başlığı, “25 günlük şifa orucu”. Oruç deyince ramazanda yerine getirdiğimiz ibadet akla gelmesin. Bu uygulama bir tür su ile zayıflama ve hastalıklardan kurtulma yöntemi. ‘İnsan kaynakları ile ne alakası olabilir?’ diye düşünebilirsiniz. Pek ilgisi yok gibi görünüyor ancak bu tür eğitimler veren uzmanların yaşamları ve görünümleriyle muhatap oldukları insanlara model olmaları önemli. Münir bey de, “Karşımdaki insanlara iradenize sahip olun derken, göbeğime bakmalarından çok rahatsız oluyordum.” diyerek durumu özetliyor.
Su orucu sadece zayıflamak için uygulanmıyor, hastalıkları da tedavi ediyor. Uzun yıllardır alerjik astım, yüksek tansiyon ve böbrek hastası olan Münir Arıkan, şifayı su orucunda bulunca gönüllü olarak bu orucun faydalarını seminerlerle herkese anlatmaya karar vermiş. Arıkan, “2006 mayıs başında alerjik astımım iyice azmış, her gün iki-üç hap ve geceleri sadece spreyle rahat nefes alabileceğim bir durumda mücadele ediyordum. Üstelik kilom da üç haneli rakamlara ulaşmıştı. Su orucunu üç yıldır uyguluyorum. Bu yıl yaptığım kür geçen hafta bitti. Her saat başı su içerek 25 gün geçirdim. 22 kilo zayıfladım. Sonuçtan çok memnunum. Üç yıl içinde bütün rahatsızlıklarım geçti.” diyor.
Arıkan’ın anlattığına göre yurt dışında birçok su orucu kliniği var. ‘Water fast ve water treatment’ adıyla kurulan klinikler, özellikle Çin, Hindistan, Kanada, ABD, İsveç ve Fransa’da oldukça yaygın. Su orucu aslında farklı din mensupları tarafından yüzyıllardır uygulanan bir arınma şekli. Budist rahiplerden, Hıristiyan keşişlere, Yahudi hahamlardan, Müslüman din adamlarına varıncaya kadar hemen her dinin mensubu hayatları boyunca bu yöntemi uygulamış. Zaten Peygamberimiz de, “Midenin üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini de havaya ayırın.” dememiş miydi? Zaman gazetesi Cuma eki
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=865351&title=su-orucuyla-hem-saglik-hem-huzur-bulun
nermin demiş
Su orucu nedir?
Su orucu yılda en az bir kere, 21 gün (gün sayısı değişebiliyor) yapılan bir sağlık kürü. Ancak ikinci ve üçüncü yıldan itibaren gün sayısı 17 ve 15′e daha sonra ideal kilonuza ulaştığınızda ise sadece 10 gün yaptığınızda gerekli arınmayı sağlayan bir yöntem. Her saat başı su içilmek suretiyle uygulanıyor. Vücudunuzu her türlü kimyasal atıklardan, genetiğiyle oynanmış yiyeceklerin zararlarından, kanserojen etkisi taşıyan ve vücutta blokaj oluşturan zararlı maddelerden arındırıyor. Mutlaka doktor kontrolünde yapılması gerekiyor. Ülkemizde su orucunu bilen ve uygulayan kişi Özbekistanlı Aidin Salih. Ukrayna’nın Lugansk şehrindeki tıp kolejini bitiren Salih, daha sonra Taşkent Devlet Üniversitesi Biyoloji Fakültesi’nden mezun olmuş. Salih’in tıp doktoru unvanı yok ama aldığı eğitim doğrultusunda kendini su orucu alanında geliştirmiş.
Nasıl yapılıyor?
Su orucu saat başlarında su içilerek yapılan bir kür, ancak belli aşamaları var. Nasıl yapılacağı da kişiye göre değişebiliyor. Münir Arıkan, aşağıdaki yöntemi Aidin Salih’in denetiminde uygulamış.
1. gün; sadece pişmemiş ham sebze ve meyve yiyorsunuz. Akşamında 1 kaşık İngiliz tuzunu bir bardak suda eritip içiyorsunuz. Bu, bağırsaklarınızı temizliyor. Su orucunda bağırsak temizliğinin önemi büyük. Çünkü, bağırsak iç çeperindeki zifte benzer birikimler, batın (gövdenin, göğüs ve pelvis bölgeleri arasındaki kısmı) bölgesinde kirlenme, kısmi zehirlenme ve toksit birikintisi oluşumu ile enfeksiyona davetiye çıkartıyor, vücut hararetini artırıyor. Beslenme, bağırsak iç çeperi kanalıyla oluyor. Oradaki kılcal-emici uçlar, yediğimiz besinleri emmese, yediğimiz hiçbir şeyden en ufak bir besin ve kalori değerini vücudumuza alamayız. Bağırsak temizliği ile bunu daha sağlıklı bir yapıya kavuşturuyorsunuz. İngiliz tuzu, müshil etkisi yaparak bağırsakları temizliyor. Eczanelerde satılan lavman seti ile de bağırsak temizliği yapılabiliyor.
2. gün sabah 2 limonu sıkıyorsunuz. 1 litre suya 2-3 kaşık kaliteli bal karıştırıyorsunuz. 2. günden itibaren her sabah kalkar kalkmaz yarım çay bardağı bu limonatadan içiyorsunuz. 1 saat sonra her saat başı bir bardak su içiyorsunuz. Günlük 2-3 litre su içiliyor.
Her 4. günde; lavman seti ile veya İngiliz tuzu ile bağırsak temizliği yapıyorsunuz.
Sadece oruç tutmak yeterli değil elbette, sabah ve akşam 2 km yürümek gerekiyor.
Şifa orucu süresinde hızlı kilo verildiği için vücut metabolizma hızı yavaşlıyor. Yaklaşık olarak metabolizma hızı 1/3′e düşüyor. Yani su orucundan önce metabolizmanız günde 2 bin 400 kalori yakabiliyorken diyetten çıkarken bu rakam 700′lere iniyor. Bu sebeple, oruç esnasında ve sonrasında muhakkak surette, metabolizma hızını artıracak etkin spor faaliyetleri, ona uygun ve kesinlikle taviz vermeden uygulanan bir beslenme düzeni ve ilave metabolizma hızı artırıcı destekler -eczane veya diyetisyenlerden alınabilir- almak gerekiyor. Bunu yapmazsanız, verdiğiniz kiloları yeniden alıyorsunuz. En azından günlük spor ve yürüyüş bile yeterli oluyor ama sürekli yapılması ve bırakılmaması kaydıyla.
Su orucunun tek sakıncası var; eğer beyin olarak tam hazır değilseniz sıkıntılı bir süreç yaşayabilirsiniz. Dolayısıyla iyice ikna olmadan ve tam inanmadan yapılmaması lazım. İlk 3 gün ufak-tefek baş ve ayak ağrısı olabiliyor. Bu durumda zeytinyağı ile vücut masajı yaptırabilirsiniz.
meryem hatice demiş
Mustafa bey, babanızın ileri yaşlarda çıkan şekeri genç yaşta çıkan şekere nisbetle biraz daha iyi olabilir.Ama yediği gıdalara çok dikkat etmesi,pişmiş yemekten ziyade çiğ sebze meyve tüketmesi,yapay şeker ve tatlandırıcılardan uzak durması ve haftanın birkaç gününü oruçla geçirmesi gerekir,hergün bir avuç kavrulmamış antep fıstığı şeker seviyesini düzenler.İlkbaharda ve sonbaharda hacamat ve sülük tedavisiyle çok iyi sonuçlar alınabilir.Eğer dikkat ederse korkulacak endişe edilecek bir durum yok ama tedavi olmalı ve reçetesine bağlı kalmalıdır.
Kanser hastalarında çok iyi sonuçlar alınabilmektedir.Fakat tabi ki hastalığın kaçıncı evrede olduğunu bilmek,hastanın durumunu gözlemlemek ona göre bir yanıt ve tedavi vermek gerekir.Doktorunuzun verdiği listeyi uygulayıp,tavsiyelerine göre yaşamınızı düzene sokarsanız biiznillah şifa bulursunuz.
meryem hatice demiş
Seyhan hanım hacamat taraması zaten peşpeşe yapılan bir uygulamadır.Yani ardarda günlerde de yaptırabilirsiniz,bu farklı birşeydir,fakat taramanız bittikten sonra tekrar hacamat olmak ,isteseniz yada tekrar tarama olmak isterseniz mutlaka ara vermeniz gerekir.
Kafa hacamatı çok önemlidir ve çok şifalıdır.Yaptırmanızı tavsiye ederim,yapacak kişi ehil olmalıdır,tekniğini bilen ehil kişiye yaptırdıktan sonra korkulacak birşey yoktur.
merwe soylu demiş
ben 17 yaşındayım yaklaşık 10 yıldır alerjik astımım var su orucunu denemek istiyorum size nsl ulaşabilirim?
zülal demiş
selamlar,
sitenizi ve dr.aidin salih hanımları önce radyo moral fm den sonrada nette araştırıken buldum ve çok teşekkür ederiz emeğinize , çalışmalarınıza…
ancak , kategoriler başlık altındaki hiç bir dosyayı açamıyoruz…acaba bizden mi kaynaklanıyor? ..yoksa sadece ön hazırlık mı var?..kitaba ulaşmak istiyoruz ama nasıl? yardımcı olursanız seviniriz..isyanbul-üsküdarda oturuyoruz…
herşey için teşekkürler..allah razı olsun…
zülal
yasemin erkan demiş
ben diyarbakırdayım.burda sizin hastanız olan bir kişiyle tanıştaım. annem gös kanseri ayrıca göz tansiyon tansiyonu ve
kol tansiyonu var .şu an tedavi görüyor.sizden ricam bize bu hastalıkla ilgi neler yapabileçeğimiz konusunda bilgi vermenizi rica ediyorum saygılarımla
Site - Yönetici demiş
Yasemin erkan . Buraya bir bakınız : http://lokmanhekimm.wordpress.com/category/6-hastaliklar-rahatsizliklar-ve-tedaviler/goz/
Saglıklı günler dileriz.
Site - Yönetici demiş
Zülal hanım ilginize teşekkür edriz. Sitedeki başlıkların açılmasında bir sorun yok.Yazıları dörememenizin nedeni Sizin internet baglantılarınızdan kaynaklanabilir. Buradaki yazılar kısa birer özettir ayrıntılı ögrenmek için Gerçek Tıp isimli kitaba bakabilişrsiniz. Kitabi gerçektıp@gmail.com mailinden veya 02125183006 numaralı telefondan sipariş vrebilirsiniz.
Biz teşekkür ederiz. Selam ve dua ile.
muhammed yıldız demiş
esselam alykm
siteniz oldukça güzel …
istifade ediyoruz..
emeği geçenlerden Allah subhane ve teala razı olsun.
bundan sonra,
….
kulak zarımda 20 yılı aşkın bir süredir delik var. su kaçtığında iltihab oluyor(orta kulak iltihabı)
kulağıma bir şeyler damlatabilirmiyim , diyerek bazı baharatçılara sordum …beni bundan men ettiler.
oysa internette bazı yerlerde SOĞAN SUYU-SİRKE vb gibi tariflerin kullanımına rastladım.
ameliyat olmayı düşünüyorum ve fakat bununla birlikte böyle bir iltihabı bitkisel yöntemlerle tedavi etmem mümkünmüdür …bilmek istiyorum.
bana bu konuda yardımcı olursanız , sizlere minnettar kalacağım.
şimdiden teşekkürlerimi sunuyorum.
esselam alykm
tuba demiş
s.a
ben bzrada dr hanimi hic tanimayanlarinda kendisind muayene olanlarinda yorumlarini okudum
ben esimle birlikte dr haninim hastasiyiz.
kendisini ve bu tedavi seklini tanimayanlar icin buna inanmak cok zor. bunu cok iyi anliyabiliyorum.
kendimizi modern tibba okadar teslim etmisizki, kendi tarihimizdeki ve simdilerde dünyada cok
ses getiren bu tedavi sekillerini adeta unutmusuz ve yeni uygulamalar gibi tepki veriyoruz.
ben esimle subattan beri doktor hanimin yazdigi receteyi disina cikmadan uyguluyoruz. bu tedavi icin biz yurtdisindan geldik ve bugun hala buradayiz. ve tedavimiz cok olumlu sekilde ilerliyor.
9 kere uc gunuk aclik yatim bir okadarda var. kendimi cok zinde ve rahat hissediyorum.
cok mesakatli ama harfiyyen uygulandiginda mutlak cozum getiren bir tedavi metodu, cunku hadislere ve ayetlere dayaniyorki bunda da hic kimsenin süphesi olamaz.
cevrenizin bu konu hakkinda ne dedigini dinlemeyin ve gonulden inanarak ve ibadet ederek uygulayin. acliklar hacamatlar ve sülükler ilk zaman insani urkutebiliyor ama onlar bizim icin bir sebeb ve onlara dolayisiyla yapismaliyiz. unutmayin ki nefse zor gelen nerdeyse hersey dogru olandir.
umarim tedaviyi uygulamak isteyipte cesareti olmayanlara biraz cesaretlendirebilmisimder.
Allaha emanet olun ve doktor hanimin engin bilgilerini yabana atmyin.
nermin demiş
soğan suyunu bende okumuştum,denemedim.Muhammed Bey İstanbuldaysanız Saf Hayat baharatçısına danışmanızı öneririm.Ümraniyede.Hatice hanım size yardımcı olur inşallah.02163359875
meryem hatice demiş
Muhammed bey,eğer kulağınızdaki akıntı devam ediyorsa,soğanın suyunu sıkın ve mutlaka ılıtarak kulaklarınıza hergün 3′er damla damlatın.Soğan suyu iltihabı temizler.Akıntı bitene kadar devam edin.
Akıntı bittikten sonra yine aynı şekilde sarımsak suyunu sıkarak kulaklarınıza ılıtıp hergün damlatın,sarımsak suyu kulak zarındaki delinen bölgeyi birleştirir,deliği kapatır. Allah şifalar versin…
meryem hatice demiş
Yasemin hanım,annenizin beden temizliğini yapması gerekir,karaciğer,böbrek ve gözle bağlantılı olan organların temizlenme kürünü yapması gerekir.Gözlerine hergün sırayla limon suyu,doğal bal ve soğan suyu damlatması şifadır.Biraz gözü yakar ama devam etmelidir.Ayrıca göz kenarlarına ve şakaklara ehil kişi tarafından uygulanacak sülük tedavisi çok şifalıdır.
Gülay Koç demiş
Selamün aleyküm
Aidin Salih hanımın videosunu izledikten sonra şampuan vb kimyasal temizlik ürünlerini bıraktım.Saçlarım için sirke ve yoğurt suyu kullanıyorum.Kaşıntı yok fakat,yağ oranı çok fazla geliyor bu konuda çözümünüz var mı? Acilen bekliyorum..
serife demiş
sa ben fransada yasiyorum.aidin salih hanima sorum vardi elektronik adresten ugrastim sorun var.iletebilirseniz sevinirim.benim 10 yasinda erkek kardesim var.normal kilo dogdu.annemin sutunun kesilmesiyle 4 ay sonra mamalara basladik siddetli kabiz oldu hic durmuyor bizde battane arasi salliyorduk.akranlarina gore zihinsel ve bedensel ve davranis olarak cok gec gelisiyor.annem gebelik boyunca siddetli bulanti nedeniyle kuru pasta kola cekirdek falan yedi.kemikleri gelismedi.cok dusuk kilolu ve devamli istahsizlik ve bulanti.ailem ve biz bilgisizlikten dolayi cok hata yaptik.cok aburcubur yedi.ailemin doktorlara guveni kalmadi.neyapmamiz gerektigi konusunda bilgilendirirseniz onlari yonlendirmem kolay olacak.kardesimin kan gurubu arh yardimlarinizi bekliyorum. simdiden allah razi olsun sevgiler..(ailem antalyada kaliyorlar.maddi durum yuzunden antalya disina goturemiyorlar)
meryem hatice demiş
Evde yaptığınız yoğurt suyunu kullanın,bir küçük kaba ayrıca saçlarınız için mayalayabilirsiniz.Yağsız süt kullanın yada Mayalamadan önce saçınız için olanın üstten kaymak tutan yağ tabakasını alıp mayalayabilirsiniz,eğer yine memnun kalmazsanız,doğal zeytinyağlı sabun kullanın ve durulama suyuna sirke katarak saçlarınızı yumuşatın.
serife demiş
sa Allah razi olsun yazmayi unutmus olsamda sitenizi gercekten cok begeniyor ve faydali buluyorum.ogrendiklerimiz sayesinde hem fiziksel hemde zihinsel fayda gordugumuz gibi haram yemekten kurtuluyor ve insanlik vasiflarindan uzaklastigimizi farkediyorum.cok bencilce davrandigimiz icin ben ve benimgibi olanlar adina hakkinizi helal etmenizi diliyorum.Allah ogrendiklerimizi uygulamayi nasipetsin.Allah razi olsun sevgiler..
nermin demiş
Gülay Hanım aktarlarda bulunan doğal sabunlardan kullanabilirsiniz.Zeytinyağlı sabunlar,siirtin ünlü bıttım sabunu,defne sabunları.Doğal olmayan kokulu sabunları kullanmayın.Doğal sabunları vücudunuzada kullanabilirsiniz.Ayrıca cildiniz kuruyorsa zeytinyağı sürebilirsiniz.Kokulu sabunları tercih etmeyin.Ardından sirke katılmış su ile durulayın.Ayrıca Meryem Hatice hanımın yolladığı evde temizlik yazısından saç bakımını bölümünü okumanızı tavsiye ederim.
efe demiş
selam siteniz harika çok beğendim fakat benimde bi sorunum var.yaklaşık 6 yıl önce bi egzama hastalığı geçirdim yüzümde çok şiddetli.çok sayıda merhem ve iğne yapıldı.şu anda aradan 6 yıl geçmesine rağmen yüzümde egzama yok ama yüzümün derisinde haddinden fazla renk kaybı oldu.nasıl söleyeyim normal bi insanın cilt rengi gibi diil sanki bunun bi çaresi varmı yani anlayacağınız ilaçlar mahfetti lütfen bilginiz varsa yazarmısınız çok acil psikolojim bozuldu şimdiden teşk ederim
Gülay Koç demiş
Nermin Hanım;
Allah razı olsun,inşallah en yakın zamanda temin edeceğim.Size ve diğer tüm arkadaşlara çok teşekkür ediyorum.Varlığınız, bu yaldızlı dünyada sade kalma çabanız,duyarlılıklarınız; hepsi, umudumu gayretimi artırmaktadır.Rabbim, Niyetlerimizi arındırsın, Gayretlerimizi artırsın, hepimize tevfik nasip etsin.Selam ile
ali demiş
sizlere derin saygılar duyuyorum ancak sizin yetiştirdiğinizi iddia eden ehliyetsiz insanlar sizn taktiğinizle dergah ve kimsesiz çocuklara para toplamak adı altında milleti soyan ve buna karşılık maddi menfaat temin eden bazı insanlar ismi gerektiğinde açıklamak kaydı ile Aidin hanım sizin yetiştirdiğinizi iddia eden kişiler sizin 500 tl karşılığında muayene ettiğnizi söylüyorlar.söyleyen insanlar sizin yetiştirdiğiniz ama ehliyetsiz ilkokul diplomalı BEDRİYE ÇELİK ve sizlerin bilgisi ile yetiştirmeye çalıştığı cahil asistanları
bilinçsiz yapmış olduğu hacımat ve sülük yapıştırma işini sadece maddi menfaat elde etmek için halk sağlığını hiçe sayarak yapmaktadırlar.bu maddi menfaati elde ederken vatandaşı kimsesiz çocuklar ve dergah adı altında yapmaktadırlar.bu konuyla ilgili sizlerden ricam bu şahsın bu işlerden bir an önce el çektirilmesi konusunda girişimlerinizi ivedi bişekilde bekliyor olacağım ve bu işin takipçisi olarak bilgi vermenizi rica ederim.ilgili kişinin sizde telefonu olacağını tahmin etmeme rağmen sizlere telefonunu veriyorum BEDRİYE ÇELİK xxxxxxx-
xxxxxx ilginize teşekkür eder.sizlerden sonuç alamadığımda sağlık bakanlığı ve iç işleri bakanlığı ile temasa geçeceğimi bildiririm.
meryem hatice demiş
Ali bey , burada isim vermeden yorumlarınızı yazarsanız daha iyi olur.Yada sorunlarınızı özel mail atarak şahıs ismi ve tel no vererek ilgilenilmesini talep edebilirsiniz.Aidin hanım hakkında muayenesini kim söylemişse biraz fazla atmış,aslı olmayan duyum.Tabi ki emeğinin karşılığını insanlar alma hakkına sahipler ama bu duyumlar maalesef karalamak içinde yayılıyor.Aidin hanımdan bu işi öğrenen ancak daha sonra öğrendiği gibi yapmayan insanlar olmuştur,usulüne göre yapmayan kişilerden bu yetkiyi zaten aidin hanım aldı.Ancak onlar hala yapmaya devam etmekteler.Herkes kendi semtinde gideceği güvenilir,ehil kişinin isim ve adresini site yöneticisinden alarak gitmesini tavsiye ediyoruz.İsmini verdiğiniz şahsında araştırılması yapılacaktır müsterih olun…
meryem hatice demiş
Efe bey cild hassas bir noktadır.Moralinizi bozmayın.Sizin mutlaka önce muayene olup verilen tedaviyi uygulamanızı tavsiye ederim.Görmeden birşey söylemek çok riskli olur.
nermin demiş
Ali Beye..Türkiye’de en büyük eksikliklerden biri alternatif tedavi şekillerinin sağlık bakanlığınca onaylanmaması.Buna büyük ilaç şirketleri engel oluyor kanaatimce.Avrupaya,ABD,Rusyaya satamadıkları ilaçları bize satıyorlar.Geçmişte SSKnın trilyonlarla ifade edilen rakamlarla dolandırılmalarını hatırlatırım.İlla bir şikayette bulunacaksanız bu tedavi şekillerinin araştırılıp resmiyete dökülmesi yönünde talepte bulunun.Çünkü böyle giderse torunlarınıza yaşayacak bir dünya kalmayacak.Tonlarca detarjan kullanan bir ülke olarak Avrupa birincisiyiz.Bu haberi duyan hanımlar Türkler temizliğe önem veriyor diye gurur duydu.Ama şunu göremediler;tonlarca deterjanın doğa yaptığı zararı.Torunlarımızın toprağını,suyunu,havasını kirletiyoruz.Bu konuda beni aydınlatan her yayını okur her insanı dinlerim.Aidin hanımda benim için bunlardan biri.Onun söyledikleri Rusya ve komşu ülkelerinde,ABD ve Avrupada yıllardır uygulanan şeyler.Hacamatı,sülük tedavisini ingilizce yazın,video sitelerinden arayın.Karşınıza pek çok ülkeden görüntü çıkacak.Çoğu ülkede sülük tedavi klinikleri var,alternatif tedaviler üniversiteler de okutuluyor.Sağlık bakanlığının yanlış hatırlamıyorsam Mardin’de alternatif tedavilerin araştırılacağı bir üniversite çalışması var.İnsanları suçlamadan önce konu hakkında biraz araştırma yapmanızı tavsiye ederim.Bir binayı yıkmak kolaydır ama yapmak zordur.Yıllarını insan sağlığına adamış insanları suçlamak,hayatlarını zorlaştırmak bu kadar kolay olmamalı,saygılar Ali Bey
muhammed yıldız demiş
kulak zarım için yazdıklarınızı uygulayacağım inşallah.
ve fakat içimde korkuda yok değil…
hani bir zararı olur mu… veya kullanacağım soğan ve sarmısak ya hormonlu (az tabii) olursa… ne bileyim bu sarmısak veya soğanın suyunu koyduğum kabdan enfeksiyon geçerse…gibi endişelerim var…
tecrübe edilmiş bir uygulama mıdır bu…bildiğiniz tanık olduğunuz bir olay varmı bununla alakalı.
verdiğiniz telefonu arayacağım inşallah.
ilginiz için çok teşekkür ederim.
meryem hatice demiş
Tereddüt etmekte haklısınız.Nerede oturuyor ve nereden alışveriş yapıyorsunuz tabi ki bilmiyorum,size tavsiyem soğan ve sarımsağı doğal yetiştiren bir yer bulursanız tabi ki onu almanız,yoksa pazardan gidip çin sarımsağı almayın.Oturduğunuz muhitte veya köylü pazarlarında kendi tarlasından getiren güvenilir kişilerden temin edebilirsiniz.Damlatacağınız kaşık veya damlalığıda güzelce sirke ile yıkayıp sıcak su ile durlayıp kullanabilirsiniz.Yalnız ılık damlatmayı unutmayın,yan etkisi yoktur merak etmeyin,inş.şifa bulursunuz…
afyonlu demiş
soruma cevap verebilirmisiniz
serife demiş
SA Afyonlu bey sorununuzu yanlis hatirlamiyorsam bu sitenin kategoriler kisminin en son sirasinda yardimci olabilecek isteksizlik konusuna bakabilirsiniz.sorunuzu karistirdiysam affedin Allah razi olsun.
eser gezgic demiş
selamlar herkese,camlicada oturan umraniyedeki sade hayat’cokca ziyaret eden urunlerinizden kullanan biriydim fakat su an genetigi bozuk urunlerin en cok oldugu amerikada yasiyorum bu urunleri yurdisina cikaramadim bircogunu getiremedim su an kizim cok rahatsiz idrarinda agir bir koku ve yanma hissi var ne yapacagimi sasirdim bana evde yapabilecegim seyleri tavsiye edin lutfen daha onceleri dediginiz organik arpa kullanmistim istanb.ama burada bulmak mumkun degil allah rizasi icin bilgi gonderin bu konuda herkesten bilgi bekliyorum sevgiler
gülişan bekir demiş
ben 29 yasındayım 9 yıllık evlıyım hiç cocugum olmadı doktarlar erken menopoz dedı yedı aydır regly olmuyorum 26 yasındayken menopoz dedıler bana yapabılecek oldugunuz tedavı varmıdır lutfen dıkkate alınız…
gülişan bekir demiş
dr.aidin salih umranıyede yerınız varmıs var ıse tam olarak adresını ıletırsenız cok sevınırım…
meryem hatice demiş
Gülişan hanım dr.hanıma tedavi olmanızı öneririm inşaallah şifa bulacağınıza inanıyorum,site yöneticisi arkadaş size yardımcı olacaktır adres konusunda.
meryem hatice demiş
Eser gezgiç,kızınızın rahatsızlığına teşhis konmuşmuydu? Uzaktan muayene olmadan birşey önermek zor,idrar yolları enfeksiyonu olabilir ama başka bir rahatsızlığın göstergeside olabilir.Ayrıntılı bir bilgiye sahip olmamız lazım.Daha önce olmuşmuydu ilaç kullandımı?
AYŞE ŞAHİN demiş
halsizim ve ama mide bulantım kusma gibi bi sikayetim yok acaba hamile miyim
çok korkuyorum
nermin demiş
Eser Gezgiç’e
Amerikada mutlaka organik ürün satılan yerler vardır.Onlara ulaşmaya çalışın.Çocuğunuzu doktora götürüp idrar tahlili yaptırın.Büyük ihtimalle iltihap vardır.Ona göre tedavi uygularsınız.Amerikaya giderken umarım Aidin hanımın kitabını da yanınıza almışsınızdır.Geçmiş olsun.
Hafiz ibrahim TOSUN demiş
akcigerimde Tumor gözüktü. 5.cm capinda ameliyatsiz tedavisi mümkünmü? Hangi Sifali bitgilerden faydalanabilirim? bilgilendirirseniz sevinirim. Tesekkürler.
meryem hatice demiş
İbrahim bey,ameliyat tümörden kurtulmak için çare değildir,hatta rahatsızlığın tekrarına bile neden olabilir.İlk önce mutlaka yeme alışkanlığınızı değiştirmelisiniz,kan grubunuza göre beslenmeli,karışık yememelisiniz.Hacamat tedavisi olmanızı öneririm.Bunun yanısıra muayene olup açlık kürlerini yapmalısınız.Antibiotik,diğer ilaçlar,geçirilen ameliyatlar tümör oluşumunu tetikler.Kullanabileceğiniz bitki tabi çok,tavsiyem aidin salih hanımefendinin gerçek tıp kitabını alarak ordaki kürlere birebir uymanız.Ayrıntılı bilgi kitapta verilmiştir.
meryem hatice demiş
Ayşe hanım vücut halsizliği hamilelik belirtisi olabilir yada olmayabilirde.İlla her insanın bunun yanısıra mide bulantısı ve kusma problemi yaşaması gerekmez.Test yaparak bunu öğrenebilirsiniz.Çok korkuyorum demişsiniz,bunda korkulacak bir durum yoktur,Allahtan daima hayırlısını isteyiniz,eğer hamile isenizde bol bol dua ederek hayırlı,sağlıklı,sıhhatli bir evlat isteyiniz.
Gülay Koç demiş
Selamün Aleyküm Aidin Hanımın
kitabı ve tavsiyeleriyle yaşamaya gayret gösteren,
Sakaryalı kardeşlerimiz varsa iletişim halinde olmak isterim.Tüm kardeşlerimize selamlar
gülişan bekir demiş
dr.aidin salihin ümraniyede yeri var ise bilenler yazabılırmi
hatice demiş
polikistk böbrek hastasıyım diyalize girmiyorum yardımcı olurmusunuz tedavi olmak için ne yapmalıyım
fstoş demiş
s.a doktor aidin hanım ben yüzümdeki sivilcelerden kurtulamıyorum sivilceler artık yaraya dönüştü ve geçmıyor kıtabınıza baktım cılt hastalıkları ıle ılgılı bılgı yazıyor fakat sivilce ve bunların olusturdugu, yara, iz hakkında bişey yazmıyor ben ne yapabılrıım en etkılı sonucu nasıl alırım? beni bilgilendıır mısınız ? a r o
meryem hatice demiş
Hatice hanım muayene olmanızı ve verilen listeye uymanızı tavsiye ederim.
meryem hatice demiş
Fstoş hanım,inatçı, geçmeyen ve yaraya dönüşen sivilceler dışarıdan sadece krem,losyon,tonik ,ilaç vs… kullanılarak asla geçmez.Vücudunuzun içindeki sıkıntının,birikimin dışarı vurumudur bu olay.Mutlaka karaciğer,böbrek temizliği yaparak,açlık oruçlarını uygulayarak vücudunuzu temizlemenizi öneririm.Kan grubunuza göre beslenmeli yediklerinize çok dikkat etmelisiniz.Eğer iç organlarınız temiz olursa ciltte kendiliğinden düzelir.
ali demiş
sivilceler için ne yapmamızlazım?
ali çetintax demiş
sivilcelerim den nasıl kurtula bilirim.yardımcı olursanı msn veriyi galatasara_ali@hotmail.com lütfen cevapını zı merak bekliyorum
meryem hatice demiş
Yukarıda zaten bu soruyu cevaplamıştık Ali bey…
hacile demiş
selam;
benim 9 aylık torunum duymuyor.7 aylıkkken fark ettik Çapa tıp fakültesinde personel olarak çalışıyorum.şu an da geçici kulaklık takıldı. 1 yaşında ameliyat olacak. neden duymadıgını henüz bilmiyoruz. tetkikleri devam ediyor sizin isminizi duydum aramak istedim. sizinle görüşmek istiyorum. size (dr.Aidin Salih) nasıl ulaşabilirim.
meryem hatice demiş
site yöneticisi arkadaş size yardımcı olacaktır.Geçmiş olsun..
tugba demiş
ben oruçlarda çok acıkıyorum bunun için ne yapmak gerekir.(sahurlarda kahvaltı yapıyorum.)
meryem hatice demiş
Uzman biyolog Dr. Aydın Salih hanımefendinin sitenin anasayfasında ki beslenme videosunu izlemenizi öneririm.Faydalanacağınızı umuyorum.
aynur demiş
Merhaba,
Ben Aynur İstanbul dan yazıyorum, tavsiye üzerine Aidin Salih videosunu izledik ve kitabını okuduk, kitaptaki bazı bilgiler hem çok mantıklı geldi hemde uygulanması yönüyle bizi ürküttü, 10 aylık bir kızım var, 6. aydan itibaren ek gıda verdik, dışkısı ekşi kokulu oluyordu ve verdiklerimizi küçük taneler haliyle görebiliyorduk, hazmedemidiğini anlıyorduk ama alışma dönemi diye yorumluyorduk, doktorunun tavsiyeleri dışında şu ana kadar pek hareket etmedik. kitapta yazılan ek gıdanın 2 yaşından küçüklere zararlı olduğu sadece anne sütü ile beslenmesi gerektiği biraz kafamızı karıştırdı. madem bebeklerde 2 yaşından önce ek gıdayı sindirecek enzim bulunmuyor bunu yaklaşık 10 yıl kadar eğitim gören doktorlar nasıl bilmiyor, bir ikinci husus da kızımız iştahlı bir bebek, biz vermesekde o elimizdeki yemeğe uzanıyor zaten ek gıda olayını kendisi başlattı daha 5 aylıkken elimizdekileri alıp ağzına götürüp yemeğe çalışırdı bizde zamanı geldi demekki öyle olmasa RABBİM istetmezdi die düşündük ve ek gıdaya başladık. söz gelimi kitapta yazanları dikkate aldık ve kızımıza 3 gündür ek gıda vermemeye çalışıyoruz(anne sütü veriyoruz). bu süre zarfında şiddetli ağlama olmasada mızıldanma şeklinde huysuzluğu arttı birde kucağımdan hiç ayrılmıyor, ayrıca günde en az bir kere büyük abdest yapmasına rağmen ek gıdayı kestiğimizden bu yana bir kere o da ilk gün yaptı. Kaka yapmaması ve bu mızıldanma belirtileri doymadığınımı gösterir ? kendimiz olsak anlarız bu kadar dert de etmeyiz ama söz konusu çocuk olunca biraz telaşlandık, ne yazılanları görmezden gelebildik ek gıdaya devam edebildik ne de ek gıdayı kestiğimizden bu yana içimiz rahat olamadı. birde şimdiye kadar olan aşılarını yaptırdık bir 12. ay aşısı kaldı onu yaptırmayacak olsak bunun zararı olur mu ? aşılara başlayınca bitirmeli miyiz? nasipse bu sene hacca gidecez ve domuz gribi aşısı da zorunlu o da kafamızda bir soru işareti.
Aidin hanım ın yaşantısını da merak ettik doğrusu hormonsuz genetiği değiştirilmemiş ürünü kendisi nasıl nerden buluyor? katkı maddeliydi hormonluydu derken bir bakıyoruz ki yemeğe hiç bişey kalmıyor. nihayetinde şehirde apartmanda yaşıyoruz en iyi ihtimalle pazardan alıp yiyoruz ama onlarda bariz hormonlu. biraz uzun yazdım hakkınızı helal edin yardımcı olursanz bizi rahatlamış olacaksınız.
Ali rıza demiş
Bende oğluma dr Aidin salih hanım efendinin tedavisini uyguluyorum.Konuşması ilerledi, fakat hiperaktivitesi çok az farketti.İlacı bıraktık, karabaş otu, ökse otu, kantoron, melisa çayı, yeşilçay, papatya çayı veriyoruz. ilaçsız bayağı sakinleşti.10 günlük açlıklarda bile hiç zorluk çıkarmadı.İlacı bırakmamız bizim için çok büyük nimet. Okumayı öğrendi. Ama daha önümüzde çok uzun bir yol var.İnanın çok ucuz bir tedavi şekli.Profesöre gittik onlarda hiç de az ücrete muayene etmiyor.sadece ilaç verebildiler…
meryem hatice demiş
Aynur hanım, Bu konuyu aydın hanımla görüşmenizi ve çocuğunuzu ona göstermenizi öneririm
aynur demiş
Cevap verdiğiniz için teşekkür ederim, Aydin Hanıma nasıl ulaşabilirim, bir arkadaştan bir no aldım fakat ümraniye de bir aktar tel a çıktı, ramazan süresince muayene etmeyeceğini söyledi,sanırım sizden bahsetti Hatice Hanım yarın saat 10 dan sonra gelecek o zaman arayın dedi, kızım 3 gün oldu hala büyük abdest yapmadı, uyku düzeni de alt üst oldu, sabah biraz şeftali suyu verdim kusarak çıkardı. Şimdi ben Aidin Hanımla görüşene kadar ek gıda vermeli miyim yoksa vermemeli miyim? ALLAH razı olsun.
meryem hatice demiş
Hatice hanım olarak bahsedilen kişi ben değilim,kendileri Hatice Kont hanımefendidir,onunla irtibata geçmeye çalışın.O size yardımcı olacaktır,telefonda sıkıntınızı anlatırsanız birşeyler önerecektir.Muayene için Ramazandan sonra gün alabilirsiniz.Geçmiş olsun.
aynur demiş
Sağolun ama o Hatice Hanımın daha kitapta yazılandan haberi yok, kızım hala büyük abdestte sıkıntılı, birşeyler verdiğimde de şiddetli bir şekilde fışkırır tarzda kusuyor. Yazılan mantıklı gelmişti ama uygulayamacaz çünkü bilemediğimiz yorumlayamadığımız neticeleri oldu, tüm düzeni etkilendi. Arkadaş da çok yardım etme taraftarı değildi direk muayene ücretinden girdi olaya, bu da güvenimizi ikinci kez sarstı. Bence bu mesele telefonda da halledilirdi hadi olmadı gene muaeyne ettirridik fakat dediğim gibi güvenimiz sarsıldı.
ozden demiş
selamlar benim sorumu hocama iletirseniz cook cook memnun oluruz ms hastasi amca oglumuz kardesimiz multi skleroz hastaligi rahmetli futbolcu sedatin hastaligina ne yazikki sahip .dr hocamizin bu konuda tedavisi varmidir varsa randevu almak istiyoruz ne gerekirse yapmaya raziyiz lutfen bu konuyu atlamayin buyuk sevap lutfen hocamizla bizi gorusmek icin irtibat saglayin kendisi hergecen gun kotuye ve yataga bagli cok genc ve kucuk cocuklarinin onu o sekilde gormesi ailesi ni herkes uzgunuz haberlerinizi beklicem saygilar herkese saglik diliyorum
ozden demiş
bukonuda bilgisi olan herkes bigi yassin alternatif tibbin sifalarina Allahin buyuk gucune insanlarin icinde sevgi tanelerinin varligina inaniyorum
meryem hatice demiş
Hocamızın hastayı muayene edip,rahatsızlığın hangi evrede olduğunu görüp takip etmesi lazım.Ona göre tedavi önerebilir.Site yöneticisi arkadaş size yardımcı olacaktır.
aynur demiş
Hatice Kont dediğiniz kişiyle görüştüm, kitapta yazılanlardan haberi yok, biz derdimize çare araken o işin ücretinden bahsediyordu. yardımcı olmak yerine kafamızı bulandırdı+güvenimizi sarstı.
meryem hatice demiş
Eğer gerçekten hatice kont hanımefendi ise size yardımcı olması gerekirdi.Aynur hanım siz aktarla telefonla irtibat kurup Dr.Nurdan hanıma sizi yönlendirmelerini isteyin.Aydın hanım şuan muayene yapmıyor çünkü.
zeynep yıldızhan demiş
AYNUR HANIM BENDE SİZİN GİBİ EK GIDAYI KİTABI VE VİDEOYU OKUYUNCA KESTİM EVET ZOR OLUYOR BENİM KIZIMDA İŞTAHLI AMA ŞUDA VARKİ GERÇEKTEN DIŞKISININ KOKMASI YANLIŞ BİR DURUM YANİ MUHTEMELEN SİZ YEMEKLE MEYVEYİ BERABER VERİYORSUNUZ YAVRUNUZA MUHTEMELEN SİZDE KATKILI GIDA KULLANIYORSUNUZ YANİ BEBEKYEMESEDE DIŞKISI KOKARDI…YAPMANIZ GEREKEN HAKİKİ YAĞ KULLANMAK,SALÇA KULLANMAK YERİNE DOMATES FALAN KULLANIN,,,BEN DAĞ SUYU KULLANIYORUM YEMEKLERDE SAĞLIK İÇİNSE ARABAYLA BİLE GİDİP DOLDURABİLİRSİNİZ 1 2 SAATLİK YOLDAN
YANİ ÖNCE KENDİ BESLENMENİZİ DÜZENLEMENİZ GEREK EĞER DEVAM EDİYORSA ÇOCUĞUNUCUN BİRAZ BABANIN OMZUNDA RAHATLAMASI İÇÇİN BIRAKIN BEN ÖYLE YAPMIŞTIM VE O UYURKEN YEMEK YİYORDUK.MİDESİ BÜYÜMÜŞSE NORMALDİR MIZIRDANMASI CANIM SIKINTI ETME NE KADAR AZ YERSE BEDENİ O KADAR RAHAT EDER SAKIN SIKINTI ETME.BENDE AŞISINI BIRAKTIM ARTIK YAPTIRMIYORUM İSTERSEN SEBEBİNİ http://WWW.EREGLİCEYİZ.BLOGCU.COM DA YAZMIŞTIM OKUYABİLİRSİN..
BEBEĞİNE SIK SIK SU DEĞİL SÜT VER VE BOL SÜTÜNÜN OLMASI İÇİN BOLCA YEŞİLLİK YE VE RAHAT OL.AYRICA AYDIN SALİHİN BİLGİSİDE OLMASA İBNİ SİNANIN KİTABINDA DAHA DEHŞET İLAÇLAR VAR ONA ULAŞAMADIM TÜKENMİŞ AMA SIKINTI ETME VE RAHAT OL 8.AYDAN SONRA MEYVE SULARIYLA TEKRAR BAŞLARSIN…BENCE KİTANBIN BAŞINDA BEZLENME KONUSU VAR ONU İYİCE OKU SU NE ZAMAN İÇİLİR MEYVE NE ZAMAN YENİR VS.ALLAH YARD OLSUN CANIM
meryem hatice demiş
Zeynep hanım dediğiniz eser bu mu acaba ? El Kanun fıt tıb
zeynep yıldızhan demiş
evet 2 cilt ama taradım int.de tükendi yazıyor…
zeynep yıldızhan demiş
birde oruçlar hakkında şunu söyliyeym, ben 3 ay boyunca haftada 1 kez yaptım hem kızımda vardı ondan kısa oldu,en çok 2. günün akşamı bozmak zorunda kaldım.herkese hararetle tavsiye ediyorum..ben çok tuz kullanırdım;1 günde yaklaşık 1.5 kilo verdiğim oldu açlıklarda.. eğer ikinci haftadaki oruca kadar tuz kullanmazsam sürekli vermeye devam ettim ama 5 kilo verdim sadece. bunun yanısıra az yiyebildiğim için tuzsuz tad yok tabi,yemekten uzaklaştım
ve tuzu yalayan ben artık tuzsuz yapıyorum yemekleri o deredece. eve deniz tuzu aldım yemekleri dağ suyuyla ve hayvansal bitkisel ayrı yapıyorum ve asla birlikte tüketmiyorum.. yani tedavi aslında süreklilik arzederse ozaman bukadar zor görünmüyor
en zor olanı insanların size zorla bişeler ye demesi asla tatlı yemiyoruz bal hariç,pasta börek işlerinide bıraktık,hamd oslun evime huzur geldi çabuk sinirlenirdim, açlıklar sayesinde huzur buldum tırnak batmam durdu ve en önemlisi şu anda hamileyim 7 aylık rmaazanda oruucumu hiç bırakmadım,kansızlığım yok aksine sıcak hissediyorum oruçtan önce mısır püskülü demledim hamd olsun çok azda olsa olan ödemlerim yok
ilk bebeğimde yaşadıkları,kansızlık,sürekli ödem 4-5 kilo nerdeyese ödem vardı,tekrarlayan tırnak batması,hamile depresyonu vs vs vs
ama hamd olsun artık hiç birisi yok ben herkese önce kitabın girişindeki beslenmeyi okumalarını tavsiye ediyorum aslolan o tedaviler ara ara yapılır,ama süreklilik yaşam tarzımızı değiştirmekte…
yusuf kıroğlu demiş
s.a.
hayırlı bayramlar.buğday çimlenmesini kaç gün kullanmalıyım
aysun demiş
ben boy uzması ıcın kesın etkı etcek bıse almak ıstıyorum 21 yasındayım sınava gırecegım ıcın 2 cm ıhtıyacım var bana ne onerebılırsınız.
meryem hatice demiş
Çimlenmiş Buğday ve Arpa: Bir miktar dövülmemiş buğday veya arpa yıkanıp kırılmış olanlardan ayıklanır ve ıslatılır. 3 saat suyun içerisinde beklettikten sonra suyu süzülerek, üzerine ıslak bez kapatılır. Karanlık ve ılık yere koyulur. 24 saat sonra küçük filizleri çıkar, güzelce yıkanıp bal ile karıştırılarak 2-3 çorba kaşığı yenilir, kilo yaptığı için kilolu olanlara 1 çorba kaşığı yeterlidir. Yalnız olarak yemek yerine yenilmeli, yemekten önce de yenilebilir. Bütün ne hastalık olsa şifadır. Sinir sistemi hastalıklarına, bağırsağa, yaralara çok şifalıdır. (Filizleri daha büyük olana dek bekletilirse yemek zor olabilir.) 3 veya 5 gün bekletilerek filizleri uzatılmış buğdaylar eskimiş yaralar için mükemmel bir ilaçtır. Bu buğdaylar filizleri ile dövülüp beze sarılıp yara içine veya üzerine koyulur, günde 2-3 defa değiştirilmelidir. Buğdaylar ezilirken biraz ılık su ilave edilebilir. Buğdaylar kullanılmadan önce muhakkak yıkanmalıdır. En eski yaralar kısa zamanda kapanır.
Buğday çimlendirme işlemi bu şekilde ama siz ne için hangi rahatsızlık için kullanıyorsanız onun süresine uymalısınız.Size verilen tedavi amaçlı bir zaman diliminimi kapsıyor yoksa kendiniz mi uyguluyorsunuz bu kürü?
ozden demiş
aidin hanima nasil ulasabiliriz irtibat nasil kurabiliriz hic olmasa bir cevap ALS hastaligi kas erimesi omurilikte harabiyet hastamiz su an yataga bagli bu hastaligi tedavi ediyorsa belki yardimci fikirleri var allahtan umit kesilmez eger tedavi yontemi varmi sorabilirseniz randevu almak istiyoruz acil cevap bekliyorum
Site - Yönetici demiş
Selamlar Ozden hanim, Mailinize konu ile ilgili mesaj attim ama geri geldi, dogru adres verdiginizden eminmisiniz ?.
ozden demiş
merhabalar tesekkurler ilginize mail adresim dogru ekranda gorunmesini istemiyorum yahoo.com.tr ye ait suan kontrol ettim lutfen tekrar yollarsaniz sevinirm cok cok tesekkurler
Site - Yönetici demiş
Merhabalar Ozden hanim, Ønceki mailinizde “yahoo.com” dan sonraki “tr” yi unutmussunuz galiba
simdi gønderdim insaallah ulasmistir.
Hz.Allah acil sifalar versin.
zeynep yıldızhan demiş
sitede magnezyum sülfat kullanımı neden yer almıyor internettede yok ilave ederseniz memnun olurum
Site - Yönetici demiş
Zeynep hanim, Magnezyum sulfat ile ilgili yaziyi siteye ekledik, buradan bakabilirsiniz : http://lokmanhekimm.wordpress.com/2009/09/29/magnezyum-sulfatin-kullanimi/
sena demiş
Merhaba,
Bundan 7 ay önce 17 günlük bir su orucu yapmıştım. Konuyla ilgili araştırma yapmıştım.
Su anda 6 haftalık hamileyim, acaba 3 gunluk veya 10 gunluk oruçları uygulamamda bir sakınca olur mu? Gebeliğin ilk 3 ayında bir mahzuru var mı onu ögrenmek istiyorum. İlginize teşekkür ederim.
Site - Yönetici demiş
Merhabalar sena hanim, Gec cevap verdigimiz icin øzur dileriz, nedeni konuyu arastiriyordum, pozitif bir cevap bulamadim malesef,sorunuzun cevabi kitabda gøzume ilismedi, hamilelik bahsinde bulamadim, belki ben gørememisimdir, sizi tatmin edici bir cevap veremedigimiz icin kusura bakmayin.
Site editørumuz Meryem Hatice hanim inaniyorum size cevap verecektir, ama bugunlerde kendisi biraz yogun.insaallah ilerki gunlerde cevap verir.
Allaha emanet olun.
Sena demiş
Sorumu cevaplandırdığınız için teşekkür ederim. Şu aralar normal oruç tutuyorum. Biraz alışkanlık sağlayınca 36 saatlik orucu da deneyeceğim.Belki 3 günlük oruç bu dönemde uygun olabilir. Ama 10 günlük oruç biraz zor olur sanırım.Gözüm kesmiyor açıkçası:)
2 sorum olacak; Aidin Hanım kilolu bayanların hamilelikte zayıflamasının iyi olacağını söylemiş. Pratikte bu nasıl olmalı, konuyu biraz aydınlatabilir misiniz?(71 kiloyum, 3 yıl önce ilk hamileliğimde 18 kilo aldım, o kiloları ancak verdim, tekrar o kadar kilo almak istemiyorum, halihazırda zaten 10 kilo fazlam var.)Bu konu benim için pek ehemmiyet arzediyor.
Bir diğer sorum da şu; Hamilelikte lavman yapmak veya karaciğer temizliği yapmak zararlı mıdır?
İlginize çok teşekkür ederim.
Site - Yönetici demiş
Sena hanim , sorunuzun cevabi icin buraya bakiniz lutfen : http://lokmanhekimm.wordpress.com/2009/09/30/hamile-kadinin-beslenmesi/
sule demiş
hic bir temizlenme yapilmadan 3 günlük 10 günlük oruca baslanilabilir mi?
Sena demiş
Çok teşekkür ederim.
Sizi yine rahatsız edeceğim, bir sorum olacak. Bugun eczaneden Magnezyum sulfat almak istedim, bana bulunmadığını söyleyip onun yerine Magnezyum Hidroksit verdiler. Arada çok fark var mı acaba? Hamile kadınlarda güvenle kullanılır yazıyor. Müshil etkisi olduğu yazıyor. Ne yapayım, Magnezyum sulfat yerine kullanabilir miyim?
Site - Yönetici demiş
Sule hanim, Temizlik yapmadan da 3 veya 10 gunluk oruc tutabilirsiniz ama ilk ønce bir gunluk yani 36 saatlik oruc tutup ondan sonra 3 ve 10 gunluk orucu tutsaniz daha iyi olur.
Sena hanim, ikisi arasindaki farki Eczacilara sormadinizmi ? ikisi arasinda fark olup olmadigi konusunda birsey diyemiyecegim.
yasir demiş
iyi çalışmalar.
kronik itp (trombositepeni purpura) hastalığı için bir tedavi şekli varmı?
meryem hatice demiş
Yasir bey biz bütün hastalıklar için burada bir tedavi öneremiyoruz maalesef.Ayrıntılı bilgi ve tedaviyi ancak doktor hanım önerebilir.Daha önce sorulmuş olan sorulara,yada tedavisi doktor hanım tarafından belirlenmiş bazı rahatsızlıklara çözüm sunabiliyoruz.Doktor hanıma görünmenizi tavsiye ederiz.
meryem hatice demiş
Şule hanım 36 saatlikten başlayan ve 3-10 gün süren açlıklar zaten bir temizlenme kürüdür.Ayrıca temizlik değil ancak bir günlük yada 3 günlük açlıklarda da başlarken ve açlık sonlandığında bağırsaklarınızı boşaltma işlemi yaparsanız zaten vücut temizliğini yapmış olursunuz.10 günlük açlıklarda da ne yeneceği ve açlık sonunda karaciğer,böbrek,kireç temziliğinin nasıl yapılacağı yazılı.
zehra demiş
s.a ben almanyadan yaziyorum sitenizi arkadasimin tavsiyesi ile buldum sorum 15 yasinda yaklasik 3 yildir sara hastasi bir kizim var ilac tedavisi görüyor ama krizleri gecmiyor cok caresiz kaliyorum tavsiyeniz olabilirmi ne yapmaliyim? büyük kizimda migren var ve sürekli istifa ediyor bu bir kac aydir basladi bayginlik asiri zayiflama oda ilac tedavisi görüyor ama faydasiz bu konularla ilgili bilgilendirirseniz sevinirim allah razi olsun.
meryem hatice demiş
Zehra hanım bu gibi ağır vakalarda burdan direk birşey öneremiyoruz maalesef.Elimizde tek tek hastalıklara göre liste tedavi şekli mevcut değil.Dr.hanımın hastayı görerek,inceleyerek,durumuna göre kişisel teşhis koyması ve kişiye özel tedavi sürecini başlatması gerekiyor.Eğer imkanınız olursa muayene ettirmenizi öneririz.
Ali rıza demiş
Selamün aleyküm, benim oğlumda çok aşırı dikkat dağınıklığı, hiperaktivite var. İlaç kullanmıyorum kullanmakta istemiyorum. okumayı öğrendiği halde okumuyor, çok isterse, ödül veririsek öyle. <oda çok kısa süre oluyor. Acaba ne yapabilirim. Dr aidin hanım dan randevu alıp götürmeyi düşünüyoruz.
meryem hatice demiş
Hacamat yaptırırsanız faydasını görürsünüz.Doğal olmayan ilaçları kullanmanızı önermem.Beslenmesine dikkat edin,dr.hanıma götürebilirsiniz.
sule demiş
arkadasim istahina bir türlü engel olamiyor. diyete basliyor 3 gün sonrs büyük bir istahla herseye saldiriyor. midesinden rahatsizlaniyor diyet esnasinda. yanmalar oluyor midesinde. en önemlisi kendine hakim olamiyor. istahi ile bas edemiyor ne önerirsiniz
filiz meci demiş
telefonla nasıl irtibat kurabilirim maliyetini örenmek istiyorum hacamatın iyi günler teşekkür ederim
Site - Yönetici demiş
Selamlar filiz hanim, Mailinize bakiniz?
ŞEYMA FERİDE TURAN demiş
Esansiyel tremora öneriniz nedir? sosyal fobiye öneriniz nedir?
meryem hatice demiş
Sule hanım,birçok kişi maalesef bu dertten muzdarip.Öncelikle,kilolu yada kilolu olmayan herkes sağlığı için yeme düzenini mutlaka değiştirmek zorunda.Sırf kilo için diyet yapılmaz,yada tek zayıf olan kişiler sağlıklı kabul edilemez.Kişi önce sağlıklı olmak ve ileri yaşlarda hastalığa maruz kalmamak için bir beslenmme düzeni oturtmalı,gıdalarına dikkat etmeli.Niyet çok önemlidir,ilkönce kesin bir niyet ile başlayıp beyini buna proglamlamak gerekiyor.Açlıkları yaparken de eğer dayanamazsam bırakırım diyerek niyetinizi baştan sağlam tutmazsanız,bünyeniz sizi yarı yolda bırakacak açlığınızı bozduracaktır.Ama 3 günlük açlığa sağlam kesin bir niyet ile başlayıp beyninize mesajı iletirseniz,3 gün zaten canınız birşey istemeyecektir.Sitedeki beslenme videosunu mutlaka arkadaşınızla izleyin.Sık yemek yendiğinde doyma değil daha çok açlık hissedersiniz.
meryem hatice demiş
Şeyma hanım bu konuda ayrıntılı bilgiye sahip değiliz,dr.hanımla irtibata geçmenizi tavsiye ederiz.
hasan demiş
SİTENİZLE BUĞÜN TANIŞTIM. ÇOK GÜZEL. DEVAMLI OLMASINI DİLERİM.
BEN GÖZ TEMBELLİĞİ NİN BİO ENERJİ İLE TEDANİSİ VARMI DERKEN SU ORUCUYLA TANIŞTIM. SONRA SU ORUCUNA BAKARKEN SİZİN SİTENİZE ULAŞTIM. SİZE TEŞEKKÜR EDERİM. GÖZ TEMBELLİGİNİ TEDAVİ EDEN BİR YÖNTEM BİYORSANIZ YAZARSANIZ MAİL ATARSANIZ MEMNUN OLURUM..
Gülay Koç demiş
Selamün Aleyküm Sade Kardeşlerim Ev Temizliğinde bilgiler elde ettim paylaşmak istiyorum.Bulaşık ve çamaşır makinesi için çözümümüz Kül suyu ve üzüm sirkesi.bulaşık makinesinin deterjan gözüne kül suyu , parlatıcı gözüne de üzüm sirkesi yerleştirdiğimizde istediğimiz sonucu alıyoruz.
Yapılacak adımları tek tek yazıyorum;
1) en yakın odun fırınında ekmek yapan yere fırına gidip yarım kovadan az fazla kül alın.Bu kül merak etmeyin ya meşedir,ya zeytin **** benzer bir ağaçtandır.
2)Külün üstüne su ilave edin ve karıştırın.
3)külün içindeki hafif malzemeler kömür dahil su üstüne çıkar.Bunları tel süzgecinizle alıp en yakındaki toprağa bırakın.
4)Akşam karıştırılan karışım sabaha kadar durulur.Kül aşağıya çöker,su ise artık potasyum hidroksitli bir şekilde üstte kalır.
5) O günkü ihtiyacınız kadar suyu bir şişeye aktarın.Geri kalan karışımı karıştırın.Çünkü her karıştırmada külün içindeki potasyum suya karışıp deterjanınızın daha güçlü olmasını sağlayacak.
6) Haftada bir fırına uğrayıp kül alıp karışımınıza eklemeniz yeterli olur.
7) Kovanın altında kalan eski külleri ise başka bir kaba aktarıp “vim”,”cif” gibi seramik yüzeylerde kullanabilirsiniz. Ancak arası derz olan yerlerde grilik olacağını unutmayın.
9) Sil baştan…. yeni karışım hazırlığı…Bu hazırlıklar ayda bir normalde yeterli olur…Yok eğer hem bulaşık,hem çamaşır hemde kişisel kullanım derseniz hafta bir yapamanız lazım **** hazırlık yaptığınız kabı büyütebilirsiniz.
sezgin demiş
S.A halk arasında köpek memesi, tıpta ter bezi iltihabı (Hidradinitis suppurativa) hastalığının tedavisi hakkında bilgi verilseniz sevinirim şimdiden Allah Razı olsun.
meryem hatice demiş
Hasan bey bazen bir gözünüzü kapatıp diğer gözünüzü çalıştırın,daha sonra öbür gözünüzü kapatın dönüşümlü olarak,bakabildiğiniz en uç noktalara bakmaya çalışın,bu bir nevi jimlastik hareketidir.Sülük öneririm, yaptırırsanız çok faydasını görürsünüz.
meryem hatice demiş
Sezgin bey yemeklerinize çok dikkat etmelisiniz.Açlıkları ve temzilenme kürlerini yapmanızı öneririm.Bunun yanısıra sülük tedaviside uygulanabilir.Terlemeyi önleyici kozmetik ürünlerden,deterjanlardan ve kimyasallardan tamamen uzak durun,temizliğinize özen gösterin.
fatma gülaçtı demiş
sevgili hocam sizin tedavinize başladım.onkolojı amaçlı tüm vucud cd si:sonuç her iki akciğerde malignite düzeyinde orta yoğun derecede hipet metobolik nodüller iskelette yumuşak doku kompenetleride olan maling karakterde orta yoğun hiper metobolık lezyonlar var ve sağ ve sol bacaklarımda tedaviye başladıktan sonra ağrılarım yavaş yavaş çok şiddetlenmeye başladı.Ne yapmalıyım çok ağrım var.
Hastalığım daha önce ameliyatla rahim ile birlikte alındı.Bu tekrarlama sonucuydu.teşekkür ederim.ALLAH RAZI OLSUN.
meryem hatice demiş
Fatma hanım..
Doktor hanım ile birebir görüşmenizi ve durumunuzu O na bildirmenizi öneririm.Yoğun temposundan dolayı doktor hanım sitedeki sorulara cevap veremiyor maalesef.
Ali rıza demiş
S.A 8. aya yeni giren bir kızım grip oldu öksürüyor ve burnu akıyor. Hala sadece anne sütü ile besleniyor ve ek gıda almıyor, ilaç da kullanmıyoruz, ilk defa
hastalandı.Neşesi yerinde ama yinede biraz endişeleniyoruz.
acaba ne yapabiliriz
nermin demiş
Polikistik Over sendromu için tedavi öneriniz nedir?Cevap için şimdiden teşekkürler.
meryem hatice demiş
Ali bey endişelenecek birşey yok.Anne beslenmesine dikkat etsin.Burnunun akması akmamasından daha iyidir,içini temizler.Göğsüne kafur,zeytinyağı sürebilir,ılık havlu kapatabilirsiniz.Soğuktan koruyarak belli aralıklarla banyo yaptırarak rahatlamasını sağlayın.Kısa zamanda geçecektir.
meryem hatice demiş
Nermin hanım…
Hazır gıdalar,gazlı içecekler,çikolata vs…rahimin düşmanıdır.Beslanmenize ve kullandığınız ürünlere çamaşırlarınızı yıkadığınız deterlanda dahil çok dikkat etmelisiniz.Kitaptaki rahim temizlemesini yapmanızı ve sülük tedavisi görmenizi tavsiye ederim,sorun ortadan kalkacaktır.
zeynep yıldızhan demiş
ulaşık makinasında kullandıklarım
makinanın tuz bölümüne— kaya tuzu
deterjan gözüne—elma veya üzüm sirkesi
cila ve koku içinse bardak asma tellerine—- sıkılmış limonun kabukları
makinayı çalıştırmadan içine 2 kaşık kadar da serperseniz sirkeyi ön yıkamada kirler daha bir çabuk çıkar
mesut demiş
size suru soracaktım suru kısmı çalışmadı.benim sol böbreyım bozulmuş %5 çalışıyor ne yapayım
ünsal demiş
kıymetli hanımefendi,su orucu tutmak isteyen birisi gündüz boyunca su içmeli mi?yoksa normal oruçlu olduğumuz günlerdeki gibi iftara kadar mı devam etmeli?ayrıca gün boyu meyve suyu içilebilir mi?hürmetler.
meryem hatice demiş
Mesut bey ..
dr.hanımla görüşüp tedavi olmalısınız,buradan birkaç şey önermekle sorununuz çözülmeyecektir.Sıkı bir takibe alınmalısınız.
meryem hatice demiş
Ünsal bey su orucu bölümünü dikkatlice okyun.Orucun nasıl yapılacağı gün gün ayrıntılı bir şekilde yazılmış.Sadece saat başlarında su içiyorsunuz.Normal açlık kürlerini yapmak isterseniz eğer 36 saatlik 3 günlük açlıklarda normal oruç gibi tutabilirsiniz.
sule demiş
merhaba benim troid bezimde knote yani tümör gibi bisey var ve troid bezim yavas calisiyormus. ne yapabilirim bana ne önerirsiniz? ayrica ellerimde sismeler oluyor boyun damarim cekiliyor. kendimi hep yorgun hissediyorum. Tesekkürler
tuba demiş
ben alerjik astımm ve makinede ventolin kullnyrm zararı varmı?gelişimi önlüyomu smddn sglnn
meryem hatice demiş
Sule hanım..
kendinizi hep yorgun hissetmeniz troid ile ilgilidir.Gerçek tıp kitabının troid bölümündeki tavsiyeleri uygulamaya çalışın.Sülük,hacamat ve açlıkları yapmanızı öneririm.İyileşmenize büyük fayda sağlayacaktır.Kan grubunuz ne yazmamışsınız,siteden kan grubu listenizi alın ve mutlaka ona göre beslenin.Halis zeytinyağı hariç bütün yağları bırakın.
sule demiş
kan grubum A, benim kitabim olmadigi icin troidle ilgili bilgileri edinemiyorum. ben almanyada yasiyorum . insallah kitabiniz buralarada gelir. ben ancak yazin alabilirim sanirim. sali günü doktorda randevum var sonuclara göre size yine yazarim. yardimlarinizi bekliyorum. Allah´a emanet olun
meryem hatice demiş
Sule hanım
Kan grubu A olanların daha sık karşılaştığı bir rahatsızlıktır sizinki.Bu kan grubunda olan kişilerin mide asidi az üretilir ve metabolizması yavaş çalışır.Gerçek tıp kitabını internet yolu ile temin edebilirsiniz.
ünsal demiş
kıymetli hanımefendi akciğer hastasının ağrı çekmemesi için-kanser- ne tavsiye edersiniz?satgılar.
erhan yıldız demiş
ülkemzide alternatif tıbba ihtiyac var.ancak bunun ehil ellerce akademik bir çalışma ve ciddi bir finansmanla yapılması gerekir.kronik bir rahatsızlığım var alternatif tıb,herbalist,aktarcı,iksirci olarak faaliyet gösterenlerin hemen hemen tamamına yakınının umut taciri olduğunu söylemem büyük bir iddia olamaz.hemencecik derlerki günümüzde modern tıp ta büyük rantlar olduğu için bize yaşama sansı vermezler diye duygu sömürüsü yaparak bir şekilde kendileride sömürü yaparlar.medyada bunlar hakkında araştırma yapmadan hem ekrana çıkarır derki falanca adam kansere ,filanca herbalist kalp damar yetersizliğine çare buldu eder bakarsınki hiç aslıda astarıda yok,tabi olan bizim paralara olur herbalistde nasıl olsa gazeteye tv ye çıktı alır gazete kupürlerini internet sitesine kor.geçenlerde ismini vermiyeceğim adamın biri bizi sülük tedavisi yaptı, iyide bir tokatladı..daha sonra ne görüyüm herif bir terlik reklamı yapıyor hayret edeceğiniz bundan sonrası,adam türkiye””….loji” derneği başkanı ne diyim adamı şikayet edipte enayi durumunamı çıkalım ?.Allah ından bulsun.Aidin hanımefendiyle bu yıl tanıştım kitabını okudum,kendisi çok muhterem bir insan ,kesinlikle ve kesinlikle paraya önem veren birisi değil.alternatifle ilgili birçok şey okudum kendisinin tedavi metodu çok isabetli,,,kendi rahatsızlığımla ilgili olarakda bana bir reçete yazdılar reçeteyi uygulamaya başladım araya umre işi girdi devam ettiremedik.fakat yıllarca benim kafamda mevalnanın bir sözü dolaşır durur oda şu;açlık ilaçların padişahıdır”’aidin hanımla elime bilgi ulaştığında onun açlık işine önem verdiğini gördüğümde kendi kendime aradığımı buldum dedim….
meryem hatice demiş
Erhan bey..
yorumunuz için teşekkür ederiz. ”ülkemzide alternatif tıbba ihtiyac var.ancak bunun ehil ellerce akademik bir çalışma ve ciddi bir finansmanla yapılması gerekir ” sözlerinize tamamen katılıyorum.Gerçekten hazine değerindeki alternatif tıbba gerekli imkan ve kaynak sağlanıp teşvik edilmeli. insanlar artık bazı şeylerin farkındalar,ilgi duyuyorlar,araştırıyorlar ve faydasını görerek birbirlerine anlatıyorlar,daha geniş kitlelere yayılacağını ümit ediyoruz.
meryem hatice demiş
Ünsal bey…
Kanser hastaları için burdan direk uygulanabilecek birşeyler öneremiyoruz maalesef.Bu hastalıkta hekimin hastayı görmesi,hastalık aşamasını takip etmesi,evresini tespit etmesi, kişiye özel tedavi ve ilaç,bitki vs… tavsiye etmesi gerekiyor.
ilay demiş
mrh
BEN ARTIK NE YAPCANI BİLMİYEN BİR ANNEYİM
OĞLUM DOGDUGUNDAN BERİ HASTENELERDEN CIKAMADIK.ALLAHA COK ŞÜKÜR ÖNEMLİ RAHATSIZLIKLAR DEGİLDİ AMA BEN BUNALDIM.BEBEKKEN ÇİŞ PROBLEMİ YAŞADIK FİTİLLER FELAN TABİ ANTİBİYOTİKTE,SONRA İDRAR SORUNU 6 AYLIKKEN SÜNNET VE TONLA ANTİBİYOTİK.ODA BİTTİ ÇİŞ SORUNUMUZ 3 YAŞINA KADAR DEVAM ETTİVE ANLAM VEREMEDİK.SONRA HEP 40 KADAR ATES EN SONUNDA BADEMCİK DEDİLER.ONUDA ALDIRDIK YANLIŞ BİLİYORUM AMA ATESE ÇÖZÜM BULAMADIK.VE BİLEGİ KESİLDİ AMELYAT OLDU. ANLIYCANIZ BOL ANTİBİYOTİK Lİ BÜYÜDÜ. ŞU AN 6 YASINA YENİ GİRDİ.BU GÜN 4 HASTANEDE MUANE OLMAYA CALIŞTIK SONUNDA BİR YERDE OLDUK.GENE ANTİBİYOTİKLERLE EVE DÖNDÜK.BİR HAFTA ÖNCE KULAKLARI İÇİN İLAÇ KULLANMIŞTIK .BU GÜN BAMBAŞKA BİR NEDENLE ACİLE GİTTİK.BASIM AĞRIYO DEDİ AŞIRI DERECE BAŞ AĞRISI VAR DR SÜNİZÜT DEDİ VE BİR HAFTA ÖNCE ANTİBİYOTIK KULLANMIŞKEN TEKRAR BİR SÜRÜ ŞURUP NEDEN SÜNİZİT MİŞ .HALA OĞLUMUN BAŞI AĞRIYO ŞUAN SADECE AĞRI KESİCİ VERDİM.NE YACAM ŞURUPLARDAN BIKTIM NE YAPCAMI BİLBİYORUM YARDIMA GERCEKTEN İHTİYACIM VAR.
meryem hatice demiş
İlay hanım…
Eğer istanbulda iseniz,çocuğunuzu muayene ettirmenizi öneririm.Verilen ilaçlar,antibiyotikler çocuğunuzun vücudunda bolca tahribat yapmış maalesef.Kimyasal ilaçlar hastalığa çözüm değildir,bir müddet sonra tekrar etmesini engelleyemez geçici çözüm sunar.Doğal ,tabi beslenmeye ve bitkilerden faydalanmaya çalışın.Önce çocuğunuza yapabilirseniz açlık yaptırmanızı öneririm,yapsın ki vücudu arınsın öncelikle.Daha sonra hacamat yaptırın,rahatlatacaktır.Hastalığını çok iyi takip edin,ilaç vermeden bir müddet izleyin,çocuğun da kendini dinlemesini sağlayın ve şikayetlerini not edin.Hastalığın sebeplerini,psikolojik olup olmadığını anlamaya çalışın.Artık 6 yaşında olan oğlunuzun neyi olup olmadığını az çok kestirebilirsiniz.Bazen çok basit rahatsızlıklarda maalesef antibiyotik verilebiliyor.Gerçek tıp kitabını en kısa zamanda temin edin,emin olun birçok şikayetinizi, doktora gitmeden kendiniz çözebileceksiniz.
ünsal demiş
S.A kıymetli hanımefendi hacamatla ilgili yazınızı okudum.ancak eskişehirde hacamat yapan birileri var mı?bilmediğim için sizin yardımınızı talep ediyorum.şayet eskişehirde bu işi yapan birileri varsa adres veya telefonunu bildirirseniz memnun olurum.hürmetler.05057502987
meryem hatice demiş
Ünsal bey…
verdiğim telefondan eskişehir hakkında bilgi alabilirsiniz.
TEL : ( 0216 ) 335 98 75
( 0532 ) 676 89 27 info@safhayat.net
ünsal demiş
S.A ilginize ve verdiğiniz bilgiye teşekkürlerimi arz ederim.ALLAH’a emanet olunuz.
ünsal demiş
kııymetli hanımefendi verdiğiniz tel. numarasını aradım ancak yardımcı olamayacaklarını söylediler.başka irtibat kurabileceğim numara verebilirmisiniz?eskişehirde yapanların olduğunu duydum ama adres tel. ulaşamadım.şimdiden teşekkür ediyorum.
elif kayseri demiş
aydın salih hanımın geldiğini öğrenince ben kayseriden erğliye gittim,ülseratif kolit hastasıyım ve çok ciddi şikayetlerim vardı 3 ay sonra 10 aydır hiç olmadığım kadar iyi oldum çok şükür.fakat hastalık bazan pasif bazan aktif halde oluyor,acaba ne zaman aktifleşir korkusu var
tam geçmesi için bu tedaviye ne kadar devam edilmeli bilmiyorum
tüm hastalara şifa dileğiyle..
elif kayseri demiş
bana verilen tedavide 3/7 gün arayla 19 defa 3 günlük açlık yapmam gerekiyor,fakat çalışıyorum ve çok zorlanıyorum,müsait oldukça 2 defa 3 günlük açlık yaptım bu nu 19 defadan çıkarabilirmiyim çünkü iki açlık arası 6 hafta vardı
illaki 3/7 gün olmalı mı eğer öyleyse yaz tatilini beklemek zorunda kalacam
meryem hatice demiş
elif hanım…
Açlıklara ara vermemelisiniz.Günlerin kısa ve havaların güzel gitmesi sizin için bir avantaj aslında.Yazı beklerseniz çok zorlanırsınız,sıcaklar bastırdığı zaman daha çok sıvı ihtiyacınız olacak ve günler uzayacak,ideal zaman şuan.İlk yaptığınızda zorlanırsınız ama bir müddet sonra beyin kendini proglamlar ve 7 gün aradan sonra otomatikman sizi aç kalmak için hazırlar.
meryem hatice demiş
Ünsal bey..
Hacamat eğitimi için her ilde eleman yetiştiremedik maalesef. Aradığınız numaradan Eskişehir hakkında bilgileri olmadığını söyledilerse,orada yapan ehil ,yetiştirdikleri kişi yok demektir.Ama başka kaynaktan araştırarak bulabilirsiniz,belki yapan ehil kişiler vardır.Bu konuda daha fazla yardımcı olamayacağım maalesef.
sümeyye demiş
S.a ben izmir’den yazıyorum. İzmir hacamat yapan birilerini tanıyor musunuz.Ayrıca aidin hanımın bir muayene yeri gibi bir yeri varsa oraya gitmek kendisiyle tanışmak istiyorum ayrıca coçuğum sezeryanle doğdu ve sürekli üst solunum yollarından hastalanıyor.5 yaşında onu götürüp tedavi olmasını istiyorum.
ünsal demiş
kıymetli hanımefendi allah sizden razı olsun.sizi rahatsız ettiysem hakkınızı helal ediniz.hürmetler ilginize teşekkürler.
meryem konyalı demiş
merhabalar adaşım ben sitenizi dün keşfettim.başarılarınızın devamını yüce allahtan dilerim.insaallah yeniden özümüze döneriz.sizin gibilerin sayısının artması temennisiyle.size bir sorum var.benim beynimin sol tarafından başlayarak aşağıya doğru inen bir uyuşma oluyor bunun için bir tavsiyede bulunursanız cok memnun olurum.ilginize teşekkürler.
meryem hatice demiş
Sümeyye hanım…
İzmirde maalesef bu işi yapan birini tanımıyoruz.Çocuğunuz sezeryan ile doğduysa sorun orda zaten,mutlaka hacamat yaptırmanızı tavsiye ediyorum.Hacamatlardan sonra üst solunum rahatsızlıklarınında ilaçsız yavaş yavaş azaldığını göreceksiniz.
meryem hatice demiş
Ünsal bey..
ilginize teşekkürler,yardımcı olabilirsek ne mutlu bize.Eğer fırsat bulabilirseniz İstanbulda hacamat olma imkanı bulabilirsiniz.
meryem hatice demiş
Meryem hanım…
Boyun ve kol uyuşmalarında hacamat öneriyoruz.İlk önce omuz ve daha sonra taramayı yaptırırsanız orada hareketsiz, durağan olan kan damarlarında ki kanı hareketlendirip temizleyerek sizi rahatlatacaktır.
sule demiş
gribal enfenksiyonlara neler öneriyorsunuz?
meryem hatice demiş
Sule hanım…
Bol C vitamini yönünden zengin besinler almalısınız.Özellikle greyfurt,portakal,yeşil sebzeler vs…Gerçek tıp kitabında yazan doğal antibiyotik tariflerinden kendiniz evde ilaç hazırlayabilirsiniz.Hergünde 1 dişten 7 dişe kadar istediğiniz miktarda sarımsak yutmsnızı yada yemeklerin yanında tüketmenizi ,dinlenmenizi,kalabalık ortamlardan uzak durmanızı tavsiye ederim…
hülya derman demiş
hocam merb benim 6 yaşında bir kızım var kızımın sol böbreği ters ve küçük olup %15 i çalışıyo sağ böbreği normal çalışmakta konya başkent ve meram hastanesinde kontrolü ediliyor ama doktorlar bi şey yapamıyolar acaba hocam bitkilerle böbrek büyütülebilirmi son umudumuz sizsiniz bize yardım etmenizi rica ederim…
sıdıka demiş
ben 4 aylık hamileyim.panik atak olduğum ortaya çıktı.ne kullanmamı önerirsiniz.çok zor günler geçiriyorm.cevap bekliyorum.
hülya derman demiş
hocam merb 2 gündür cevabınızı bekliyorum lütfen yardım edermisiniz
Site - Yönetici demiş
hülya derman hanim, Site editørumuz Meryem Hatice hanimin islerinin yogunlugu nedeniyle uzun bir sure siteye gelen sorulara cevap veremiyecektir, umarim anlayis ile karsilarsiniz,Acil sifalar dileriz.
reşide demiş
Hayırlı günler sayfanız la bugün tanıştım kızımın tavsiyesiyle öncelikle bu bilgileri bizlerle paylaştığınız çok teşekkürler benim kan gurubum B+POZİTİF YAŞIM 52 BU kan gurubuna göre nasıl beslenmeliyim birde menepoz sıkıntıları için ne yapmalıyım. bu arada menepozdan sonra kilo problemim oldu. bana ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz şimdiden çok teşekkür ediyorum allaha emanet olun…
zeynep yıldızhan demiş
HÜLYA DERİM HANIM bence hemen aydın salihle irtibata geçiN eğer doğuştan varolan bir böbrek küçüklüğüyse muhtemelen koruma şeklinde ilerlersiniz ama daha ayrıntılı aydın salihle görüşmelisiniz
eğer mail atarsanız size hatice kotun numöarasını vereym-aydın salihin yardımcısı
zeynepyildizhan@hotmail.com
mümkün olduğunca katkılı gıdadan uzak durun özellikle kaya tuzu kullanın böbrekleri zorlamaz ve hemen emilir su olarak asla hazır su kullanmayın dağsuyu kullanın -kuyu suyu ve piyasa suları ağır ve beklemiş sulardır bedeni yorar-ve çocuğunuz istemiyorsa yemesi için zorlamayın beslenme sanatını kızınız için öğrenin sayfanın solunda başlıca hastalık sebebleri yazan linkte
————-
RAŞİDE HANIM
menapoza girme yaşınız çok önemli şu anda 40 lı yaşlarda insanlar menapoza giriyor ve ,kiloda epey sorun oluyor yapmanız gerekn ödem oluşmaması için tuzu mümkün olduğunca azaltmak bulabilirseniz siyah kaya tuzu kullanın deniz tuzuda olabilir ama piyasa tuzundan ızak durun
yapabilirseniz ilk başta deneme amaçlı başlayın ve haftanın bir günü oruç tutun korkmayın o kadar tok ve ağzınız su oluyorki yemek görmek istemiyorsunuz
kerevizi yoğurtla salata yapabilirsiniz yapraklarınada limon sıkarak yiyin rahime birebir gelmektedir,kabuk tarçın kullanmakta rahme iyi gelir bakın sitenin sol tarafında birsürü link var
oradan kangurubuna göre beslenmeyi,açlıkları menapoz sorularını ayrıntılı inceleyebilirsiniz
zeynep yıldızhan demiş
sıdıka hanım bolca kuran-meal okuyun,allahtan uzak kalmanıza sebeb olan şeylerden ve düşüncelerden uzaklaşın bolca hamd edin ve besmele çekin bir bebek sahibi olmuşsunuz elinnde milyonlarca doları olsada insanlar bu nimete sahib olamıyor
bu hastalıklar stres vs hep çağın apartman hastalıkları
mümkünse hergün evden bebeği birine emanet edip 10 dkda olsa evden çıkın elinizi toprağa yapıştırıp 2-3 dk bekletin ve sadece allaha sırtınızı dayayın
bu hastalığa dönüşürse mide hast.,bunalım,depresyon gibi hastalıklar musallat olur size bebeğiniz için sabredin şükrederek
çünkü beyin strese girince beyne kirli sular gönderiyor önce mideden başlar hastalıklar sonra artarak sizi kuşatır
panik atak sebebinizide araştırın bir kişi bir olay olabilir onları değil ahireti düşünün
zeynep yıldızhan demiş
ŞULE HANIM grip eğer çocuktaysa tüm çocuk hastalıklarına en iyi ilaç mayıs papatyasını kaynarsuda 10 dk demleyip içmektir…ama genel için bol c vitamini tüketmek-meyveleri açken veya yemekten 5 saat sonra yeyin- ,kızarttmadan uzak durmak,ellere kolanya veya alkollü bezle değil sadece suyla durulamak mümkünse limonla ovabilirsiniz,zaytin sabuınu kullanın
yemek yemeye uğraşmayın canınız istemezse aç kalın veya açlık orucu tutun
senem demiş
merhaba;
saçlarım son 6-7 aydır çok dökülüyor ve ben bunu bir türlü önleyemedim.saçlarımda çok fazla seyrelme var ne yapmalıyım yardımcı olursanız sevinirim. şimdiden teşekkürler.
zeynep yıldızhan demiş
SENEM Hanım
saçlar ve tırnakların yapısı aynıdır ve vitaminsiz kalındca alarm şeklinde dökülmeye başlar yapmanız gerken şampuan vs kullanmamak hatta mümkünse yıkamamanızı bile öneririm geceleri yatarken saç diplerinize zeytin yağı sürmek onlara güç ve parlaklık verir
sitenin solunda beslenme bölümü var oralarada bakın bu beden sağlığınız için çok önemlidir
şeyhmus demiş
s.a hocam.d.bakırdayım şuan ve hacamat olmak istiyorum.beni yönlendirirseniz bu konuda sevinirim.allah razı olsun şimdiden…
ayşe kaya demiş
merhaba
ben sizin kitabınızı aldım…hacamat ve sülük tedavisi olmak istiyoruym…ben fındıkzade-ist oturuyorum…daha çok sülük tedavisi olmak istiyorum…(en öncelikli) nerde yapılıyor..nereye gitmem konusunda bana bilgi verirseniz.sevinirim…ALLAH razı olsun…
rabia ataş demiş
annem kalp hastası şekerde var kalpten 2damarı tıkanık ameliyat olması gerekiyor oda olmak istemiyor acaba ne yapabiliriz bitkilerden
zeynep yıldızhan demiş
yaşlılıkta açlık çok ağırdır ama mümkün olduğu kadar az yemelidir..ameliyatı eğer 60 ın üstündeyse gerekli görmeyin
RABİA HANIM
çünkü beden artık kendini yenilemeye değil korumaya almıştır hücreler hızla çoğalıp yenilenemez…
kalbe kuvvet veren bitkilere bakın sitenin sağında faydalı bitkilerin kıymeti anlatılmış…
mümkünse tedaviden önce sağlığını düzeltin annenizin mesla hazır tuz yerine kaya tuzu(siyah),hazır yumurta yerine köy yumurtası ,hazır ekmek yerine evde maya yaparak kendi ekmeğinizi yapınçocuklar ve yaşlılarda beden korumasızdır mümkün olduğunca dikkat etmek gerekir.su olaraqk asla hazır su kullanmayın göl suyu gibi ağırdır kuyu suyuda öyle,dağ suyu bulmaya gayret edin.
sabahları yarıyarıya limonlu su içerse bedene ferahlık verir akşam yatarken 1 dişten başlayarak çiğnemeden sarmısak yutulması kan asidini dengeler ve temizler
kalbi içinse arada tarçın kabuğu kaynatmanızı öneririm,,,
kalp damarının tıkalılık seviyesini dikkatlice araştırın ve deney tahtasına çeviren üniversite hast.uzak durun
AYŞE HANIM,
sitesiyle iletişime geçerseniz onlar size yarıdımcı olacaktır sülüğü asla açık satılan eminönünden değil ordan almanızı tavsiye ederim ayrıca kitabın yazarı değilim..
ŞEYHMUS BEY
http://www.sadehayat.org sitesiyle irtibvata geçin onlar siize daha ayrıntılı bilgi verirler
zeynep yıldızhan demiş
Bunlar da Doktor
08 Mayıs 2009
30 milyonluk soygun: Ameliyatlarda pahalı ilaçları tercih ettiler; ilaç ve fizik tedaviyle iyileşebilecek hastaları ameliyat masasına yatırdılar.
Sosyal Güvenlik Kurumu’nu (SGK) 30 milyon lira zarara uğrattıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 24 beyin cerrahının ameliyat ettiği 10 bin hastanın dosyası beyin cerrahlarından oluşan bilirkişi tarafından incelendi.
Savcılık talebiyle hazırlanan bilirkişi raporunda, medikal malzeme takılması gerekmeyen yüzlerce fıtık ve omurilik ameliyatında, hastalara değerleri bin ile 13 bin lira arasında değişen medikal malzeme takıldığı belirlendi.
SGK müfettişlerinin, 2 yıl önce İstanbul’daki bazı medikal şirketlere SGK’dan yüksek miktarda ödeme yapıldığını belirmesi üzerine başlatılan soruşturmada 3 beyin cerrahından oluşan bilirkişinin hazırladığı rapor, yolsuzluğun boyutlarını ortaya koydu.
İnceleme sonucunda doktorların fıtık ve omurilik ameliyatlarında medikal malzeme takılması gerekmeyen hastalara anlaştıkları medikal şirketlerin talebiyle malzeme taktıkları belirlendi.
10 bin dosya incelendi
Doktorların ameliyat ettiği 25 bin hastadan 10 bininin dosyasını inceleyen bilirkişinin incelemesinde, fıtık ve omurilik ameliyatlarında malzeme takılması gerekmeyen yüzlerce hastaya değerleri bin ile 13 bin lira arasında değişen “Servikal disk protezi”, “omurilik kafesi ve vidası” takıldığı belirlendi.
Doktorlar, ameliyatlarda gereğinden fazla malzemeyi hastalara taktı.
Tek “disk protezi” takılması gereken hastalara 2 ya da 3 “disk protezi” takıldı. Ayrıca, ameliyatlarda eş değer ilaçlardan pahalı olanlar tercih edilirken, ilaç ve fizik tedaviyle iyileşebilecek hastalar ameliyat masasına yatırıldı.
Polis ekiplerinin yaptığı araştırmada, devlet hastanelerinde görevli 20 beyin cerrahı, fıtık ve omurilik ameliyatlarını özel hastanelerde yaptı. Bu ameliyatları özel hastane cerrahları yapmış gibi sahte ameliyat raporları düzenlendi. Bu yolla SGK’dan kısa sürede ameliyat ve medikal malzeme paraları alındı. Doktorlar yaptıkları işlem başına yüzde 10 ile 40 arasında komisyon aldı.
Müdüre villa rüşveti
Medikal şirketlerin vurgunun ortaya çıkmaması için anlaştığı SGK Fatura İnceleme Müdürü, beyin cerrahı Sabri Emin Karaçor’a düzenli olarak rüşvet verdiği de ortaya çıktı. Medikal şirketlerden birinin Karaçor’a İzmir’de villa yaptığını belirlendi.
Polisin takibi sonucu Karaçor’un medikal firmalarından rüşvet aldığı kamera ile tespit edildi. Kendi üzerine bir mal varlığı bulunmayan Karaçor’un son 3 yılda 3 ev satın aldığı tespit edildi. Operasyonu 3 ay önce haber alan Karaçor’un istifa ederek özel bir hastanede cerrahlığa başladığı saptandı.
Bir medikal firmasının satış yaptığı ilçedeki beyin cerrahının kendilerinden malzeme almasını sağlamak üzere doktorlara hediyeler, tatiller ve rüşvet ödemeleri için yıl boyunca 930 bin TL harcama yaptığı öne sürüldü.
Doktorların hesapları inceleme altına alınırken, gözaltına alınan bazı doktorların banka hesaplarında 500 bin ile 1 milyon TL arasında kaynağını açıklayamadıkları para bulundu.
Polis, vurgunun şu ana kadar tespit edilen boyutunun 30 milyon lirayı bulduğunu belirtti.
Altın Omurga operasyonu
Yapılan tespitlerin ardından 5 Mayıs 2009 günü İstanbul’da 20 ilçede ve Ankara’da 47 farklı adreste “Altın Omurga” adı verilen operasyon düzenlendi.
28′i beyin cerrahı 41 kişi gözaltına alındı.
Yapılan aramalarda, 7 bilgisayar kasası, 6 dizüstü bilgisayar, 6 sabit harddisk, 3 bellek, çok sayıda ajanda, not defteri ve el notları ele geçti. 4 cerrah, emniyetten serbest kaldı.
24′ü cerrah, 37 kişi adliyede
Opr. Dr. Ahmet Çadırcı, Doç. Dr. Erol Taşdemiroğlu, Doç. Dr. Murat Taşkın’ın da aralarında bulunduğu 24 beyin cerrahı, Sabri Emin Karaçor ve 5 medikal şirket sahibinin de aralarında bulunduğu 37 kişi, “Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, örgüt üyesi olmak, nitelikli dolandırıcılık, kamu kurumunu zarara uğratmak, rüşvet, görevi kötüye kullanmak ve denetim görevini ihmal” suçlamasıyla sorgulanarak dün Üsküdar Adliyesi’ne sevk edildi.
Kaynak: Milliyet
zeynep yıldızhan demiş
Tomografideki Tehlike!
09 Nisan 2009
Akciğer filmi çekilmesi durumunda 200 binde bir olan kanser riski, tomografi incelemesinde 4-5 binde 1’e çıkıyor.
AÜ Nükleer Bilimler Enstitüsü’nden Prof. Doğan Bor: “Bazı sağlık kuruluşlarındaki medikal görüntüleme cihazları, bilgisayarlı tomografi, anjiyografi ve mamografilerde, uluslararası standartların üzerinde radyasyon kullanılıyor”
Ankara Üniversitesi (AÜ) Nükleer Bilimler Enstitüsü araştırmacıları, Türkiye’de bazı sağlık kuruluşlarında medikal görüntüleme cihazları, bilgisayarlı tomografi, anjiyografi ve mamografilerde radyasyonun uluslararası standartların üzerinde kullanıldığını tespit ettiklerini açıkladı.
‘Filmler de kalitesiz’
Enstitü Müdürü Prof. Dr. Doğan Bor, son sekiz yıldır çeşitli kuruluşlarda araştırma yaptıklarını, bazı merkezlerde hasta ve çalışanların aldıkları radyasyon dozlarının uluslararası sınırların 3-5 katı daha fazla olduğu durumlara rastladıklarını kaydetti. Bor, şunları söyledi:
“Bu değerler, uluslararası referans doz seviyelerinin çok üzerinde. Bu durum, hastanelerde bu cihazların bilinçsiz kullanımından, kalite kontrolü ve gerekli kalibrasyonlarının yapılmamasından, inceleme esnasında radyasyon korunumuna yönelik önlemlerin gerektiği kadar alınmamasından kaynaklanıyor.
Bu cihazları, yetişmiş teknik elemanlar kullanmıyor. Türkiye’de cep telefonu kullanılması nedeniyle bazı hastalıkların riskinin artabileceğini iddia edenler, medikal uygulamalarda çok daha yüksek miktarlardaki radyasyonun olası etkilerini göz ardı ediyor.”
Bor, bazı kardiyologların ve radyologların da anjiyografi cihazlarının kullanımı konusunda yeterince eğitilmediklerini öne sürdü.
Görüntüleme cihazlarında “iyi kullanım” ile “kötü kullanım” arasında 10 ya da 20 kata ulaşabilen doz değişimi bulunduğunu belirten Bor, “Hasta kiloluysa iyi görüntü alabilmek için radyasyon da yüksek veriliyor ama maalesef o doz, bilinçsiz bir şekilde bir çocuğa da verilebiliyor” diye konuştu.
Cihazlarda ‘kötü kullanım’
Bor, yetişkin bir insanın akciğer filmi çektirmesi durumunda 200 binde bir olan kanser riskinin, kalp anjiyosu ya da tomografi incelemesinde 4-5 binde 1’e çıktığını kaydetti.
‘Tartışma konusu’
Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. İrfan Şencan ise, görüntüleme cihazlarındaki radyasyon değerlerinin hangi seviyede olması gerektiğinin uluslararası alanda da tartışıldığını, bunun bilimsel platformlarda ele alınması gereken bir konu olduğunu söyledi.
Kaynak: Vatan
Esra Hanım demiş
Eavrvb,
Ablacım ben 23 yaşındayım. Allah’ın izniyle Allah’ın yolunda hizmet etmekteyim. Sitenizi bugün tanıdım. Çok etkilendim. Benim en zayıf noktam çikolata. Hergün 3-4 tane yiyiyorum. Yemicem diyorum ama kendime engel olamıyorum. Bağımlı olan insanlar gibiyim. Yemediğim zaman elim titriyor, kendimi tutamıyorum. Yedikten sonra bende halsizlik ve uyku yapıyor. Bundan nasıl kurtulabilirim? İnsanın günlük alması gereken calori miktarı var. Siz günlük 250 gr yemek bile yeterli diyorsunuz. Günlük almamız gereken caloriyi almazsak doktorlar; ”Bağışıklık sistemin çöker hasta olursun.” diyorlar. Günlük cal. ile 250 gr yiyeceği nasıl dengelemeliyiz? Günlük beslenme şeklimiz nasıl olmalı? İrademizi bu konuda nasıl güçlendirebiliriz? Lütfen bana yardımcı olun. Ben ilerki yaşlarda yaşlanmak istemiyorum. Hasta, halsiz, işe yaramayan bir insan da olmak istemiyorum. Vatana Millete hayırlı, Yaradana hizmet eden bir insan olmak istiyorum. Bunun içinde sağlıklı beslenmek istiyorum. Yardımlarınızı diliyorum. Allah razı olsun?
zeynep yıldızhan demiş
esra kardeşim;
evet günlük 250 ila 500 gr yeterli yemek yemek,bunu açlık orucu tuttuğun ilk gün anlıyorsun emin ol…
ama şunu yapabilirsin en azından yemekleri düzene göre yiyebilirsin meslea et ve patates asla beraber yenmemeli,et 6 saatte hazm olurken patatesle 12 saate kadar uzuyor buda yemeğin midede çürüyüp bağırsağa inmesini, ordaki yararlı bakterilerin ölmesini ve bağırsak içnin soyulup yaralar yapmasına neden olur
yapman gereken öncelikle yemek nasıl yenir hangi aralıklarla yenir onu öğrenmek ra ara yemektense 1 kez yemek elbette bir anda düzen kurulmaz ama azar azar dengeyi sağlayacaksın uygulayınca emin ol.
bende sen gibi çukolatasız dünya olmaz sanırdım ama öyle değil aslı,hergün reklamlarla pohpohlanan bir nesne bu vazgeçilmez statüsüne sokuluyor bu halbuki biz tüketime ve savurganlığa hayır diyen bir dine mensubuz,yapman gereken titreme nöbetleri içn yanına herhangi bir meyve kurusu alman
sabahları aç karnına su içtikten 10 dk kadar sonra meyve ye tek cins bak gör canın çukolata çekiyormu,meyvede muntazam şeker var helede çilekte …
irademizi ancak inanarak güçlendirebiliriz,önemli olan önce kendimize saygı duymak ve değer vermek ne kadar yersen ye asla çukolataya doymazsın çünkü bedenin istediği çukolata değil şekerdir su isteyincede aç sanırız kendimizi
yemekten 1.5 saat sonra su içilmeli fıtrat bunu ister ama fıtrat değişince beden onun ne istediğini çözemez ve habire yemek yenir yada sen gibi çukolata yenir.
besmele çek ve ilk olarak beslenme sanatını oku not al kangrubuna göre düzenlemeler yap var başla…
sitenin sol yanındaki bilgileri tıkla ve hepsini oku!
Allah kolaylık versin canım.
Esra Hanım demiş
Çok teşekkür ederim. Söylediklerinize uyucam. Sol linkler de beslenme sanatını bulamadım. Nereden okuyabilirim? Size göre bizim günlük almamız gereken calori nedir? Çünkü ben bir keresin de rejim yapmıştım. Sadece sabah yiyiyordum. Tek sebze ve meyveyle besleniyordum. Sonra çok kilo verdim ama başım çok dönüyordu. Başımı yastıktan kaldıramıyordum. Hemen grip oluyorum. Yani kendimi böyle açlığa alıştırdığım ilk zamanlar böyle zorlanıcam. Ama sonra vücut buna alışacak mı? Sonra tekrar sağlıklı halime dönecek miyim? Hangi besinleri aynı anda yememek gerekiyor? Onun içinde bilgi alabilir miyim? Bunları öğrenip hayatıma geçirdikten sonra güzel olumlu şeyleri size anlatmaktan büyük mutluluk duyucam. Allah razı olsun. Hizmetiniz daim olsun.
zeynep yıldızhan demiş
beslenme sanatı yazıp googlede arat canım ordan hemen ulaşabilirsin,ayrıca yediklerinin doğal olmasına dikkat et
hazır gıdadan uzak dur
peynir zeytinde dahil olmak üzere
Esra Hanım demiş
Google dan arama yapıyorum. Ama farklı farklı yazarlar var ve sizin söylediğinizin aksini yazmışlar. Sık sık çeşit çeşit yememizi öneriyorlar. Tavsiye edeceğiniz bir yazar var mı?
zeynep yıldızhan demiş
sağlık bilgileri ,aydın salih diye aratırsan daha çok şey bulursun
birde aydın salih ve aidin salih olarakta ayrıca arama yaptırabilirsin
ali erkan demiş
selamün aleyküm.
Hizmetleriniz konusunda Allah razı olsun, çok faydalı oluyorsunuz.
Ben yine bazı konuları danışmak istiyorum.
Magnezyum sülfat kullanınca, sadece bağırsaklarım hareketleniyor, gurultular oluyor vs. ama bağırsaklarım hiç boşalmıyor. hatta bir keresinde kullandıktan 2 gün sonra ishal oldum. Acaba temebellik mi var bağırsaklarımda diye düşünüyorum.
Kitapta; sinameki kullanımını herkes kendi tepkilerine göre ayarlamalıdır deniliyor ama ben nerdeyse hiç etkilenmiyorum. 2 günde 1 çıkıyorum büyük abdeste. Ne tavsiye edersiniz?
Bir de Ankara’da hacamat konusunda bilgi edinemedim. İstanbul’a gelip yaptırmak istesem bana maliyeti ne kadar olur acaba, en azından bir fikir verebilir misiniz?
selamlar, muhabbetler
mnr demiş
selamün aleyküm siteniz çok güzel ve faydalı bilgiler içeriyor.
Allah razı olsun.
fakat yazıların bazılarını (su orucu, katkısız maya nasıl elde edilir) açamıyorum. ne yapabilirim.
Site - Yönetici demiş
Mnr arkadasim Aleykumselam, yazilarin acilmasinda bir sorun olmamali, ben simdi baktim yazilarda bir problem yok, sen sayfayi yeniden guncelle acilmasi lazim, selam ve dua ile.
mnr demiş
ilginiz için teşekkürler kapattım açtım ama açılmıyor
benim bağlantıdandır belki..
AYŞE HİLAL demiş
bende guatr hastalıgı var acaba hacamat iyi gelirmi bilgilendirirseniz sevinirim ve acaba bu hacamat hastalıklardan kurtarıyormu acaba sizle nasıl iletişime geçebiliriz acaba şimdiden teşekkürler
Ismail Bey demiş
Merhabalar, size ulasabilmek icin telefon numaralarina baktim ama bulamadim sizden ricam bana telefon numaralarinizi ulastirabilirseniz sevinirim.
zeynep yıldızhan demiş
magnezyum sülfat ve sinameki ayarlı kullanılması gereken ilaçlardır fakat bağırsakta yaralar varsa ve ddüzensiz beslenme varsa aktif etkisini gösteremiiyor sanırım.kan grubu a olanlar hergün kullanabilir ama 0 olanlar haftada 1 kullanabiilriler.size tavsiyem mutlaka her sabah yemek öncesi tuvalte gidip 10 dk kadar her olsun olmasın beklemeniz bu bağırsak hareketlerinizi hızlandıracaktır asla ama asla klozet kullanmayın bağırsak çıkışında düzleşme yapar ve dışkı orada birikir yani bağırsak kasları işlevini yitirir her yemek öncesi veya sonra tuvalette 10 dk beklemek çok iyi bir alışkanlıktır bırakın 2 günü bir öğün yemekten sonra tuvalete gitmeden 2.öğün yemek yenmemelidir.
bağırsaklarınız için her sabah akşamdan 2 3 tane siyah kayısı kurusunu 1 bardak suda bırakın sabah aç karnına bu suyu için peşinede kayısıları yiyin 30 dk sonra yemek yiyebilirsiniz ama bu arada evde dolaşın hareket edin ki bağırsaklarınız çalışsın,yemem yediktewn sonra aralarda asla atıştırma vs yemeyin hele çaydan,kahveden uzak durun en azından tedavi sürecinde kahvaltıdan sonra 5 ila 8 saat sonra acıkma hissiyatınız başlar daha erken başlıyorsa sebebi kilolarınız olabilir eğer kiloluysanız,2. öğün yemekten önce yine bir meyve yiyin en güzel olanı bağırsak çalıştıranı posalı olanlardır ama şahsen elma mükemmel bence ,meyveden 1 saat kadar sonra ymek yiyin ama asla et ve patates birlikte yenmemeli unutmayın normaldede bu böyle,her öğünde mutlaka hakki yağ ve limonla karışık mevsim salatası yiyin bağırsak artıklarının sulanmasını ve bağırsakların çalışmasını hızlandıracaktır…
ist daki hacamat içinse mail olarak mesaj atarsannız size hatice hanımın numarasını veririm,kendisiyle konuşabilirsiniz..
zeynepyildizhan@hotmail.com
zahide demiş
iyi günler eşim behçet hastası.çok rahatsız her tarafı şiş ve ağırıyor.ben eşime sülük yapmaktan korkuyorum daha önce hiç yapmadım aslında sülük yapılan bir tıp merkeziniz varmı l
tfen yardımcı olursanız çok sevinirim..şimdiden teşekkürler
zeynep demiş
öncelikle sülüklerden değil içerden hastalığa sebeb olan nedenlerden kurtulmalısınız bunun için beslenme bölümünü okuyun sitenin solundan,ters yemek hele beklemiş yemek çok zararlı eşiniz için…
açlıkları hemen uygulayın mümkünse bir hgünlüğe niyet edip uzatabiliyorsa 3 güne kadar uzatmalı eşiniz zaten içerden hastalık tedavi edilirse olayın yarısı çözülmüş demektirç..
sülükten korkmayın mükemmeller onlar inanın eğer hasta olmaya bir yer varsa ve illa oraya yapışsın istiyorsanız bile yapışmıyor denedim.istanbulda vsya büyük şehirlrerde var bu konuyu hatice kot hanımla görüşmelisiniz aslında en mantıklı olan bu.
ama muhakkak beslenme kaidelerine uymalı hazır gıda tüketmemeli açıkta olsa ekmek,salça zeytin peynir herşeyi,i yapmalısıınız hazır yada köylülerde sofra tuzu kullanılıyor siz siyah kullanmalısınız yada temin etmelisiniz zahireci veya inek bakanlar bilir.,malesef en değerli olanı yani hakiki tuzu ineklere yalatıyor bizim toplumumuz.. allah sabır ve inanç versin size inanın başarırsınız.en kısa zamanda açlıklara başlayın lütfen
yaralar için sıkıntı etmeyin bu yaralar olmasa hastalık eşinizin içinde kalır ve allah muhafaza daha ağır şeyler olabilir yaralardan akıntılardan sivilcelkerden vs korkmamak gerek bunlar vucudun sinyalleri onlar olmasa biz hgastalığı nerden anlarız dışarı atılması en iyisi anlayacağınız.
umarım yardımcı olmuşumdur.
zeynep demiş
ayşe hilal hanım
guatr hastalığı için tuza dikkat edin ve siyah kaya tuzu kullanın asla hazır tuz kullanmayın yapılmış yemekleri davet bile olsa reddedin hazır salça turşu zeytin gibi tuzlu gıdalardan uzak durun
hacamat öncesinde açlıkları tavsiye ederim size guatr ile ilgiili sitede bir yazı olması gerek
int de guatr ve aydın salih yazıp araştırmanızıda öneririm
ayşe hilal demiş
acaba boy uzatmak için bir ürününüz varmı acaba yada sizin önerdiginiz bir şey varmı bilgilendirirseniz sevinirim şimdiden teşekkürler ederim birde size bir şey söylemek istiyorum acaba dr aidin salih hiç giresuna gelecekmi acaba bilgilendirirseniz sevinirim
zeynep demiş
aydın haımın bir karadeniz turu yapacağını duydum,kurbandan sonra ama sanırım şu anda belli değil haberdar olursunuz zaten sadehayat .com dan
boy uzatmak için herhangi bir bilgim yok fakat kemikler için bol yeşillik yanlız limon ve hakkiki yağla yemek kemikleri güçlendirip boy uzamasına yardımcı olabilir.süt kemik için uygun bir besin diye sürekli tüketilmemeli,amerika süt tüketiminde ve kemik kırıklarında birinci yani sütü ayarlı ve ilaç gibi az kullanmak lazım
siitede süt tüketimi solda butonda olacak bi okuyun
elif kayseri demiş
hatice kot hanıma muayene olmuştum.ülseratif kolit hastasıyım 3 günlük açlıklara devam ediyorum biraz aksilik çıkınca 3 günlük açlık bu hafta yapamadım 1,5 günlük yaptım böyle durumlar olunca tedaviyi olumsuz etkiliyormu acaba diye düşünüyorum.bu durumda kaldığım yerden devam ediyorum yani diğer hafta 3 günlüklere kaldığım yerden devam ediyorum.birde daha önceki açlıklarda canım su bile istemezdi şimdi ilk günden yiyecekler geliyor aklıma canım istiyor
bunu nasıl yorumlamalıyım
hoşçakalın
sena demiş
sivilcelerden kurtulamıyorum..yaşım 25… önerilerinizi bekliyorum..
nurten demiş
selem aleykum ben 5 yıllık evliyim evliliğimin 1. yılında bir hamilelik geçirdim ama boş kese gebeliği olduğu için kürtaj oldum.daha sonra bir daha hamile kalamdım bi çok tedavi gördüm ama doktorlar bendede eşimdede herhangi bir problem olmadığını söylüyorlar.bu sırada hem adet bozukluğu oldu hem de kilo aldım ve şu an ikisiylede başım dertte benim için önerebileceğiniz bir tedavi varmı acaba.(4 yıl içinde 60 kilodan 82 kiloya çıktım)
fatma demiş
merhaba aidin salih hanımın kitabı çok önemli bilgiler ihtiva ediyor.çocuklarımın rahatsızlıklarına ordan çözümler buluyorum.oğlumun gözleri çapaklanıyordu.rezene çayıyla sildim fayda gördüm.ben kitapta rastlayamadığım doğum sonrası çatlakların çözümünü soracaktım.allahın dermanı olmayan dert vermediğine inanıyorum bu konuda yardımcı olursanız sevinirim teşekkürler…
hamza yüksel demiş
sayın hocam ben 1975 doğumluyum rahatsızlığım nedeniyle üroloji doktoruna gittim doktor bana bir çok tahlil yaptı.bunlardan birtaneside skrotal renkli doppler usg incelemesinde skrotom duvarı normal kalınlıktadır.her iki testis skrotom içinde olup büyüklükleri doğaldır.internal ekoları homojendir.
her iki epididim tabiidir.
pampiniformis pleksusta valsalvada 2,8 mm , solda 3,4 mm çağta kısa süreli reflü mevcuttur.
İntraskrotal sıvı miktarı normaldir.
radyolojik yorum
bilateral varikosel denilmektedir.
bu rahatsızğımla ilgili ne tavsiye edersiniz.
ece demiş
S.A
Esansiyel tremor rahatsızlığı için ne tavsiye edersiniz.A.E.O
mustafa demiş
ankarada hacamat yapan yerleri söylerseniz dua ederim.
Gülay Koç demiş
OKUMAYA DEĞEER…
Selamün Aleyküm Saygıdeğer Kardeşlerim,
8 ay önce AidinHanımın Kitabıyla tanıştım faydalanıyorum Elhamdülillah
Dün karşılaştığım ve çok faydalandığım bir yazıyı aktarmak istiyorum…
Bireyin Alt Beyinsel Eğitimi
BURADA DOSYANIN ORJİNALİNDE bir cenin ve omurilik BULUNMAKTADIR..
Öncelikle bu iki şekli dikkatle bakın lütfen. Biliyorsunuz son yıllarda bizler okumaktan çok bakmaya,hatta çoğunlukla görmeden bakmaya alıştırıldık çünkü. Oysa geliş(Nüzul) sırasıyla muhteşem kitabımız Kuran’ı okuduğumuzda; İlk surenin Alak olduğu ve bu surenin ilk ayetlerinin okuyup yazın diye başladığı çok önemlidir ve bilimseldir. Beynimizin corteks kısmının(Üst beyin) gelişiminin okuyup yazmakla güçlendiğini son bilimsel araştırmalar kesinlikle ortaya koymuştur. Okuyup yazarak üst beynin kullandığı hücre sayılarını arttıramazsanız da hücreler arası bizim kollateral dediğimiz bağlantıları arttırırsınız.İki hücre arasındaki bağlantı sayısı ikiyken beş, beşken on olur okuyup yazdıkça. Böylece üst beyninizin analitik düşünce yeteneği artar. Bunu televizyonlarla, bilgisayarlarla, cep telefonları ile asla yapamazsınız. Bu tarz teknolojik tuzaklar üst beynimize vurulmuş bir darbedir ve çoğumuz bu yüzden analitik düşünce yeteneğimizi kaybederek sentetik düşünen insanlar haline gelmişizdir. Başka bir deyişle mankafalaşmaya başlamışızdır.Yıllarca önce Elmalılı Hamdi Hoca’nın Nüzul süresine göre yazılmış Kuran mealini İstanbulda bulamayıp, Erzurumdan getirterek okuduğumda, ilk ayetlerin okuma ve yazma ile ilgili olması beni çok heyacanlandırmış ve çok sayıda hocanın hazırlamış oldukları mealleri birkaç defa, büyük dikkatle ve sembol dilinde ne dediğini anlaya çalışarak okumuştum. Halen de okuyor ve anlamaya çalışıyorum. Anlamaya çalıştıklarımdan kapsamlı bir örneği merak ederseniz,Psikoestetik isimli kitabımın son bölümlerinde bulabilirsiniz.
Şimdi şekillere tekrar bakın lütfen. Bu sefer görerek ve inceleyerek bakın. Çünkü şimdi anlatacaklarımla bu şekillerde gördükleriniz direkt ilgili olacak. Birinci şekilde anneciğimizin rahmindeki bir aylık halimizin bir kurbağa larvası gibi olduğunu görecek ve belki de şaşıracaksınız. İşte tüm çağdaş bilim adamlarının kabul ettiği üzere hakiki canlı budur. Cenin geliştikçe,kafa,gövde,bacaklar tamamlanarak bebek bildiğimiz şekilde dünyaya gelir. Hemen tahmin edebileceğiniz gibi annemizin rahminde kayıtlar başlar.Geçenlerde Amerikalı bir psikiyatristin analizinde: Saddamın negatif kayıtlarının annesinin rahminde başladığına dair bir yazı okumuştum Radikal’de. Tabiidir ki halen teksaslı bir kovboy gibi tabanca çekmeye hazır yürüyen Bush’un analizini yapamamıştı. Amerikalılar tarafından ipe çekilmeyi göze alamadığı için.Kanımca Bush’un anneciğinin de ona hamileyken neler yaşadığını araştırmak lazım.
Şimdi de ikinci şekle bakın görerek ve inceleyerek. Bu şekilde kurbağa larvasının gelişmiş halini görüyorsunuz. Biz tıp adamları buna merkezi sinir sistemi deriz. Kurbağa larvasının baş kısmı beynimiz olmuştur, kuyruk kısmı da medulla spinalis yani omurilik. Hala hakiki canlı bu sistemdir. Nerden anlarız hakiki canlı olduğunu? Organizmada en kalın ve sağlam kemiklerle korunmuştur. Kafatası kemikleri ve omurga kemikleriyle.Vaktiyle Beyin Cerrahisinde çalıştığım zamanlarda beyni açabilmek için bildiğiniz çekiç ve testerenin tıplaştırılmış aletlerini kullanırdık. Hatta gecenlerde bir hemşehrimin başına dördüncü kattan balta düşmüş, beynine bir şey olmamış, o zamandan beri de adı taşkafaya çıktı. Başka nerden anlarız? Sistem yara ve kesi kabul etmez. Kafanızı çarptınız bir milyon beyin hücresi çöpe gitti, asla yenileyemez. Allah korusun bir trafik kazası geçirdiniz omuriliğiniz bele yakın bölgeden koptu. Belden aşağınız felçtir. Ne Çinde ne Türkiyede kimse dikemez.Oysa bir gövde yaralanmasında kazaen veya operasyon neticesi olsun. Sistem emir verir yara iyileşir. Sistemin bir bütün olduğunu ve hakiki canlı olduğunu hiç unutmayın lütfen. Bu merkezi sinir sisteminin beyin bölümünün iki yarısını bir mm. Kalınlığında ve kolletarel dediğimiz bağlantılarının çokluğundan dolayı gri renkli olarak gözüken korteks yani üst beyin kaplar.Hayal gücünüzü kullanırsanız hani o taze cevizin acı diye soymaya çalıştığımız kahverengi zarı gibi. İşte insanoğlu bu üst beyinle okuyup yazdığı, konuştuğu şekli ve dünyayı algıladığı, para kazandığı için insana ait bir megalomaniyle tüm beynini üst beyin zannetmeye başlar.
Bu durumda alt beynini yani içteki beni farketmeden yaşadığı için de hüsrana uğrar. Oysa üst beyin tüm sistemin sadece %28′ini kullanabilir o da beynimizde çok fazla girinti çıkıntı olduğu için Geriye kalan %72 hücreyi alt beyin olarak tanımlayabileceğimiz kuyruklu evrensel canlı kullanır. Alt beynimizin omurilik denilen kuyruğunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü toplumumuzda ve kendini ilerlemiş zanneden pek çok başka toplumlarda kuyruğun alt uç bozukluğu çok yaygındır. ALT UÇ BOZUKLUKLARI GENELDE MASUM HATALARDAN KAYNAKLANIP SEKSÜEL YETERSİZLİK VE BOZUKLUKLARA NEDEN OLARAK sistem bir bütün olduğundan üst uç yani zihinsel bozukluklara neden olur. Bu bozukluklardan doktora bile bahsedemediğimiz için de tüm yaşam kalitemiz bozulmaya başlar. Üst beynin kabaca göstergesi I.Q. ile yani zeka katsayısı ile yapılmaktadır. Alt beynin karmaşık işlevlerinin tümüne ruh denildiğinde ruh çağırma seansları yerine ruhu içimizde aramaya başlarız. Bu karmaşık işlevlerin bir bölümüne ingilizce kullanan bir yazar E.Q.demiş. Tam tercümesi duygu katsayısı olması gereken bu kavram, üst beyni sisli birileri tarafından belki de sansasyon amacı ile duygusal zeka olarak tercüme edilmiş. Bilim adamlarının bile ağzında bir duygusal zeka lafı dolaşıp gidiyor. Neden? Analitik düşünce yerine sentetik düşünce, analitik öğrenme yerine sentetik öğrenme geçtiği için. Oysa zeka üst beynin duygu da alt beynin ürünüdür. Duygu ve zekayı ayni kavram içine sıkıştırdığınızda bu işleri bilenler size mankafa gözü ile bakmaya başlarlar. Farkındalığınız artmaya başladığında psikiyatrik bozuklukların da duygusal bozukluklar olarak, alt beyin sisteminin bozuklukları olduğunu anlamaya başlarız..Bir bilgisayar insan üst beynini taklit edebilir, hatta daha fazla bilgi biriktirerek onu yenebilir. Fakat gerek amygdeal nükleusların bir anten gibi çalışarak duygu alıngaçları görevi yapmasıyla gerekse RNA lar kanalı ile atalarımızdan geçmiş bilgi şifreleri ile(İspatlayıcılarına 1989 yılında Nobel kimya ödülü kazandırdı) gerekse Nöro-hormono-transmitter mekanizmalarla refleksif olarak tüm organlarımızı çalıştırma yeteneği ile alt beyin sistemimizi hiçbir zaman hiçbir bilgisayar taklit edemiyecektir. Başka bir deyişle bizi insan yapan üst beynimizden çok daha fazla alt beynimizdeki evrensel kuyruklu canlıdır. Sizleri bu canlıyı, yani içinizdeki sizi tanımaya ve bu konuda farkındalığınızı arttırmaya davet ediyorum.
Bu anlattıklarımdan sonra sizlerle paylaşmak istediğim en önemli bilgi şudur. ÜST BEYNİMİZİN OLUŞMADIĞI,DEVRE DIŞI KALDIĞI VE SİSLENDİĞİ TÜM ZAMANLARDA KORUNMASIZ KALAN ALT BEYNİMİZ ÖNCELİKLE ANNEMİZİN ALT BEYİNSEL VEYA ÜST BEYİNSEL OLUMSUZLUKLARINI, DAHA SONRA DA ÇEVREDEKİ DİĞER DAVRANIŞSAL VE ENERJİSEL OLUMSUZLUKLARI BİR BİLGİSAYAR GİBİ KAYDEDER VE BU SAĞLIKSIZ KAYITLAR ÇÖZÜMLENMEDİĞİ TAKDİRDE TÜM YAŞAM KALİTEMİZİ BOZAR. Hatırlama yeteneğinin üst beynimizde olduğunu düşünecek olursanız, klasik psikiyatrinin niçin hatırlananlan değil, unutulanlar ve hatırlanmayanlar hastalık yapar dediğini daha bir iyi anlarsınız. Bu durumda hatırlanan hayat hikayelerinin anlatılması bir Gönül Abla muhabbetinden ileriye götüremez sizleri. Keşke öyle olsaydı. O zaman biz psikiyatristlerin işi çok kolaylaşırdı. Acemi zamanlarımda sabırla hayat hikayelerini dinlediğim çok sayıda danışanım olmuştu. Hiç birinin tam olarak iyileşebildiğini hatırlamıyorum. Zaten amaç hayat hikayesini anlatıp, deşarj olmaksa dünyanın parasını verip bizlere gelmenize hiç de gerek yoktur. Bulun samimi bir arkadaşınızı sabahlara kadar vıdı vıdı anlatın. Hiçbir şey deyişmez. İşte bu yüzden ben son 20 yıldır, hayat hikayelerini dinlemek yerine rüya analizleri yaparak danışanlarıma yardımcı olmaya çalışıyorum. Çünkü alt beyin sistemi aldığı sağlıksız kayıtları ancak rüya diliyle anlayana anlatır. Beyin biliminde ilerlemiş ülke psikiyatristlerinin sıklıkla uyguladığı rüya analizlerini yorum, tabir ve tefsirle karıştırmamak lazımdır Türkçeye “rüya çözümlenmesi” olarak çevirebileceğimiz bu metodun iyileştirici olabilmesi için emek ve bilgi gerekir. Psikiyatri biliminin babalarından biri kabul edilen Yung: “Eğer bir meslektaşım rüya analizi ile hasta tedavi etmek isterse önce işi gücü bırakıp,eski mitosları,efsaneleri,medeniyetleri,dinleri hatta arkeolojiyi incelemelidir” demiştir. İşte ben bunları yaptım, hatta yeterli vakti bulabilmek için klinik direktörlüğü görevimden istifa ettim ve bu konularda kesin ve değerli bilgilere ulaştım. Şimdi de tek amacım bunları sizlerle paylaşarak, maddi ve manevi nedenlerle bana gelemeyenlerin az da olsa kendilerini daha sağlıklı hissetmelerine yardımcı olmaktır.
Bu anlamda bakıldığında rüyalarımız: Alt beyin sisteminin:” hemşerim bende şu tarz negatif takıntılar ve kayıtlar var” şeklinde sembolik haykırışlarıdır üst beyin sistemine. Eğer sembol dilini, Neml suresinde Kuran’da yazılan Mantıkut-Tayr yani kuş dilini öğrenirseniz bu sembolik haykırışları anlamaya başlar ve tıpkı Yusuf suresinin sonunda olduğu gibi “Allahım bana rüya analizini öğrettin, beni bu mertebelere ulaştırdın” diye dua edersiniz. Yusuf’un Firavunun rüyasındaki yedi cılız,yedi semiz ineği analiz etmesi yorum tabir ve tefsirin ötesinde olup, arkatipsel sembollerin bilinmesini gerektirdiğinden yaptığı bir yorum değil bilimsel bir analizdir. Bu konuda daha ayrıntılı bilgi isteyen okurlarım için “İyileşme Kitabı’nı” tavsiye edeceğim. Orada benim yapmış olduğum 260 adet rüya analizi örneğini bulup inceleyebilirler.
Doçent Doktor Nusret Kaya
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Psikiyatri ihtisası yaparak GATA’da psikiyatrist olarak çalıştı. 1978′de ABD’de uyku bozuklukları ve rüya analizleri üzerine iki yıl master yaptı. Bilimsel teşvik ödülü kazandı.
Doçent Doktor Nusret Kaya, son 27 yıldır, danışanlarına rüya analizi ağırlıklı tedavi uygulamaktadır. her perşembe 15:00 – 17:00 saatleri arasında telefonla sorularınızı yanıtlıyor. 0216-3386589′dan kendisiyle görüşebilirsiniz.
NOT: Dosya Bu konuda yapılan hatalar,tavsiyeler ve önlemlerle devam etmektedir.
http://www.psikoestetik.com/kitap/BireyinAltBeyinselEgitimi.html Adresinden faydalanabilirsiniz..
Gülay Koç demiş
Aidin Salih Hanımın Tedavi ve Yöntemini yadırgayan Arkadaşlara;
Modern tıp, oruçla tedaviyi teşvik ediyor. ABD ve Avrupa’da son yıllarda birçok oruçla tedavi (Fasting Center) merkezinin kurulduğu belirtildi. Oruçla tedavi hakkında birçok makale ve kitabın da yazıldığı batıda, doktorlar hastalarına oruçla tedavi yöntemlerini uyguluyor.
Oruçla tedavi konusunda ilk kitap yazan kişinin, Alman fizyoterapi uzmanı Arnold Ehret olduğu bildiriliyor. Ehret tarafından geliştirilen oruç terapisi, hastalık ve beslenme bağlantısını esas alıyor. Ünlü doktor, çocukluktan itibaren tüketilen çoğu besinin iyi sindirilemeyen ve dışarı atılamayan parçaları nedeniyle bağırsaklar ve damarların zamanla tıkandığını ve bunun sonunda da hastalıkların ortaya çıktığını iddia ediyor. Ehret’in teorisine göre bu tıkanıklıkları açmanın tek yolu ise oruç tutmak! Ehret, Türkçe’ye de çevrilen ‘Şifalı Besinler ve Mukussuz Şifa Diyeti’ adlı kitabında, “Doğa, oruç metoduyla her hastalığı iyileştiriyor. İşte bu, doğanın her vücutta en önemli faktörün; atık, yabancı madde ve mukus (ürik asit, kandaki zehirler ve doku bozulmaları) olduğunu kanıtlıyor.” diyor. Yüzyıldan fazla bir süre önce yazılmış olmasına karşılık, günümüzde de hâlâ hastalıklarından oruç terapisiyle kurtulmak isteyenlerin referansı olan kitabın yazarı Ehret’in Türkçe’ye çevrilen bir diğer kitabı da ‘Oruçla Yeniden Sağlığa Kavuşma ve Gençleşme’…
BEYDEMİR: BİR HURMA YETER
Bu teorinin günümüzdeki savunucularından “Sağlık İçin Oruç, Bıçaksız Ameliyattır” kitabının yazarı Gülhan Beydemir’e göre ise beslenmek için günde bir hurma yeterli… ABD’de öğrendiği oruç terapisi sayesinde hastalığını yendiğini söyleyen Beydemir, yılın altı ayını oruç tutarak geçirdiğini söylüyor.
Alman profesör Cehardet ise, iradenin takviyesi konusunda yazdığı kitapta orucu tavsiye ederek, insanın, maddî meyillerinin esiri olmaması, nefsinin dizginlerine malik bir hayat yaşaması için ruhun cesede hakimiyetini temin edecek en tesirli yolun oruç olduğunu belirtir. Dr. Rowy ise, bu hususta, “Oruç, vücudun hastalıklara karşı mukavemetini artırır. Bu önemli tıbbi hakikati İslam, orucu farz kılarak ortaya koymuş, bugünkü modern tıp ise orucu hastalıklara karşı koruyucu ve ilaç olarak kullanmaktadır.” demektedir. Dr. Rawy’nin sözlerini teyid edercesine Dr. Henri Lahman’ın Saksonya’nın Dresden şehrindeki hastanesinde, ayrıca Dr. Berşerbenr ve Dr. Moliere ait sağlık evlerinde oruçla tedavi yapılmaktadır.
Batılı doktorlar ayrıca, Müslümanların Ramazan ayında tuttukları oruç ile farkında olmadan birçok hastalıktan kurtulduklarını ifade ediyor.
ORUÇ TUTMAK TAHAMMÜLÜ ZOR OLAN BİR İBADET MİDİR?
Vücudu alışmış ise, ortalama 60-70 gün kadar açlığa bir hafta kadar da susuzluğa tahammül edebiliyor. Sair vakitler de bir nev’i gece tutmuş olduğu bu orucu şahıs ramazan ayında gündüze alacak demektir. Tansiyonu ilk günlerde hafifçe düşebilir. Bunlar bünyenin oruca yani kısmı açlığa olan alışma yani adapte olma halleridir. Her yemek vücut için bir yorgunluğun başlangıcıdır. Mideyi âdeta bir asit fabrikası ve bağırsakları da bir rafineri tarzında yaratan Cenâb-ı Hak, 11 ay aralıksız çalışan bu fabrikalara yılın bir ayında, yani Ramazan ayında muvakkat bir istirahat vermiştir. Karaciğer 24 saat çalışmazsa şahıs ölür. Oruç halinde karaciğerin yükü azalacağı vücudu toksit yani zehirli maddelerden temizleme imkanı artmış olmaktadır. Oruç Tutarken, karaciğere, sindirim neticesi düşen iş azalacağından karaciğerde zehirleştirme hadisesine daha fazla imkân hâsıl olmuş olur. Vücut, şahıs oruçlu iken maddi olarak da temizlenmiş olmaktadır. Oruç esnasında karaciğerin yükü azaldığı için ölü ve ölmekte olan hücrelerin tasfiye işi kolaylaşır ve hızlanır. Allah’ın emri olan orucun tutulması ile, insan vücudu, eskiyen hücrelerin temizlenmesi, onların yerine yeni hücrelerin gelmesi ile adeta gençleşmektedir. “Vücudun zekatı da oruçtur.” (İbn-i Mace, Siyam, Hadis no: 1345) hadisini ve zekatın lügat manasının temizlenme olduğunu hatırlayınca hikmet daha iyi anlaşılır.
ORUÇ BIÇAKSIZ AMELİYATTIR
Günümüzde batı memleketlerinde oruç ile tedavi uygulayan klinikler mevcuttur. Bazı hastalıklara karşı oruç tutmayı tedavi edici bir ilaç gibi tatbik eden birçok batılı hekim vardır. Genel anestezi yapılacak olan ameliyatlarda, hasta ameliyattan altı saat önce ve ameliyattan altı saat sonraya kadar aç bırakılmaktadır. Anestezi için verilen zaralı maddeler, bu müddet esnasında vücuttan atılmaktadır. “Oruç bıçaksız ameliyattır.” (Geffory M R : Le Jeune (Tedavi Vasıtası Olarak Oruç -Tercüme eden: İbrahim Canan) basılmamış kitap, Erzurum , 1978 )
ORUÇ VE SİNDİRİM SİSTEMİ
Oruç şüphesiz belli bir yaşa gelmiş ve sıhhatli olan şahıslara farzdır. Hastalık oruca mani ise oruç tutmaz. Ülserli şahıslar oruç tutmalı mıdır? Ülser daha çok midede ve on iki parmak bağırsağında meydana gelen yara olarak bilinir. 1992 yılında Prof. Dr. Said Kapıcıoğlu ve arkadaşları ülser (duodenal ulkus) teşhisi konulmuş 7 erkek gönüllü üzerinde araştırma yaparlar, akşama kadar yani iftar saatine kadar aç kalmağa niyet eden şahısların, ülserli olsa bile öğle saatlerinde rahatladığı görülmüştür. Midedeki asit ifrazatı öğle saatlerinde azalmıştır. Oruç tutmanın mide (peptik) ülserinin ortaya çıkmasında önemli rolü olan midedeki asit ifrazatının artmasına (hiprasidite) yol açacağını söylemek yanlış olur. Tunuslu bir araştırıcı grubunda 57 hastaya her gün 30mgr lansoprazol verildi. 27 si si oruç tutmadı 30 kişilik diğer grupda oruç tuttu. Sonuçta oruç tutan ve tutmayanlar arasında arazlar (semptomlar) bakımından bir fark görülmedi. Oruç tutmayanlarda %88.8 oruç tutanlarda ise daha fazla yani %90 nisbetinde ülser den şifa buldukları görüldü.Bu nedenle ülserli hastalar herhangi bir riske girmeden rahatlıkla oruçlarını tutabilirler. (Mehdi A, Ajmi S, Gastroenterol clin Biol, 21- 11- :820-22, 1997 )
Ramazan öncesi ve Ramazan ayında serum gastrin seviyelerinde önemli bir farkın olmadığı anlaşılmıştır. ( Polat H ve arkadaşları: Oruç tutmanın serum Gastrin seviyesinde tesirleri. “Ramazan ve sağlık” ile alakalı ikinci milletler arası kongre kongre kitabı.)
İç salgın yapan guddelerin salgıları
İslami oruçtaki açlık müddeti salgı ve hormonların kandaki seviyelerinde herhangi bir değişikliğe yol açacak kadar uzun değildir.(Azizi F : “Health and Ramadan”. P.39, İstanbul, 1997.)
Ramazanda kan şekeri seviyelerinde ufak tefek iniş çıkışlar olsa da genellikle kan şekeri normal hudutlarda kalmıştır.(Azizi F: the blood glucose in health and diabets during ramadan. Proceedings of the 2nd ınternatıonal congress on “health and ramadan”. P.40, İstanbul, 1997)
İnsülinin değerlerinde Ramazan ayında normal günlere göre fazla fark olmadığı anlaşılmıştır. (Marniche D, et al : effect of fasting and refeeding during ramadan on glucoregulation. Proceedings of the 2nd ınternatıonal congress on “health and ramadan” .p.125, İstanbul 1997 ) (Timeturk)